Gençlerbirliği’nin 2000’li yıllardaki unutulmaz kadrosunda kimler vardı?
Gençlerbirliği’nin 2000’li yıllara damga vuran kadrosunda kimler vardı? Skoko’dan Youla’ya, Ali Tandoğan’dan El Saka’ya unutulmaz isimler ve Avrupa macerası...
Bugün Gençlerbirliği denildiğinde birçok futbolseverin hafızası ister istemez 2000’li yılların başına gidiyor. Ankara 19 Mayıs Stadı’nın kendine özgü atmosferi, kırmızı-siyahlı tribünler ve karşısındaki takım kim olursa olsun oyundan vazgeçmeyen bir Gençlerbirliği...
Özellikle 2002-2004 arasındaki dönem, kulüp tarihinin yakın dönemdeki en özel sayfalarından biri olarak hatırlanıyor. Ersun Yanal yönetimindeki takım yalnızca aldığı sonuçlarla değil, oynadığı cesur ve tempolu futbolla da Türkiye’nin dikkatini çekmişti.
O KADRONUN İSİMLERİ BUGÜN BİLE HATIRLANIYOR
2003-2004 sezonundaki Gençlerbirliği kadrosuna bakıldığında bugün hâlâ futbolseverlerin kolayca hatırlayabileceği birçok isim görülüyor.
Kalede Gökhan Tokgöz ve Damir Botonjiç görev yaparken savunmanın önemli parçaları arasında Ümit Bozkurt, Erkan Özbey, Abdel Zaher El Saka ve Filip Daems bulunuyordu. Orta saha ve kanatlarda ise Gençlerbirliği’nin o dönemki hareketli futbolunun temelini oluşturan önemli isimler vardı.
Ali Tandoğan, Serkan Balcı, Deniz Barış ve Josip Skoko, takımın en fazla öne çıkan oyuncuları arasındaydı. Özellikle Skoko’nun oyun görüşü, Ali Tandoğan’ın enerjisi ve Serkan Balcı’nın bitmek bilmeyen koşuları, dönemin Gençlerbirliği futbolunun karakteristik parçalarıydı.
Hücum hattında ise taraftarların en fazla hatırladığı isimlerden biri hiç kuşkusuz Souleymane Youla oldu. Gine Milli Takımı forması da giyen hızlı forvet, savunmaların arkasına yaptığı koşular ve patlayıcı süratiyle özellikle Avrupa maçlarında dikkat çekti.
Mustafa Özkan ve Veysel Cihan da dönemin hücum seçenekleri arasında yer alıyordu. Marcel M'Bayo, Bülent Akın, Nihat Baştürk ve Baki Mercimek gibi isimler de geniş kadronun parçalarıydı.
AVRUPA’DA ANKARA’NIN ADINI DUYURDULAR
Bu kadroyu unutulmaz yapan asıl hikâyelerden biri 2003-2004 UEFA Kupası’nda yaşandı.
Gençlerbirliği önce Blackburn Rovers’ı, ardından Sporting Lizbon’u saf dışı bıraktı. Sonrasında karşısına İtalya’nın önemli kulüplerinden Parma çıktı.
Kırmızı-siyahlılar Parma’yı deplasmanda 1-0 mağlup ettikten sonra Ankara’daki rövanşı 3-0 kazanarak toplamda 4-0 gibi oldukça çarpıcı bir skorla tur atladı. UEFA da karşılaşmanın ardından özellikle Souleymane Youla’nın Parma savunmasına yaşattığı zorluklara dikkat çekmişti.
Sonraki rakip ise dönemin Avrupa futbolunun en güçlü ekiplerinden Valencia oldu.
Ankara’da oynanan ilk karşılaşmada Filip Daems’in penaltı golüyle Gençlerbirliği sahadan 1-0 galip ayrıldı. O sezon Blackburn, Sporting Lizbon ve Parma’nın ardından Valencia da Ankara’da kaybetmişti.
Gençlerbirliği rövanşta turnuvaya veda etti. Valencia ise yoluna devam ederek sezon sonunda UEFA Kupası’nı kazandı. Bu ayrıntı bile kırmızı-siyahlıların o dönem Avrupa’da nasıl bir seviyeye ulaştığını anlatmaya yetiyor.
ERSUN YANAL’IN GENÇLERBİRLİĞİ FARKLI FUTBOL OYNUYORDU
O yıllardaki Gençlerbirliği’ni yalnızca futbolcu isimleri üzerinden anlatmak eksik kalır. Takımın en önemli özelliği oyun anlayışıydı.
Ersun Yanal’ın Gençlerbirliği, rakibini kendi sahasında bekleyen klasik bir Anadolu takımı görüntüsünden oldukça uzaktı. Önde baskı yapan, hızlı hücuma çıkan, kanatları kullanan ve topu kazandığında mümkün olduğunca çabuk rakip kaleye gitmeye çalışan bir ekip vardı.
