Atatürk’ü karşılayan seymenin torunuydu: Ümit Arslan Yılmaz hayatını kaybetti

Kırıkkale’nin Keskin ilçesinden yetişen, Ankara seymenlik geleneğinin önemli isimlerinden Ümit Arslan Yılmaz hayatını kaybetti. İşte yaşamı ve Türk dünyasına bıraktığı miras.

Atatürk’ü karşılayan seymenin torunuydu: Ümit Arslan Yılmaz hayatını kaybetti

Kırıkkale'nin Keskin ilçesinden yetişen, inşaat mühendisi, restoratör, bestekâr ve seymenbaşı Ümit Arslan Yılmaz hayatını kaybetti. Türk dünyasının önemli tarihî eserlerinin korunmasına yönelik çalışmalarda görev alan Yılmaz, Ankara'nın seymenlik geleneğinin yaşayan önemli temsilcileri arasında gösteriliyordu. Atatürk'ü 27 Aralık 1919'da Ankara'da karşılayan seymenlerden Yağcıoğlu Fehmi Efe'nin torunu olan Yılmaz, mühendislikten halk müziğine uzanan çok yönlü çalışmalarıyla geride önemli bir kültürel miras bıraktı.

Türk dünyası, Ankara seymenlik geleneği ve tarihî eserlerin korunması alanında uzun yıllar emek veren Ümit Arslan Yılmaz'ın vefatıyla önemli bir ismini kaybetti.

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TDMMB), Yılmaz'ın hayatını kaybettiğini duyurarak kendisini "Ulu Çınarımız, Baş Seymenimiz" sözleriyle andı.

Birliğin geçmiş dönem Tarihî Eserler Komisyonu Başkanı olan Yılmaz, yalnızca mesleği olan mühendislikle değil; restorasyon, Türk halk kültürü, seymenlik ve müzik alanındaki çalışmalarıyla da tanınıyordu.

KESKİN'DEN TÜRK DÜNYASININ TARİHÎ MİRASINA UZANAN BİR HAYAT

Kırıkkale'nin Keskin ilçesinden olan Ümit Arslan Yılmaz, mesleki yaşamını yalnızca yapı üretimiyle sınırlamadı. Onun çalışmalarında tarihî yapıları koruma düşüncesi ile Türk dünyasının ortak kültürel hafızasına duyduğu ilgi birlikte öne çıktı.

Bu yönüyle Yılmaz'ın yaşam öyküsü, Keskin'den başlayıp Ankara'ya, Türkmenistan'a ve Türk dünyasının farklı coğrafyalarına uzanan bir kültür ve mühendislik çizgisi taşıdı.

Keskin ve Kırıkkale açısından Yılmaz'ı önemli kılan da bu çok yönlü kimliği oldu. Doğup yetiştiği coğrafyanın kültürel kodlarını taşıyan bir mühendis olarak, Türkiye sınırlarını aşan tarihî miras çalışmalarında görev üstlenmesi, onu Kırıkkale'nin yetiştirdiği dikkat çekici kültür insanlarından biri haline getirdi.

SULTAN SENCER TÜRBESİ RESTORASYONUNDA İMZASI VAR

Ümit Arslan Yılmaz'ın mesleki hayatındaki en dikkat çekici çalışmalardan biri, Türkmenistan'ın tarihî Merv kentindeki Sultan Sencer Türbesi oldu.

Büyük Selçuklu Sultanı Ahmed Sencer'in 12. yüzyıldan kalan anıtsal türbesinde yürütülen restorasyon çalışmaları 2001-2004 yılları arasında gerçekleştirildi.

Yılmaz'ın bu projedeki yeri yalnızca sonraki yıllardaki anlatımlara dayanmıyor. TİKA tarafından 2004 yılında yayımlanan "Merv Sultan Sancar Türbesi / Soltan Sanjar Kümmedi" adlı 296 sayfalık çalışmanın yazarları arasında Abdurrahman Acar, Yaşar Çoruhlu ve Bilal Ceren ile birlikte Ümit Arslan Yılmaz'ın da adı bulunuyor.

