Ankara'nın kalbinde devrimci bir miras: Tuzluçayır'a neden 'Küçük Moskova' deniyor?
Ankara'nın Mamak ilçesine bağlı Tuzluçayır mahallesi, toplumsal tarihi ve sol siyasi kimliğiyle simgeleşen bir alan. Peki, semtin 'Küçük Moskova' olarak anılmasının arkasında yatan tarihsel ve sosyolojik gerçekler neler? İşte tüm detaylar...
Ankara'nın Mamak ilçesine bağlı Tuzluçayır mahallesi, Türkiye'nin yakın siyasi ve toplumsal tarihinde sol hareketlerin yoğunluğuyla simgeleşmiş alanların başında geliyor. Zaman zaman "Küçük Küba" olarak da anılan semtin "Küçük Moskova" lakabını alması, 1960'lı yıllara uzanan köklü bir tarihsel, sosyolojik ve mekânsal sürecin ürünü.

GECEKONDULAŞMA, ALEVİ KİMLİĞİ VE HALK KOMİTELERİ
1960 ve 1970'li yıllarda Anadolu'nun çeşitli illerinden, özellikle Doğu ve İç Anadolu'dan Ankara'ya yaşanan göç dalgası, Tuzluçayır'ın bir gecekondu mahallesi olarak hızla büyümesine neden oldu. Semt nüfusunun önemli bir kısmını Alevi-Bektaşi inancına mensup vatandaşlar ve dar gelirli işçi kesimi oluşturdu.
1970'li yıllarda altyapı, yol ve su gibi temel kamu hizmetlerinin karşılanmasında yaşanan aksaklıklar, mahalle sakinleri ve bölgede faaliyet gösteren sol grupların öncülüğündeki komiteler tarafından imece usulüyle çözülmeye çalışıldı. Karaborsaya karşı alınan önlemler ve temel hizmetlerin alternatif dayanışma yöntemleriyle sağlanmaya çalışılması, mahalle halkı ile dönemin sol siyasi hareketleri arasında yakın bir etkileşim doğurdu.

LAKABIN DOĞUŞU VE BENİMSENMESİ
1970'lerin sonunda tırmanan siyasi gerilimde Tuzluçayır; günümüzde devletin resmi kayıtlarında yasa dışı yapı veya silahlı terör örgütü olarak değerlendirilen Dev-Genç, Devrimci Yol, Halkın Kurtuluşu ve TİKKO gibi grupların yoğun olarak faaliyet gösterdiği bir merkez haline geldi.
İddiaya göre "Küçük Moskova" ifadesi ilk olarak 1970'lerin ortalarında dönemin sağ görüşlü gazetelerinde ve güvenlik raporlarında semti ötekileştirmek amacıyla "devletin giremediği, komünistlerin işgalindeki tehlikeli bölge" gibi benzetmelerle, aşağılayıcı bir kavram olarak kullanıldı. Ancak zamanla sokakları politik yazılamalar ve afişlerle donatılan semtteki sol gruplar ve bölge halkı, bu ismi benimseyerek devrimci siyasi kimliklerinin bir parçası ve gurur simgesi haline getirdi.

12 EYLÜL DÖNEMİ VE YAKIN TARİHTEKİ TOPLUMSAL SÜREÇLER
1980 Askeri Darbesi öncesi ve sonrasında güvenlik güçlerinin asayiş operasyonlarını yoğunlaştırdığı noktalardan biri olan Tuzluçayır, bu dönemin ardından da kendi has politik dokusunu büyük ölçüde korudu.
Semt, yakın tarihte de çeşitli toplumsal olaylarda öne çıktı:
- Cami-Cemevi Projesi (2013): Mahallede inşa edilmesi planlanan "Cami-Cemevi Aynı Avluda" projesi, semt halkının önemli bir kesimi tarafından tepkiyle karşılandı ve yaşanan kitlesel protestoların ardından proje süreci durduruldu.
- Gezi Parkı Eylemleri (2013): Ankara'daki protestolar sırasında Kızılay Meydanı ile birlikte eylemlerin ve toplumsal hareketliliğin en yoğun yaşandığı merkezlerden biri yine Tuzluçayır oldu.

Günümüzde kentsel dönüşüm projeleriyle fiziki yapısı büyük oranda değişmiş olsa da Tuzluçayır, kültür dernekleri, cemevleri ve protesto geleneğiyle Ankara'daki sol siyasetin simgesel kalelerinden biri olma özelliğini koruyor.
Duvarlarında kurşun izleriyle bir dönemin tanığı: Ankara Tuzluçayır LisesiAnkara Haberleri