Ali Tandoğan ile Serkan Balcı’nın dinamizmi, Skoko’nun orta sahadaki tekniği, Deniz Barış’ın mücadele gücü ve Youla’nın sürati bir araya geldiğinde ortaya dönemin şartlarına göre oldukça cesur bir takım çıkmıştı.
Bu nedenle Gençlerbirliği’nin Avrupa’daki başarısı yalnızca birkaç sürpriz galibiyet olarak görülmedi. Ankara ekibi, güçlü rakiplerine karşı kendi oyununu oynamaya çalışan bir takım olarak hafızalarda kaldı.
2001 TÜRKİYE KUPASI DA UNUTULMAZLAR ARASINDA
Gençlerbirliği’nin 2000’li yılların başındaki hikâyesi yalnızca UEFA Kupası macerasından ibaret değildi.
Kırmızı-siyahlılar 2000-2001 sezonunda Türkiye Kupası’nı kazanmıştı. Finalde Fenerbahçe ile karşılaşan Gençlerbirliği, normal süresi ve uzatmaları beraberlikle tamamlanan mücadelede penaltı atışları sonucunda kupaya uzandı.
O sezon Ümit Karan, Türkiye Kupası’nda attığı 7 golle Gençlerbirliği adına turnuvanın en dikkat çeken isimlerinden biri olmuş, Andre Kona ise 5 gole ulaşmıştı. Thomas Zdebel, Alfred Phiri, İsmail Güldüren ve genç Gökhan Ünal gibi isimler de 2000’li yılların başındaki Gençlerbirliği kadrolarında yer aldı.
Bu nedenle “2000’lerin Gençlerbirliği” denildiğinde aslında tek bir kadrodan değil, birkaç sezon boyunca birbirini tamamlayan güçlü bir oyuncu grubundan söz etmek gerekiyor.
ALİ TANDOĞAN’DAN SKOKO’YA, YOULA’DAN EL SAKA’YA...
Dönemin unutulmaz Gençlerbirliği kadrosu denildiğinde öne çıkan isimleri kabaca şöyle sıralamak mümkün:
Kaleciler: Gökhan Tokgöz, Damir Botonjiç
Savunma: Ümit Bozkurt, Erkan Özbey, Abdel Zaher El Saka, Filip Daems, Baki Mercimek, İsmail Güldüren
Orta saha ve kanatlar: Ali Tandoğan, Serkan Balcı, Deniz Barış, Josip Skoko, Bülent Akın, Nihat Baştürk, Marcel M'Bayo, Thomas Zdebel, Alfred Phiri
Forvet: Souleymane Youla, Mustafa Özkan, Veysel Cihan, Ümit Karan, Andre Kona, Gökhan Ünal
Futbolcular farklı sezonlarda kadroya girip çıktı ancak bu isimlerin önemli bölümü Gençlerbirliği’nin 2000’li yılların başında oluşturduğu güçlü futbol hafızasının parçaları oldu.
ANKARA FUTBOLUNUN EN ÖZEL DÖNEMLERİNDEN BİRİYDİ
Aradan yıllar geçmesine rağmen o Gençlerbirliği kadrosunun hâlâ konuşulmasının nedeni yalnızca kazanılan maçlar değil.
Bir Anadolu kulübünün doğru oyuncu seçimi, güçlü bir teknik adam ve cesur bir oyun anlayışıyla Avrupa’nın önemli takımlarına kafa tutabileceğini göstermişti.
Blackburn, Sporting Lizbon, Parma ve Valencia gibi kulüplerin Ankara 19 Mayıs Stadı’na geldiği günleri yaşayan taraftarlar için bu nedenle 2000’lerin başındaki Gençlerbirliği sıradan bir futbol takımı değil, Ankara futbolunun en güzel hatıralarından biri olarak kalmaya devam ediyor.
Ankara 19 Mayıs Stadı neden başkent futbolu için bu kadar önemliydi?Ankara Haberleri
Ankaragücü ve Gençlerbirliği taraftarları neden bu kadar farklı?Ankara Haberleri
Gençlerbirliği'nin ikonik pankartının hikayesi! Hamdi Nerkiz'in mirası onlara emanetAnkara Haberleri
Gençlerbirliği-Ankaragücü arasındaki ilk ücretli maçın hikayesi! 1925 Cebeci Çayırı'na zaman yolculuğuAnkara Haberleri
Gençlerbirliği taraftarı ünlüler: Beşikçioğlu, Ezhel, Doğançay...Spor
Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş dışında ilk üçe giren ilk takım nasıl Gençlerbirliği oldu?Ankara Haberleri