Ankara'nın sıra dışı terzisi Ziya Pınarbaşı! Duvar halılarını nasıl kıyafete çeviriyor?
Duvar halısından kıyafet üreten Ankaralı terzi Ziya Pınarbaşı, sandıklarda unutulan tarihi dokumaları modern birer giysiye dönüştürüyor.
Ankara'da 20 yıldır mesleğini başarıyla sürdüren Ziya Pınarbaşı, duvar halısından kıyafet üreterek tekstilde geri dönüşüm sınırlarını zorluyor. Atılmaya yüz tutmuş tarihi dokumaları ve aile yadigarı kumaşları modern sokak modasına kazandıran usta terzi, duvar halısından kıyafet yapma serüveninin bilinmeyenlerini Yeni Ankara'ya anlattı. Sandıkların derinliklerinden çıkarılan parçalar, artık başkentin sokaklarında giyilebilir birer sanat eseri olarak dolaşıyor.

DUVAR HALISINDAN KIYAFET FİKRİ NASIL DOĞDU?
Terzilik kariyerine öğrencilik yıllarında harçlık çıkarmak amacıyla adım attığını belirten Ziya Pınarbaşı, zamanla bu işin profesyonel mesleği haline geldiğini ifade etti. Sektörün birçok farklı alanında çalışarak ustalığını pekiştirdiğini aktaran Pınarbaşı, edindiği geniş tecrübelerin ardından kendi atölyesini kurduğunu dile getirdi:
"Ben terzilikte geri dönüşüme önem veriyorum. Birçok terzinin zaman harcamak istemediği ve insanların çöpe atmak durumunda kaldığı giysileri onardım. Kurtarılması imkansız olan kıyafetleri onardım, insanların tekrar kullanmasını sağladım. Ben o kıyafetleri kurtarınca insanların bana olan ilgisini buldum. İnsanları yurdun dört bir yanından bana tadilat etmem için ürün gönderdi.”

İMKANSIZ ONARIMLARDAN DUVAR HALISINDAN KIYAFET TASARIMLARINA
Çalışma prensibinin merkezine geri dönüşümü koyan deneyimli terzi, meslektaşlarının uğraşmak istemediği ve çöpe atılmaya mahkum görülen giysileri onararak işe başladığını aktardı. Kurtarılamaz denilen kıyafetleri yeniden kullanılabilir hale getirmesinin geniş bir kitle tarafından takdir topladığını söyleyen Pınarbaşı, bu başarı sayesinde Türkiye'nin dört bir yanından tadilat talepleri almaya başladığını kaydetti.

MANEVİ DEĞERİ YÜKSEK AİLE YADİGARLARI MİRASA DÖNÜŞTÜ
Kumaşların sadece birer nesne değil, aynı zamanda hatıra taşıyıcıları olduğuna dikkat çeken Pınarbaşı, çocukluğundan kalan ve manevi değeri yüksek olan bir battaniyeyi çöpe atmak yerine çocuklarına miras bırakabileceği bir yeleğe çevirdiğini, kurduğu şu cümlelerle belirtti:
"Küçüklüğümden beri kullandığımız ve artık bizim için manevi değeri olan battaniyeyi çöpe atmamak için yelek yaptım. O yeleği de çocuklarıma miras olarak bıraktım. Köyümden eski ürünler tedarik ettim. Minder kılıfından kendime gömlek diktim. Annemin gençlik yıllarında işlediği yastık kılıfından ise kendime gömlek ve pantolon diktim."
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Kendi köyünden topladığı eski malzemelere de yeni formlar kazandıran terzi; minder kılıflarından ve annesinin gençliğinde işlediği yastık kılıflarından gömlek ile pantolon diktiğini ifade eden ve geleneksel motifleri modern kalıplarla birleştiren Pınarbaşı, eski dokumaların yeni formlarını şu sözlerle anlattı:
“Akrabalarımızın kullanmadığı, sandıklarda bekleyen ve aile yadigârı olar duvar halılarıyla hayat verdim. Kapşonlu mont, ceket ve şapka yaptım. Bunları kendim kullanıyorum. Çok mutluyum çünkü hiç kimsede olmayan bir şeyi kullanıyorum. Şu an yılların halısı beni ısıtıyor.”
"DUVAR HALISINDAN KIYAFET" ÜRETİMLERİ İÇİN SATIŞ KAPILARI KAPALI
Ortaya çıkardığı benzersiz tasarımlara yoğun bir satın alma talebi gelmesine rağmen Pınarbaşı, bu süreci şimdilik ticari bir faaliyetten ziyade sanatsal bir ifade biçimi olarak değerlendiriyor. Tasarımlarını şu an sadece kişisel kullanımı için ürettiğini belirten terzi, ticari üretim beklentilerine yönelik kararını şu ifadelerle özetledi:
“Şu an geri dönüştürdüğüm ürünleri kendim kullanıyorum. Satışına başlamama dair çok talep var ancak ben şu an bu işi sanat olarak görüp, sanatı icra etmek istiyorum. Şu an müşterilere böyle ürünler tasarlama niyetim yok ancak zaman ne gösterir bilemiyorum.”