Ankara’nın tehlike altındaki ikonik mirası: II. Evkaf Apartmanı ve acil restorasyon çağrısı
Ankara'nın ilk gökdeleni sayılan II. Evkaf Apartmanı neden ağlarla kaplandı? Küçük Tiyatro'nun bilinmeyen tarihi ve acil restorasyon çağrısının perde arkası.
Ankara’nın simge yapılarından, mimarisiyle göz dolduran II. Evkaf Apartmanı—bilinen adıyla Küçük Tiyatro—bugünlerde cephesine gerilen koruma ağlarıyla dikkat çekiyor. Yoldan geçen vatandaşların üzerine taş parçaları düşmesin diye alınan bu geçici önlem, ne yazık ki binadaki tahribatın boyutunu da net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Kültür mirası bu yapıların, sadece geçici güvenlik ağlarıyla korunamayacağı, Cumhuriyet kentinin bu ikonik yapısının acilen kapsamlı, bilimsel ve aslına uygun bir restorasyon sürecine alınması, kentin hafızasını yaşatmak adına ertelenemez bir zorunluluk olduğu konusunda uyarılar geliyor. Peki, cephesinden taşlar dökülen bu tarihi yapının kökeni nedir, neden bu kadar önemlidir ve arkasındaki mimari deha kimdir? İşte II. Evkaf Apartmanı'nın tarihi dökümü.

TARİHE TANIKLIK EDEN BİR BAŞYAPIT: II. EVKAF APARTMANI (KÜÇÜK TİYATRO)
Günümüzde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü binası olarak hizmet veren ve bünyesinde Küçük Tiyatro ile Oda Tiyatrosu sahnelerini barındıran II. Evkaf Apartmanı, Ankara'nın Ulus semtinde, İstiklal Caddesi üzerinde yer almaktadır.
-
Proje ve İnşa Tarihi: Yapının projesi 1927 yılında çizilmiştir. İnşaatına 1928'de başlanmış ve 1930 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır.
-
Yapılış Amacı: "Evkaf", vakıflar anlamına gelmektedir. Bina, o dönemki Vakıflar İdaresi'ne kira yoluyla sürekli bir gelir sağlamak ve memurlara konut/büro alanı sunmak amacıyla inşa edilmiştir.
-
Ünlü Sakinleri: Yapı, kurulduğu günden itibaren entelektüel bir merkez olmuş; Orhan Veli Kanık, Ahmet Hamdi Tanpınar ve ressam Saip Tuna gibi Türk edebiyatı ve sanatının en önemli isimlerine ev sahipliği yapmıştır.

CUMHURİYET ANKARA’SININ "İLK GÖKDELENİ" VE MİMARİ ÖNEMİ
II. Evkaf Apartmanı, I. Ulusal Mimarlık Akımı'nın en yetkin ve olgun örneklerinden biri olarak kabul edilir. Dönemin standartlarına göre oldukça yüksek olan 7 katlı yapısı nedeniyle, yapıldığı yıllarda Ankara’nın "ilk gökdeleni" olarak da anılmıştır.
Binanın mimari açıdan öne çıkan başlıca özellikleri şunlardır:
-
Betonarme Yeniliği: Cumhuriyet döneminde hızla yaygınlaşan betonarme yapım tekniğinin en başarılı ve erken örneklerindendir.
-
İşlevsel Tasarım: Zemin ve asma katlar dükkânlara, üst katlar dairelere ayrılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının ortasında büyük bir iç avlu/hava boşluğu bırakılmış, bu boşluğun zemin kısımları daha sonra (1940'lı yıllarda) tiyatro sahnesine dönüştürülmüştür.
-
Cephe ve Süsleme: Dış cephesi kesme taş izlenimi verecek şekilde sıvanmış ve pembe (Ankara taşı) rengine boyanmıştır. Süslemeli balkon parmaklıkları, oval kubbeli seyir salonu ve barok etkili alçı kabartmaları, estetik detaylarının zirvesidir. Geleneksel sivri kemerler yerine Bursa tipi kemerler ve sepet kulpu kemerler tercih edilerek modern bir bütünlük yakalanmıştır.

PROJENİN MİMARI MİMAR KEMALEDDİN KİMDİR? (1870-1927)
II. Evkaf Apartmanı'nın projesi, Türk mimarlık tarihinin en büyük ustalarından biri olan Mimar Kemaleddin Bey'e aittir. Ne yazık ki mimar, eserinin tamamlandığını göremeden 1927 yılında Ankara'da vefat etmiştir.
-
Biyografik Temeller: 1870 yılında İstanbul Acıbadem'de doğan Ahmed Kemaleddin, Hendese-i Mülkiye Mektebi'ni (bugünkü İTÜ) bitirdikten sonra eğitimine Almanya'da Berlin Charlottenburg Teknik Üniversitesi'nde devam etmiştir.
-
Akım Öncülüğü: Mimar Vedat Tek ile birlikte, Osmanlı ve Selçuklu yapı elemanlarını (kemerler, çiniler, kubbeler) modern inşaat teknikleriyle birleştiren Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın kurucusu ve öncüsüdür.
-
Önemli Eserleri: İstanbul'daki ünlü Vakıf Hanları, Ankara'daki Gazi Eğitim Enstitüsü, TCDD Genel Müdürlük Binası ve Ankara Palas'ın tamamlanması en bilinen eserlerindendir.
-
Mirası: Türk mimarisine yaptığı eşsiz katkılardan dolayı portresi, günümüzde tedavülde olan 20 Türk Lirası banknotlarının arka yüzünde yer almaktadır. Kabri, İstanbul Beyazıt Camii haziresindedir.

GEÇİCİ AĞLAR DEĞİL, BİLİMSEL RESTORASYON ŞART
Bugün binanın cephesini saran ve çirkin bir görüntüye sebebiyet veren ağlar, her ne kadar yaya güvenliği için zorunlu olsa da, II. Evkaf Apartmanı gibi I. Ulusal Mimarlık Akımı'nın nadide bir eserine yakışmıyor. Binanın dış cephesindeki dökülmeler, malzemenin yorulması ve yılların getirdiği tahribat, yapısal bir müdahalenin zorunlu olduğunu bizlere gösteriyor.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Mimar Kemaleddin’in en önemli eserlerinden Ankara'nın kültürel mirası ‘2. Evkaf Apartmanı’Ankara Haberleri