Bir şehrin kayıp hafızası: Eski Kızılay binasından mimari bir labirente dönüşün öyküsü!

Ankara’nın hafızasından silinen Havuzbaşı ve Kızılay Parkı üzerinde bugün bir mimari bilmece yükseliyor. Eski Kızılay binasının yıkımıyla başlayan ve yıllarca 'beton yığını' olarak bekleyen yapının, neden bir AVM olarak tasarlanmadığını ve başkentin en tuhaf durağına dönüşme hikâyesini keşfedin.

Bir şehrin kayıp hafızası: Eski Kızılay binasından mimari bir labirente dönüşün öyküsü!

Adını bizzat Atatürk’ün verdiği, bahçesinde fıskiyeli havuzların ve bando konserlerinin yankılandığı zarif "Eski Kızılay binası" neden yıkıldı? 1929’da Robert Oerley’in estetiğiyle yükselen o simge yapının yerini alan, 32 yıllık bir inşaat sancısının ardından bugün “Türkiye’nin en garip AVM’leri” listesinde başı çeken yapının hüzünlü ve bir o kadar gizemli hikâyesini keşfetmeye hazır mısınız?

ADINI ATATÜRK VERDİ: BİR MEYDANIN DOĞUŞU

Ankara’nın merkezine "Kızılay" isminin verilmesi tesadüf değildir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 1929 yılında Atatürk Bulvarı ile Ziya Gökalp Caddesi’nin kesiştiği noktaya Mimar Robert Oerley tarafından Kızılay Genel Müdürlük Binası inşa edilir. Bu şirin, üç katlı ve dönemine göre oldukça modern olan binaya "Kızılay" ismini bizzat Mustafa Kemal Atatürk vermiştir. Zamanla binanın etrafındaki bu geniş alan "Kızılay Meydanı" olarak anılmaya başlanır ve başkentin kalbi burada atmaya başladı.

KONSERLERİN VE PARKLARIN MEYDANI: HAVUZBAŞI KEYFİ

Kızılay AVM'nin bugün betonla kaplı olan ön cephesi, bir zamanlar Ankara’nın en gözde dinlenme alanıydı. Binanın önünde "Havuzbaşı" olarak bilinen, fıskiyeli havuzları ve özenle düzenlenmiş bahçesiyle meşhur Kızılay Parkı bulunurdu. Ankaralılar buradaki banklarda dinlenir, Ankara Belediye Bandosu’nun açık hava konserlerini dinlerdi. Şehrin en bakımlı ve huzurlu köşesi olan bu park, o dönem konser çadırlarına ve kültürel etkinliklere de ev sahipliği yaparak kentin gerçek anlamdaki tek "meydanı" olma görevini üstleniyordu.

BÜYÜK YIKIM VE "ÖLÜ DOĞAN" İNŞAATIN SERÜVENİ

1970'li yıllarda Ankara büyüdükçe, bu simge yapı ve park "yetersiz" görülmeye başlandı. 1979 yılında, yerine daha modern ve geniş bir tesis yapılması amacıyla o tarihi bina yıkıldı. Ancak yıkımdan sonra işler planlandığı gibi gitmedi. 1980 yılında başlayan inşaat süreci; ekonomik krizler, hukuki davalar ve yüklenici firmaların iflaslarıyla tam bir yılan hikâyesine döndü. Binanın temeli atıldıktan sonra inşaat tam 32 yıl boyunca şehrin göbeğinde dev bir beton yığını olarak bekledi. Bu süre zarfında başkentliler, meydanın ortasındaki bu "inşaat" görüntüsüne alışmak zorunda kaldı.

AVM OLARAK TASARLANMADI: BİR MİMARİ KARMAŞA

Kızılay AVM hakkında en çok merak edilen detaylardan biri de içindeki tuhaf kat yerleşimidir. Binanın aslında klasik bir alışveriş merkezi (AVM) olarak tasarlanmadığı, çok amaçlı bir genel müdürlük ve rant tesisi olarak projelendirildiği bilinmekte. Bu nedenle, 2011 yılında apar topar AVM'ye dönüştürüldüğünde ortaya "Türkiye’nin en garip AVM’leri" listelerine girecek bir yapı çıktı. Basık tavanlar, birbirine bağlanmayan karmaşık koridorlar, ters yöne bakan yürüyen merdivenler ve bir labirenti andıran mağaza düzeniyle yapı, mimarlık dünyasında sıkça eleştirilen bir "mühendislik sancısı" olarak yerini aldı.

AVM Ankara Yerel Haberleri Atatürk Ankara Kızılay