Ankara’ya denizi getiren adam! Şamdan başkent Ankara’ya!

Ankara’daki tek sedefkâr Mehmet Yılmaz, sedefkârlığın tarihini ve sanatının püf noktalarını Yeni Ankara’ya anlattı. Yılmaz, “Ankara’ya sedef kakma sanatını ben getirdim” dedi.

Ankara’ya denizi getiren adam! Şamdan başkent Ankara’ya!

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanı verilen Sedefkâr Mehmet Yılmaz, sedef kakma sanatındaki hikayesini ve sanatın püf noktalarını Yeni Ankara’ya anlattı.

“ANKARA’YA SEDEF KAKMA SANATINI BEN GETİRDİM”

Başkent Ankara'da sedef kakma sanatı ile uğraşan Yılmaz, “Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi mezunuyum. Uzun yıllar tarih öğretmenliği yaptım. Emekli olmadan önce birkaç sene önce sedefkârlığa başladım. 10 küsür senedir bu sanatla uğraşıyorum. Bu sanatın merkezi olan Gaziantep’e gittim, oradaki ustalardan ders aldım. Ankara’da sedefkârlık yapan tek kişiyim” dedi.

DENİZLERDEKİ HAZİNENİN ŞAM’DAN ANKARA’YA YOLCULUĞU

Sedef kakmanın tarihinin ve malzemesinin değerinin üzerinde duran Mehmet Yılmaz, “Sedef, deniz kabuklarıdır. Denizlerden ve Türkiye’de ise Fırat Nehri’nden toplanır. Sedef, inci ile aynı malzemedir. Dolayısıyla değerli bir malzemedir. Mezopotamya'da Sümerler zamanında bile süsleme eşyası olarak kullanılmıştır. Sedefkârlığın ana vatanı ise Şam’dır. Bu sanat Osmanlı’ya Mısır’ın işgalinden sonra gelmiştir. Zamanla Şam işi dediğimiz işin dünyada en çok yapıldığı yer Gaziantep haline geldi. Sedef kakmada Şam işi, Viyana işi, Kudüs işi ve İstanbul işi işleme çeşitleri vardır” ifadelerini kullandı.

PADİŞAH TAHTLARINDAN MİNBERLERE

Sedefin geniş bir kullanım alanının olduğunun altını çizen Sedefkâr Yılmaz, “Ahşap olan her şeye sedef kakma yapabiliriz. Sedef kakma günlük kullanım eşyalarından, süs eşyalarına kadar birçok nesneye yapılabilir. Sedef, padişah tahtlarında ve minberlerde de kullanılmıştır. Vatandaş ise sedef işlediğimiz nesnelere ilgi duyar” sözlerini kaydetti.

ANKARALILARA ÇAĞRI: “EL VERMEK İSTİYORUM”

Ankara’da kendinden sonraki nesillere sanatını öğretmek istediğini vurgulayan Yılmaz, vatandaşlara çağrı yaparak “Sanatımızı yaşatmak istiyoruz. Şu anda Ankara'da benden sonra bu işi devam ettirecek kimse yok. Bu işi insanlara öğretmek istiyorum. Birilerine el vermek istiyorum. Onun için insanlara çağrıda bulunuyorum; sanatımız yaşasın. Çünkü bizim milli kültürümüzün bir parçası. Bu konuda, bizlere Sanat Sokağı’nda mekan oluşturduğu Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’ye teşekkür ederim. Buralar, hayalimizdeki yerlerdi. Sayın Tiryaki bizlere sahip çıktı. Bizi hayalimize kavuşturdu” şeklinde konuştu.

Ankara Ankara Yerel Haberleri Kültür Sanat Kültür ve Turizm Bakanlığı Altındağ Belediyesi