Ankara'nın "sıfır atık" karnesi: Hangi ilçe geri dönüşümde lider, hangisi sınıfta kaldı?
Ankara Sıfır Atık Raporu yayımlandı. Sincan ve Kızılcahamam ekolojik başarılarıyla öne çıkarken, dev dönüşüm projeleri yürüten üç ilçe sınıfta kaldı.
Türkiye genelinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında başkent Ankara'nın çevresel sürdürülebilirlik performans haritası çıkarıldı. Yayımlanan kapsamlı Ankara Sıfır Atık Raporu analizlerinde, Sincan ve Kızılcahamam ilçelerinin kurdukları derinlikli ekolojik ve sosyolojik sistemlerle zirvede yer aldığı kaydedildi. Öte yandan, Çankaya, Yenimahalle ve Altındağ gibi devasa kentsel dönüşüm projelerine imza atan metropol ilçelerin, inşa ettikleri bu yeni yaşam alanlarına döngüsel ekonomi prensiplerini entegre edemeyerek sınıfta kaldığı tespit edildi.
SİNCAN EKO-ÇİFTLİK MODELİYLE ENDÜSTRİYEL LİDERLİĞİ ÜSTLENDİ
Sincan ilçesi, kurduğu devasa endüstriyel altyapı ve ulaştığı çarpıcı istatistiklerle kentin kantitatif sıfır atık lideri konumuna yükseldi. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan'ın, "Sıfır atık basit bir kavram değil, temel bir yaşam felsefesidir." sözleriyle özetlediği vizyon doğrultusunda inşa edilen Eko-Çiftlik Sıfır Atık Eğitim Merkezi, ilçenin ekolojik kaderini tamamen değiştirdi.

Doğrusal ekonomi modelini yıkan bu tesiste, atıkların açık ve makineli sistemlerle kompost, biyogaz ve solucan gübresine dönüştürüldüğü, gıda atıklarından ise sokak hayvanları için yüksek proteinli mama üretildiği bildirildi. Sincan'ın ulaştığı rakamsal veriler de büyük yankı uyandırdı. İlçede toplanan 38 bin 285 ton geri kazanılabilir atık sayesinde depolama sahalarındaki fiziksel baskı hafifletildi. Sistemin yarattığı ekolojik çarpan etkisiyle 3 milyon 582 bin 784 ton hammadde tasarrufu sağlandığı, aynı zamanda 145 milyon 155 bin 262 kilogram sera gazı salımı engellenerek iklim eylem planına devasa bir katkı sunulduğu saptandı. Ayrıca ilçe genelinde 200 bin kişiye verilen uygulamalı eğitimlerle fiziksel yatırımlar güçlü bir sosyolojik altyapıyla desteklendi.
KIZILCAHAMAM BİLİNCİ ALIŞKANLIĞA ÇEVİREREK DÜNYAYA AÇILDI
Ankara'nın bir diğer yıldız ilçesi Kızılcahamam ise sıfır atık felsefesini eğitim psikolojisi ve uluslararası işbirlikleri üzerinden ele alarak kentin kalitatif ve diplomatik lideri oldu. İlçe yönetiminin benimsediği "Kızılcahamam'da bilinci alışkanlığa dönüştürdük" şeklindeki yaklaşımın sahadaki başarısı, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından yapılan bağımsız akademik durum çalışmalarıyla da bilimsel olarak kanıtlandı.

Araştırma sonucunda, eğitim projeleri sayesinde öğrencilerin ve velilerin çöp kavramına bakış açılarının temelden değiştiği ve halkın sistemi bizzat denetleyen gönüllü çevre müfettişlerine dönüştüğü gözlemlendi. Bu yerel sosyolojik başarı sınırları aşarak küresel bir boyuta da ulaştı. Kızılcahamam Belediyesi, Uluslararası Sıfır Atık Şehir Ağı Türkiye Lansmanı'nda bu prestijli ağa kabul edilen ülkedeki 20 seçkin belediye arasına girmeyi başardı. İmza töreninde konuşan Kızılcahamam Belediye Başkanı Süleyman Acar, "Geleceğimiz için söz verdik." diyerek daha yaşanabilir, yeşil ve sürdürülebilir bir kentsel mekan inşa etme kararlılıklarını tüm kamuoyuna bir kez daha ilan etti.
DEVASA DÖNÜŞÜM PROJELERİ YAPAN ÜÇ İLÇE İSE SINIFTA KALDI
Ankara'nın milyarlarca liralık kentsel dönüşüm projelerine ev sahipliği yapan Çankaya, Yenimahalle ve Altındağ ilçeleri ise yayımlanan raporun eleştiri oklarının hedefi oldu. Sincan ve Kızılcahamam’ın sergilediği çevreci vizyonun aksine, bu üç merkez ilçenin yeni kentsel alanlar inşa ederken ekolojik altyapıyı tamamen göz ardı ettiği rapora yansıdı.

Dikmen Vadisi
İncelemelerdeki çarpıcı detaylara göre; Yenimahalle’deki 480 hektarlık Ballıkuyumcu bölgesi, Çankaya’nın prestijli projelerinden 186 hektarlık Dikmen Vadisi, Beytepe ve Yıldız bölgeleri ile Altındağ’ın Solfasol alanlarında sıfır atık sistemlerinin mimari bir plana dahil edilmediği tespit edildi. Devasa bütçelerle yükselen binlerce konutluk lüks mahallelerde; modern atık şutları, yerel kompost merkezleri veya inşaat atıklarını kaynağında dönüştüren yenilikçi sistemler yerine, karbon salımını artıran ilkel çöp toplama yöntemlerinin tercih edilmesi dikkat çekti. Kentsel dönüşümü yalnızca gayrimenkul değer artışı ve betonlaşma olarak ele alan bu yaklaşım, söz konusu üç büyük metropol ilçesinin başkentin sürdürülebilirlik karnesinde dibe vurmasına ve uzmanlar tarafından sınıfta bırakılmasına neden oldu.