Hacettepe'den kritik uyarı: iklim Krizi Ankara'da Karasinek kuşak sayısını artırdı

Yanlış ilaçlama doğayı zehirlerken, tek bir dişi sinek tam 1.500 yumurta bırakıyor! Prof. Dr. Selim Süalp Çağlar, Ankara genelinde acilen bilimsel ve veri tabanlı bir entegre mücadeleye geçilmezse sinek krizinin büyümeye devam edeceğini açıkladı.

Hacettepe'den kritik uyarı: iklim Krizi Ankara'da Karasinek kuşak sayısını artırdı

Küresel iklim krizi ve deprem sonrası artan hijyen baskısının sinekleri artırdığını Yeni Ankara'ya anlatan Prof. Dr. Selim Süalp Çağlar; başkentte eskiden yılda 7 kuşak veren karasineklerin, uzayan mevsimler ve çevre kirliliği nedeniyle artık 9-10 kuşağa ulaştığını açıkladı.

Küresel iklim değişikliği, deprem sonrası artan nüfus ve çevre kirliliği Ankara'da karasinek popülasyonunu hızla artırdı. Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Süalp Çağlar, Yeni Ankara’ya yaptığı açıklamada, başkentte 30 yıl önce yılda 7 kuşak veren karasineklerin artık 9-10 kuşak verdiğini belirterek yanlış ilaçlamanın insan sağlığı ve doğa için ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

Küresel iklim değişikliği yalnızca sıcaklıkları değil, hastalık taşıyan canlıların yaşam döngüsünü de değiştirmeye başladı. Çağlar, Ankara'da karasinek popülasyonunun son yıllarda dikkat çekici bir biçimde arttığını söyledi. İklim krizinin mevsimlerin doğal düzenini bozduğunu belirten Çağlar, uzayan sıcak dönemlerin sineklerin daha uzun süre üremesine olanak sağladığını ifade etti.

KARASİNEKLER ARTIK YILDA 10 KUŞAĞA ULAŞIYOR

Ankara'da geçmişte karasineklerin yılda ortalama 7 kuşak verdiğini belirten Prof. Dr. Çağlar, bugün ise bu sayının 9 ila 10 kuşağa çıktığını söyledi:

“Ankara'da karasinek normal şartlarda bundan 30 yıl önce yılda 7 kuşak verirdi. Ancak iklim değişikliğiyle birlikte bu sayı 9-10 kuşağa ulaştı. Bir dişi karasinek yaşamı boyunca yaklaşık 10 kez yumurta bırakıyor ve toplamda 1.500 civarında yumurta üretiyor. Bu yumurtaların yalnızca yüzde 20'sinin erginleşmesi bile kuşak sayısının artmasıyla birlikte popülasyonun katlanarak büyümesine neden oluyor.”

Çağlar, yaklaşık 20-25 günde bir yeni kuşağın oluşmasının yaz aylarında sinek yoğunluğunu ciddi şekilde artırdığına dikkat çekti.

DEPREM SONRASI NÜFUS ARTIŞI HİJYEN BASKISINI BÜYÜTTÜ

Karasinek ve sivrisineklerin yalnızca iklim değişikliğinden değil, çevresel koşullardan da doğrudan etkilendiğini vurgulayan Prof. Dr. Çağlar, 6 Şubat depremlerinin ardından Ankara'nın önemli ölçüde göç aldığını belirtti.

Kent nüfusunun ve araç sayısının artmasıyla birlikte çöp miktarının yükseldiğini, atık yönetiminin daha zor hâle geldiğini söyleyen Çağlar, çevre kirliliğinin sineklerin üreme alanlarını da genişlettiğini ifade etti.

POLATLI'YA KADAR ULAŞAN SİNEK SORUNU

Ankara'daki besi işletmelerinin de karasinek popülasyonunu artıran önemli etkenlerden biri olduğunu dile getiren Çağlar, özellikle büyükbaş hayvancılık yapılan bölgelerde oluşan atıklerin ciddi risk oluşturduğunu söyledi:

“Besi ahırlarında en az 150 bin baş sığır bulunuyor. Bu hayvanların oluşturduğu dışkılar uygun şekilde yönetilmediğinde sineklerin üremesi için ideal ortam oluşuyor. Rüzgârın etkisiyle bu sinekler Polatlı'ya kadar taşınabiliyor ve vatandaşların yaşamını olumsuz etkiliyor.”

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN MÜCADELESİ

Prof. Dr. Çağlar, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin imkânları ölçüsünde yoğun bir mücadele yürüttüğünü belirterek personel sayısındaki farklılığa dikkat çekti:

“Antalya Büyükşehir Belediyesi bu mücadelede yaklaşık 1.500-1.600 personel çalıştırırken Ankara'da bu sayı 200-250 civarında. Ankara gibi geniş bir coğrafyada mücadele yürütmek hem iş gücü hem de maliyet açısından oldukça zor.”

“KİMYASAL İLAÇLAMA SON ÇARE OLMALI”

Toplumda en büyük yanlışın her sorunun çözümünü ilaçlamada aramak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çağlar, bilinçsiz kimyasal kullanımının insan sağlığı kadar ekosistemi de tehdit ettiğini belirtti:

“Sinekleri öldürmek için kullandığımız kimyasallar doğaya karışıyor, yer altı sularına ulaşıyor ve sonunda yine insanı etkiliyor. Ayrıca yoğun ilaçlama yapılan bölgelerde kuş popülasyonlarının azaldığını da gözlemliyoruz.”

ÇÖZÜM ENTEGRE MÜCADELEDE

Prof. Dr. Selim Süalp Çağlar'a göre sineklerle mücadelede başarı, yalnızca ilaçlama yapmakla değil, bilimsel yöntemlerin birlikte uygulanmasıyla mümkün.

Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı'nın da önerdiği entegre mücadele sisteminin; halkın bilinçlendirilmesi, çevre düzenlemesi, biyolojik yöntemlerin kullanılması ve kimyasal ilaçlamanın yalnızca zorunlu durumlarda uygulanması olmak üzere dört temel ayağa dayandığını belirten Çağlar, sürdürülebilir başarının ancak bu yöntemle sağlanabileceğini ifade etti.

BİLİMSEL VERİYLE MÜCADELE ŞART

Yaklaşık 32 yıldır Antalya Belek Turizm Bölgesi'nde çevre danışmanlığı yaptığını söyleyen Prof. Dr. Çağlar, oluşturdukları dijital veri sistemi sayesinde 95 binden fazla kayıtla tüm mücadele çalışmalarını anlık takip ettiklerini anlattı. Ankara'da da benzer bilimsel altyapının yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Çağlar, sineklerle mücadelede doğru planlamanın ancak veri temelli çalışmalarla mümkün olacağını söyledi.

PROF. DR. SELİM SÜALP ÇAĞLAR KİMDİR?

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi olan Prof. Dr. Selim Süalp Çağlar; vektör organizmaların biyolojisi, ekolojisi ve mücadele yöntemleri, evrimsel ekoloji ile biyolojik çeşitlilik alanlarında çalışmalar yürütüyor. Ulusal ve uluslararası düzeyde 200'ün üzerinde bilimsel yayını bulunan Çağlar, Tarımsal Biyoçeşitlilik Enstitüsü'nün kuruluş çalışmalarında da aktif görev aldı.