Denklik labirentinde bir hukuk savaşı: Erdoğan Kılınç ve binlerce mezunun hak arayışı
Yurt dışı diploma denklik süreçleri binlerce mezun için hukuk savaşına dönüştü. YÖK’ün geriye dönük yönetmelikleri ve uygulanmayan yargı kararlarıyla diplomaları geçersiz sayılan mezunlar adına seslenen Erdoğan Kılınç, tüm hukuk dünyasını bu haksızlığa karşı durmaya çağırdı.
Yurt dışı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) üniversitelerinden mezun olan binlerce gencin diploması, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından uygulanan denklik kriterleri nedeniyle mesleki birer kağıt parçasına dönüşme tehlikesi yaşıyor. Özellikle hukuk mezunlarının başı çektiği süreçte; değişen yönetmelikler ve mahkeme kararlarının uygulanmaması, eğitim sisteminde güven bunalımına yol açıyor.
DENKLİK SİSTEMİNDE "GERİYE YÜRÜME" ÇIKMAZI

Yurt dışındaki tanınmış üniversitelerden mezun olarak Türkiye’ye dönen öğrenciler, diplomalarının geçerliliği için YÖK’ten "Denklik Belgesi" almak zorunda kalıyor. Ancak son yıllarda bu süreç, mezunlar için aşılması güç bir bürokratik engele dönüştü. Öğrencilerin en büyük şikayet noktası; eğitim aldıkları dönemde geçerli olmayan kuralların, mezuniyet sonrası geriye dönük olarak işletilmesi. Hukuki güvenlik ilkesini zedeleyen bu uygulama, binlerce mezunun mesleki haklarını kullanmasına engel teşkil ediyor.
YARGIDAN EMSAL KARAR: KAZANILMIŞ HAKLAR GASP EDİLEMEZ
Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen emsal niteliğindeki karar, denklik bekleyen binlerce öğrenci için umut ışığı oldu. Mahkeme, "Oyun devam ederken kural değiştirilemez" ilkesine vurgu yaparak, öğrencinin okula kayıt olduğu dönemdeki mevzuatın esas alınması gerektiğine hükmetti. Kararda, YÖK’ün mezuniyet sonrası getirdiği "kalış süresi" gibi ek şartların geriye dönük uygulanamayacağı ve öğrencilerin derslerine girerek, sınavlarını başarıyla vererek elde ettikleri "kazanılmış hakların" korunması gerektiği net bir dille ifade edildi.
AKADEMİK YETERSİZLİK İDDİASI VE TRAJİKOMİK ÇELİŞKİLER
YÖK bünyesindeki komisyonların "alınan eğitim yetersiz" yönündeki raporları, tartışmanın bir diğer boyutunu oluşturuyor. Yurtdışı Mezunları Diploma Denklik Platformu Başkanı Erdoğan Kılınç; Anayasa Hukuku’ndan Ceza Hukuku’na kadar tüm derslerini, Türkiye’deki en seçkin devlet üniversitelerinde hocalık yapan ve hatta YÖK üyeliği görevinde bulunan profesörlerden aldığını vurguluyor. Kılınç, "Aynı profesörün Türkiye’de verdiği eğitim kabul görürken, Kıbrıs’ta verdiği eğitimin geçersiz sayılması sadece bizlerin değil, o hocaların da emeğine hakarettir." diyerek sistemdeki çelişkiyi gözler önüne seriyor.
EŞİTLİK İLKESİ VE "KALIŞ SÜRESİ" TARTIŞMASI

Denklik süreçlerinde uygulanan "ülkede kalış süresi" kriteri, mezunlar arasında ciddi bir eşitsizlik iddiasına yol açıyor. Paylaşılan verilere göre, ÖSYM kanalıyla yerleşen bir öğrenci yurt dışında çok kısa süre kalsa dahi diploması doğrudan denk sayılırken; yatay geçişle gelen ve bizzat derslere katılarak daha uzun süre ikamet eden öğrencilere "süre yetersizliği" gerekçesiyle ret cevabı veriliyor. Bu durum, aynı üniversiteden aynı diplomayı alan öğrenciler arasında ayrımcılık yapıldığı iddialarını güçlendiriyor.
MESLEK ÖRGÜTLERİNE VE AKADEMİSYENLERE VİCDAN ÇAĞRISI
Mağduriyetini Türkiye Barolar Birliği ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde dile getirmeye hazırlanan Kılınç, yayınladığı açık mektup ile kendisine ders veren profesörleri sessiz kalmamaya davet ediyor. Akademisyenlerden, verdikleri eğitimin arkasında durmalarını isteyen Kılınç; baroların da stajyer avukatların bu haklı davasına sahip çıkması gerektiğini savunuyor. "Bizler devletin tanınırlık verdiği okullara güvenerek bu yola çıktık" diyen Kılınç, adaletin tüm denklik mağdurları için tesis edilmesini bekliyor.