Çivi kullanılmadan yapılan sanat: Ayaş Ulu Camii nerede?

Ankara'nın Ayaş ilçesindeki 15. yüzyıl eseri cami, ahşap işçiliği ve tarihiyle dikkat çekiyor. Peki nasıl gidilir?

Çivi kullanılmadan yapılan sanat: Ayaş Ulu Camii nerede?

Ankara'nın tarihi ilçesi Ayaş'a gelen ziyaretçilerin en çok araştırdığı yapılardan biri olan Ayaş Ulu Camii, yalnızca ibadet mekânı değil, aynı zamanda Osmanlı ahşap mimarisinin günümüze ulaşan önemli örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yüzyıllardır ayakta kalan yapı, çivi kullanılmadan oluşturulan ahşap işçiliği, kalem işi süslemeleri ve tarihi atmosferiyle inanç turizminin önemli durakları arasında yer alıyor.

AYAŞ ULU CAMİİ NEREDE VE NASIL GİDİLİR?

Ayaş Ulu Camii, Ankara'nın Ayaş ilçe merkezindeki Belediye Meydanı'nda bulunuyor. İlçe merkezinin simge yapılarından biri olan camiye Ankara şehir merkezinden yaklaşık 60 kilometrelik karayolu yolculuğuyla ulaşılabiliyor.

Ankara-İstanbul D-140 kara yolunu takip ederek Ayaş ilçe merkezine ulaşıldığında cami, yürüyüş mesafesinde kolayca görülebiliyor. İlçe merkezine düzenli toplu taşıma seferleri de bulunuyor.

AYAŞ ULU CAMİİ NE ZAMAN YAPILDI?

Ayaş Ulu Camii'nin kesin inşa tarihini gösteren bir kitabe günümüze ulaşmadı. Ancak mimari özellikleri, kullanılan malzeme ve ahşap işçiliği dikkate alınarak yapının 15. yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edildiği kabul ediliyor.

Yapının tarihini belgeleyen en önemli bilgiler ise restorasyon kitabelerinden geliyor. Caminin minaresindeki şerefe taşında 1739-1740 (H.1150) tarihli onarım kaydı bulunurken, iç mekândaki kitabe 1840 (H.1256) yılında kapsamlı bir yenileme yapıldığını gösteriyor.

AYAŞ ULU CAMİİ'NİN MİMARİSİNİ ÖZEL KILAN NEDİR?

Ayaş Ulu Camii, Ankara çevresindeki ahşap direkli camiler arasında özgün mimarisiyle öne çıkıyor.

İç mekânda mihraba doğru uzanan iki sıra halinde yerleştirilen altı orijinal ahşap sütun, yapının taşıyıcı sistemini oluşturuyor. Çam ağacından yapılan bu direkler, Anadolu'da Selçuklu döneminden Osmanlı'ya taşınan ahşap cami geleneğinin önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Caminin en dikkat çekici bölümü ise tavan süslemeleri. Ahşap kirişler üzerine uygulanan kırmızı ve yeşil toprak boyalı kalem işleri ile geometrik tavan göbeği, geleneksel Türk süsleme sanatının seçkin örnekleri arasında gösteriliyor.

AYAŞ ULU CAMİİ NEDEN SANAT TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMLİ?

Ayaş Ulu Camii'nin alçıdan yapılan mukarnaslı mihrabı ve taklit kündekâri tekniğiyle hazırlanan ahşap minberi, Türk ahşap işçiliğinin ustalık eserleri arasında kabul ediliyor. Taklit kündekâri, ahşap parçaların birbirine geçirilmiş izlenimi veren geleneksel bir süsleme tekniği olarak biliniyor.

Yapının dış duvarlarında moloz taş ile ahşap hatılların birlikte kullanılması da erken Osmanlı mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtıyor. İlk inşa edildiğinde toprak damlı olduğu değerlendirilen cami, sonraki dönemlerde koruma amacıyla kırma çatı ve alaturka kiremitle kaplandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı envanteri ile sanat tarihi araştırmalarında Ayaş Ulu Camii, Anadolu'da ahşap direkli cami geleneğini yaşatan önemli eserler arasında gösteriliyor.

AYAŞ'TA BİR BAŞKA TARİHİ ESER: SİNANLI ULU CAMİİ

Ayaş'ta "Ulu Cami" adıyla bilinen ikinci önemli eser ise Sinanlı Mahallesi'ndeki Sinanlı Ulu Camii. Tarihi kaynaklara göre 1547 yılında El Hac Sinan tarafından yaptırılan yapı; kerpiç ve moloz taş duvarları, 18 ahşap sütunu ve özgün alçı mihrabıyla dikkat çekiyor.

Her iki cami de Anadolu'nun ahşap direkli cami geleneğini günümüze taşıyan önemli kültür mirasları arasında yer alıyor.

Ankara Ayaş