Eserde, Türkmenistan Eski Merv'deki Sultan Sancar Türbesi'nin 2001-2004 yılları arasındaki restorasyon çalışmaları ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

Bu çalışma, Yılmaz'ın Türk dünyasının tarihî mimarisinin korunması konusunda yalnızca idari görevler üstlenen bir isim olmadığını, restorasyon sürecinin kayıt altına alınmasına da katkı sunduğunu gösteriyor.

HOCA AHMET YESEVİ TÜRBESİ İLE DE ANILIYORDU

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği, Yılmaz'ın vefat duyurusunda kendisini Sultan Sencer ve Hoca Ahmet Yesevi türbelerinin restoratörü olarak tanımladı.

Kazakistan'ın Türkistan kentinde bulunan Hoca Ahmet Yesevi Türbesi, Türk-İslam dünyasının en önemli tarihî ve manevi yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye, 1990'lı yıllarda yapının kapsamlı restorasyonu için çalışmalar yürütmüş, proje uzun yıllar Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin önemli kültür projelerinden biri olmuştu. Restorasyon süreci dönemin TBMM tutanaklarına da yansıdı.

Yılmaz'ın bu projedeki görevine ilişkin ayrıntılı teknik özgeçmişe açık dijital kaynaklarda ulaşılamamakla birlikte, TDMMB'nin vefat açıklamasında bu çalışma özellikle onun mesleki mirasının önemli parçalarından biri olarak gösterildi.

SEYMENLİK ONUN İÇİN SADECE BİR KIYAFET DEĞİLDİ

Ümit Arslan Yılmaz'ın hayatındaki bir diğer güçlü damar ise Ankara seymenlik geleneğiydi.

2015 yılında Çubuk'ta gerçekleştirilen "Cepken Giyme ve Seymen Yemini" töreninde de eğitimlerini tamamlayan gençlerin Seymen yemini Ümit Arslan Yılmaz tarafından okutulmuştu. Ardından kursiyerlere cepken giydirilmiş ve kılıçları kuşatılmıştı.

ATATÜRK'Ü KARŞILAYAN YAĞCIOĞLU FEHMİ EFE'NİN TORUNUYDU

Ümit Arslan Yılmaz'ın seymenlikle bağı aynı zamanda aile tarihine dayanıyordu.

Yılmaz, Mustafa Kemal Paşa'nın Ankara'ya geldiği 27 Aralık 1919'da onu karşılayan seymenler arasında bulunan Yağcıoğlu Fehmi Efe'nin torunuydu.

Yağcıoğlu Fehmi Efe'nin 27 Aralık 1919'daki tarihi karşılamada yer aldığı Kültür ve Turizm Bakanlığının yayımladığı Ankara hatıralarında da aktarılıyor. Fehmi Efe'nin daha sonraki yıllarda Mustafa Kemal Atatürk'ün davetiyle arkadaşlarıyla birlikte köşke giderek Ankara türküleri seslendirdiği ve oyunlar oynadığı anlatılıyor.

Akademik kaynaklarda da Atatürk'ü karşılayan seymenler arasında Güveçli İbrahim Efe, Kasap Yaşar Efe ve Yağcıoğlu Fehmi Efe gibi isimler sayılıyor.

Ümit Arslan Yılmaz'ın daha sonraki yıllarda seymenbaşı olarak aynı kültürü yaşatması bu nedenle yalnızca kişisel bir ilginin değil, kuşaktan kuşağa taşınan bir aile mirasının devamı olarak değerlendiriliyor.

ANKARA TÜRKÜLERİNİN KAYNAK KİŞİLERİ ARASINDA

Yılmaz’ın kültür dünyasındaki çalışmaları seymenlik geleneğiyle sınırlı kalmadı. Ankara halk müziği repertuvarında da adına rastlanıyor.

