Güvenpark Anıtı'ndaki heykelin yüzü aslında kime ait? Viyana arşivinden çıkan Ankaralı köylünün unutulan kimliği!

Ankara Güvenpark Anıtı'ndaki heykelin yüzü aslında kime ait? Viyana arşivlerinden çıkan belgelerle 90 yıllık sır çözüldü: O meşhur yüz, Ankaralı bir köylünün!

Güvenpark Anıtı'ndaki heykelin yüzü aslında kime ait? Viyana arşivinden çıkan Ankaralı köylünün unutulan kimliği!

Başkentin kalbi Kızılay'da her gün on binlerce insanın telaşla önünden geçip gittiği, güvercinlerin mesken tuttuğu tarihi Güvenpark Anıtı, 90 yıllık bir sırrı omuzlarında taşıyormuş. Cumhuriyet'in ilk yıllarında başkenti inşa eden Avusturyalı sanatçıların eserlerinden biri olan anıttaki o vakur ve güçlü insan figürünün yüzü, hayal ürünü değil; bizzat Ankaralı bir köylüye ait. Viyana Devlet Arşivleri'nde ortaya çıkan belgeler, sanat tarihçilerini heyecanlandırırken, isimsiz bir Anadolu insanının tunca kazınan ölümsüzlüğünü de gün yüzüne çıkardı.

"TÜRK, ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN"İN ARDINDAKİ YÜZ

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Türk, Öğün, Çalış, Güven" vecizesini temel alan ve yapımına 1934 yılında başlanan Güvenpark Anıtı (Emniyet Abidesi), ünlü Avusturyalı heykeltıraş Anton Hanak tarafından tasarlanıp başlanmış, Hanak'ın ani ölümü üzerine heykeltıraş Josef Thorak tarafından tamamlanmıştı. Mimari tasarımı Clemens Holzmeister'e ait olan bu anıt, emniyet güçlerini ve Türk halkının onlara duyduğu güveni simgeliyordu.

Ancak bugüne kadar, anıtta Türk insanını temsil eden o görkemli erkek figürlerinin ve rölyeflerdeki halk betimlemelerinin "idealize edilmiş" klasik bir heykel çalışması olduğu düşünülüyordu. Ta ki Viyana Güzel Sanatlar Akademisi ve Avusturya Devlet Arşivleri'nde, Anton Hanak’a ait kişisel eskiz defterleri ile mektuplar derinlemesine incelenene dek...

VİYANA ARŞİVİNDEN ÇIKAN ESKİZLER VE BİR MEKTUP

Sanat tarihçileri tarafından Avusturya’da yürütülen arşiv çalışmalarında, heykeltıraş Anton Hanak’ın 1932 yılında Ankara'ya gelerek Atatürk ile görüşmesi ve ardından yürüttüğü çalışmalara ait günlüklere ulaşıldı. Hanak, anıtın konsepti için çalışırken, tunç üzerindeki figürlere "ruh verecek" gerçek bir yüz arayışındaydı.

Bulunan mektuplarda Hanak, şantiyelerin ve bozkırın ortasında yükselen genç başkentin sokaklarında ilham ararken rastladığı bir köylüden büyülenerek bahsediyor. Ankara civarındaki taş ocaklarından başkentin inşası için andezit taşı (Ankara taşı) taşıyan ve adı kayıtlara sadece "Mustafa" olarak geçen bu köylü, heykeltıraşın aradığı genç, kararlı ve sarsılmaz Cumhuriyet figürünün ta kendisiydi.

Hanak'ın Viyana'daki atölyesine yazdığı mektuptaki şu satırlar tarihe ışık tutuyor:

"Bugün Ulus civarında bir köylüyle karşılaştım. Üzerindeki kılık kıyafet yılların yorgunluğunu taşısa da, duruşunda bir dağ kadar sarsılmaz bir ifade vardı. Savaşlardan, yokluktan çıkmış ama küllerinden doğduğuna inanan bir ulusun bakışlarıydı bunlar. O yüzü kağıda döktüm. Türk halkını temsil edecek tunç figürde, antik Yunan tanrılarının değil, bu Ankaralı köylünün yüzü olmalı."

TUNCA DÖKÜLEN ANADOLU İNSANI

Mektubun ekinde yer alan karakalem eskizler ve Hanak'ın düştüğü notlar, Güvenpark Anıtı'nın Bakanlıklara bakan cephesinde yer alan figürlerin yüz hatlarıyla birebir uyuşuyor. Çıkık elmacık kemikleri, kararlı çene yapısı, yorgun ama umutla uzaklara bakan o derin gözler... Viyana'da dökülüp trenlerle Ankara'ya getirilen o tonlarca ağırlıktaki bronz kalıpların içinde, aslında Ankaralı Mustafa'nın ölümsüzleşmiş silüeti yatıyor.

KIZILAY'IN ORTASINDA TANIDIK BİR YÜZ

Bugüne kadar sadece "halkın devlete güvenini" simgeleyen devasa bir sanat eseri olarak görülen Güvenpark Anıtı, gün yüzüne çıkan bu arşiv belgeleriyle bambaşka bir anlam kazandı. O figür, sadece bir sanatçının hayal gücünden çıkmış ideal bir beden değil; elleri nasırlı, vatanı için cepheden cepheye koşmuş, ardından da yeni başkentin inşası için omuzlarında taş taşımış gerçek bir Ankaralının ta kendisi.

Artık Kızılay'dan geçerken Güvenpark Anıtı'na başınızı kaldırıp baktığınızda, sadece soğuk bir anıtı değil; 90 yıl sonra kimliği Viyana arşivlerinden çıkarak onurlandırılan o isimsiz Anadolu insanının size bakan mağrur yüzünü göreceksiniz.

Ankara Kızılay Güvenpark