DEM Parti’den Barış Süreci mesajı! "Bu sürece zeval getirmeyecek bir dil kullanıyoruz”

DEM Parti’nin Ankara’daki “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” toplantısında, Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ve Ankara İl Başkanı Fatin Kanat, barış sürecinin önemine dair açıklamalarda bulundu.

DEM Parti’den Barış Süreci mesajı! "Bu sürece zeval getirmeyecek bir dil kullanıyoruz”

DEM Parti, “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında bugün saat 14’te Ankara’da düzenlediği toplantıda, Türkiye’nin barış ve demokratikleşme sürecine dair önemli mesajlar verdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Ankara İl Başkanı Fatin Kanat’ın konuşmacı olduğu toplantıya, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Konuşmalarda, Devlet Bahçeli’nin 7 Ekim 2024’teki çağrısıyla başlayan ve terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ya yönelik silah bırakma çağrısı ve silah bırakma törenine uzanan sürecin, toplumsal katılım ve barış diliyle güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

"SÜREÇ KAYGI VE SANCI BARINDIRIYOR"

DEM Parti Ankara İl Başkanı Fatin Kanat, sürecin başlangıcını ve önemini anlatarak şu ifadelere yer verdi:

"Devlet Bahçeli’nin 7 Ekim’de yaptığı çağrının ardından 10 ay geçti. Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyla da karşılık bulan bir süreç söz konusu. Bilindiği, tahmin edildiği gibi önemli adımlar atılıyor ve süreç yavaş ilerliyor. Sancılar ve kaygılar barındırıyor. Meclis’te kurulan komisyon, PKK’nin kendini feshi ve silahların yakılmasının ardından atılan önemli bir adım oldu. DEM Partimiz ve aynı duruşun temsilcisi olan öncül partilerimiz, barış, özgürlük ve demokrasi isteminde her zaman ısrarcı oldular. Kürt sorununun 100 yıllık geçmişi bir yana, son 41 yıllık savaş halinin, bilindiği gibi, çok ağır sonuçları oldu. Bu yüzden bu coğrafyadaki herkesin alması gereken bir sorumluluk var."

TOPLUMUN GENİŞ KATILIMI VURGUSU

Tuncer Bakırhan, konuşmasında, DEM Parti’nin ülke genelinde yaklaşık 2 bin toplantı hedeflediğini ve bu hedefe yaklaştıklarını belirtti. Bakırhan konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Şu ana kadarki en renkli ve kapsamlı toplantıyı Ankara’da yapıyoruz. Biz 2 bin toplantı hedeflemiştik, bu toplantıyla da sonlara yaklaşıyoruz. Bu toplantılarda ortaya çıkan sonuçlar gösteriyor ki bu süreç, sadece siyasi parti temsilcilerinin bir araya gelmesiyle veya Meclis’te büyüyecek bir komisyonla ilerleyecek bir süreç değil. Bununla birlikte, sivil toplumun, Meclis dışında örgütlü zeminlerinde aktif olarak katılacağı bir süreçtir. Bu süreç, sadece Kürtlerin katılacağı ve yürüteceği bir süreç değil. Dışarıda farklı bir algı var; medyanın bir kısmı ‘Ülke bölünüyor’ diye başlık atıyor, deyim yerindeyse öküz altında buzağı arıyorlar. Muhalif medya bizi şaşırttı. İktidar medyasını anlatmaya gerek yok; onlar, sanki yeni bir şey icat edilmiş, dünyada ilk defa böyle bir süreç konuşuluyormuş gibi savaş seviciliği yapıyorlar. Henüz dilleri değişmedi. Dünya siyaseti yeni bir eşiğe geldi ve tüm cephelerde bu yeni eşiği tanımlıyorlar; yeni ve ciddi bir düzen tartışması var." dedi

MEDYAYA ELEŞTİRİ: BARIŞ DİLİ EKSİK

Medyanın sürece yaklaşımını eleştiren Bakırhan, bazı medya organlarının “Ülke bölünüyor” başlıklarıyla süreci çarpıttığını ifade etti. Bakırhan, “Muhalif medya bizi şaşırttı. İktidar medyası ise savaş seviciliği yapıyor. Henüz barış diline uygun bir yaklaşım göremiyoruz” diyerek, medyanın dilinin değişmesi gerektiğini vurguladı. Dünya siyasetinde yeni bir düzen tartışması olduğunu belirten Bakırhan, “Barış, kurucu bir unsurdur. Ancak savaş sesiyle mutlu olanlar, barışın mutsuz ettiği bir zemin var. Barış insanları neden mutsuz eder, bunu anlamıyoruz” şeklinde konuştu.

CEZAEVİNDEKİ TAHLİYELERE TEPKİ ELEŞTİRİSİ

Bakırhan, cezaevinde uzun yıllar hapis yatanların tahliyesine karşı çıkan yaklaşımları da sert bir şekilde eleştirerek şunları kaydetti:

“33 yıl hapis yatan bir insan neden dışarı çıktı, diyorlar. 33 yıl dile kolay! 3 gün içeride kalsa itirafçı olacak, ağlayacak insanlar, ‘Niye bırakılıyor?’ diye sızlanıyor. Barışa karşı çıkmaktan daha utanç verici bir şey olabilir mi?"

KOMİSYONUN TARİHİ FIRSATI

Bakırhan, "Barış mücadelesi vermek için çok hassas bir dile ihtiyaç duyuyoruz. Biz ‘barış’ diyoruz, onlar ‘terörsüz Türkiye’ diyor. Bu konuda 2 bine yakın toplantıda bu çok iyi işlendi. Vatandaş, ikisinin çok farklı olduğunu görüyor. Biz, barış içinde bir Türkiye’nin sözünü kuralım diyoruz. Terör yaklaşımını artık bir kenara bırakalım diyoruz. Demokratik bir zeminde eşit yurttaş olmayı talep etmek, terörle ya da teröristle bir alakası yoktur. Kurulan komisyon da çok önemli bir konudur. Bu komisyon, tarihi bir fırsatla karşı karşıyadır. Komisyon, geçmişin yaralarını sarmalı, bugünün güvenini inşa etmelidir. Komisyon başarırsa, 86 milyon kazanır." dedi.