TRT repertuvarında 2100 numarayla kayıtlı “Denize Dalmayınca” adlı Ankara türküsünün kaynak kişileri Ümit Arslan Yılmaz ile Necmettin Palacı olarak gösteriliyor. Eser TRT Ankara tarafından derlenirken, Yücel Paşmakçı tarafından notaya alındı.

Bu kayıt, Yılmaz’ın Ankara kültüründeki yerinin seymenlik geleneğinin ötesine geçtiğini; kentin sözlü ve müzikal hafızasının kayıt altına alınmasına da katkı sunduğunu gösteriyor.

CUMHURİYET'İN 90. YIL MARŞINI BESTELEDİ

Ümit Arslan Yılmaz aynı zamanda bir bestekârdı.

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği'nin yayımladığı belgelere göre Dr. İlyas Demirci tarafından 30 Mart 2013'te kaleme alınan "Yükselen Cumhuriyet" adlı şiirin ilk iki kıtası, 1 Mayıs 2013'te Ümit Arslan Yılmaz tarafından bestelendi.

Eser "90. Yıl Marşı" adını aldı.

Marş, ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı tarafından Ankara Gençlik Parkı Meydanı'nda seslendirildi.

Böylece Yılmaz, mühendislik ve restorasyon çalışmalarının yanı sıra Cumhuriyet'in 90. yılına kalıcı bir müzik eseri de bıraktı.

MÜHENDİS, RESTORATÖR, SEYMENBAŞI VE BESTEKÂR

Ümit Arslan Yılmaz'ın yaşamına bakıldığında birbirinden farklı görünen alanların aslında aynı noktada birleştiği görülüyor.

Mühendislikte tarihî yapıları korumaya, seymenlikte geçmişten devralınan geleneği sürdürmeye, müzikte ise Ankara'nın ve Cumhuriyet'in hafızasını gelecek kuşaklara taşımaya çalıştı.

TDMMB'de Tarihî Eserler Komisyonu Başkanlığı yapması da bu yaklaşımın kurumsal ayağını oluşturdu. Birliğin sonraki dönem kayıtlarında da Tarihî Eserler Komisyonunda Ümit Arslan Yılmaz'ın adına yer verildi.

Bu nedenle onun ardından kalan miras tek bir mesleki unvanla anlatılamıyor. Yılmaz; bir yandan yapıların taşını ve kubbesini korumaya çalışan restoratör, diğer yandan türküyü, zeybeği ve seymenlik adabını yaşatmaya çalışan bir kültür taşıyıcısıydı.

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİNDEN VEDA

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği, Yılmaz'ın vefatının ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Ulu Çınarımız, Baş Seymenimiz, TDMMB Geçmiş Dönem Tarihi Eserler Komisyon Başkanımız, Sultan Sencer ve Hoca Ahmet Yesevi Türbelerinin Restoratörü, Bestekar Mühendis Büyüğümüz Ümit Arslan Yılmaz ağabeyimizi kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz."

Açıklamada Yılmaz'ın Oğuz Seymenlik geleneğine gönül verdiği, Türk kültürünün yaşatılması ve yeni nesillere aktarılmasına büyük katkı sağladığı vurgulandı.

ÜMİT ARSLAN YILMAZ'IN CENAZESİ ANKARA'DA TOPRAĞA VERİLECEK

Ümit Arslan Yılmaz'ın cenazesi 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 11.30'da Ankara Karşıyaka Mezarlığı Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Keskin'den Türk dünyasının tarihî mirasına, Ankara seymenlerinden Cumhuriyet'in 90. Yıl Marşı'na uzanan çok yönlü bir hayat süren Ümit Arslan Yılmaz'ın ardından; restorasyonuna katkı sunduğu tarihî eserler, kayıt altına alınmasına yardımcı olduğu Ankara türküleri ve yetişmesine katkı verdiği seymenler kalacak.

Onun vefatı, yalnızca ailesi ve yakınları için değil; Kırıkkale, Ankara seymen camiası, mühendislik ve restorasyon çevreleri ile Türk dünyasının kültür hayatı açısından da önemli bir kayıp olarak hafızalara geçti.

Kırıkkale Vefat Biyografi Ankara