Berber aynasında değişen Türkiye’nin çehresi: 90’ların kahkahası nereye gitti? Koltukta yansıyan acı portre!

Ankara’nın sessiz tanıkları, bir koltuk ve bir ayna… Yıllardır yan yana duran bu ikili, sadece saç kesimlerine değil, değişen zamanın hikâyelerine de şahitlik ediyor. Makas sesi ve aynadaki yansımalar birleştiğinde, geçmişten bugüne uzanan bir Türkiye panoraması beliriyor.

Berber aynasında değişen Türkiye’nin çehresi: 90’ların kahkahası nereye gitti? Koltukta yansıyan acı portre!

Ankara Tuzluçayır’da bir berber koltuğu, sadece saçları değil, yılların içinden geçen bir toplumun hikâyesini de şekillendiriyor.

Mamak’taki küçük dükkanında makas sallayan 49 yaşındaki Hikmet Aydoğdu, berberliğe çıraklıktan başladı. 16 yaşında köyden gelip akrabasının yanında kaldı. Çırak olarak işe girdi. Sabırla, sohbetle ve saygıyla örülen yolun, onu bugüne, yani ustalığa taşıyacağını o zamanlar henüz kestiremiyordu. İşte çıraklıktan ustalığa uzanan yolculuğu ve berber koltuğunda yaşanan yılların değişimini Hikmet Aydoğdu ile konuştuk.

ÇIRAKLIKTAN USTALIĞA

Çıraklıktan kalfalığa iki yıl içinde ulaştığını söyleyen Aydoğdu, askerliği bitirip kendi işini kurduğunu söyledi. Saygıyla andığı ustasından ise şöyle bahsetti:

“Emrullah Ak benim ustamdı. Ciddiydi ama babacan bir insandı. Onu geç tanıdım ama kısa sürede çok şey öğrendim ondan. Çok iyi bir insandı, işine önem verirdi. Ciddiyetle işini yapardı. Beni de kendi çocuklarından ayırt etmezdi. Bayramlık ne alıyorsa kendi çocuklarına beni de geri bırakmazdı. Öyle yetiştik biz.”

TIRAŞ DEĞİL MUHABBET

Aydoğdu, bugün geriye dönüp baktığında, yedi kez dükkan değiştirmesine rağmen tek bir müşterisini bile kaybetmediğini söyledi. Hatta Batıkent gibi Mamak’a uzak yerlerden bile müşterisinin tıraş için yanına geldiğini anlattı ve ekledi:

“İşin sırrı sohbet ve muhabbette. İnsanlar makas için değil, o koltukta kendini anlatmak için gelir.”

"HİÇBİR ŞEY ÖĞRETEMİYORUZ"

Aydoğdu, meslekte artık çırak yetişememesinden de dert yanarak sözlerine ekledi: “Biz şanslıydık o zamanlar ama biz şu an hiçbir şey öğretemiyoruz çünkü eleman yok.”

BERBER KOLTUĞUNDA DEĞİŞEN SOHBETLER

Berber Hikmet Aydoğdu, “Peki insanlar saç kestirirken en çok ne konuşuyor? 90’lı yıllardan bugüne berber koltuğunda neler değişti?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“O zamanlar hiç siyaset, para konuşmazdık. Şimdi her şey siyaset, para, geçim sıkıntısı. İyiye gitmiyor hiçbir şey. Eskiden güzel kazanıyorduk. Şu anda kazancımız kiralara gidiyor, faturalara gidiyor, mutfak masrafına gidiyor.”

BUGÜNÜN MODASI: TAS KAFA

Berber koltuğunda konuşulan konular gibi saç tıraşları da değişti. “Bugüne kadar saç kesimlerinde en çok istenen model hangisi?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi Aydoğdu:

“Şu an en çok yaptığımız saç kesimi ‘tas kafa’ denilen model. Gençlerin hepsi onu istiyor. Subay tıraşı alabros vardı eskiden ama şimdi gençler ve orta yaşlılar bu modeli istiyor.”

Aydoğdu ayrıca her saça her tıraşın uymayacağını ve çoğu insanın hem bunu hem de tam olarak ne istediğini bilmediğinin de altını çizdi.

YAPAY ZEKA TIRAŞI

Randevu sisteminin kendilerini rahatlattığını ve işini sistemli hale getirdiğini söyleyen Aydoğdu, mesleğin dijitalleşmesi ile ilgili de örnekler verdi. 33 yıllık berber olan Aydoğdu, özellikle yapay zekânın makasın yanında yeni bir “araç” haline geldiğini şu sözlerle aktardı:

“İnsanlar saç kesimi için fotoğraf gösteriyor. Biz de kesiyoruz ve sonra yapay zeka devreye giriyor. Hangi yüz hattına, hangi kafa yapısına nasıl uygun saç modeli oluşturulur bunları inceliyoruz. Ama tabi yapay zekanın da eksik kaldığı yanlar var. Tüm kontrolü dijitale bırakmıyoruz. Sonuçta makas hâlâ insanın elinde.”

BERBERLERİN SORUNU DA AYNI

Hikmet Aydoğdu uzun yıllar mesleğini yaparak ekmeğini kazanan bir mahalle berberi. Sorunları da toplumun genelinden farksız. Herkes gibi o da ekonominin kötü yönetilmesinden rahatsız. “Kazanamıyoruz. Olanı da kiraya ödüyoruz” diyor. Müşterilerin de fiyattan memnun olmasa da alıştıklarını belirtiyor.

BİR MESLEĞİN AYNASINDA TOPLUMUN YANSIMASI

Berber koltuğu, her dönemin küçük bir toplumsal aynası oldu. 90’larda kahkaha, 2000’lerde futbol muhabbeti, bugün ise geçim sıkıntısı, politika ve dijital gelecek konuşuluyor.

Aydoğdu’nun makası hâlâ aynı ama sohbetin tonu değişti. Belki de berber koltuğu artık sadece saçları değil, bir ülkenin ruh halini de şekillendiriyor.