Ankara'nın en ünlü caddelerinden biri bir zamanlar böyleydi!

Tunalı Hilmi Caddesi, 1930’larda bugünkü görünümünden oldukça uzaktı; bağlar ve bahçelerle kaplı Kavaklıdere çevresinin bu dönüşümü nasıl başladı? Detaylar haberimizde.

Ankara'nın en ünlü caddelerinden biri bir zamanlar böyleydi!

Tunalı Hilmi Caddesi'nin bulunduğu Kavaklıdere bölgesi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ankara'nın yoğun şehir merkezinin dışında kalan bağlık ve bahçelik bir alandı. Bölgenin doğal yapısını Kavaklıdere Deresi, kavak ağaçları, üzüm bağları, meyve bahçeleri ve bağ evleri oluşturuyordu. Bu nedenle bugünkü Tunalı'yı 1930'larda canlandırmak isteyenlerin, asfalt bir alışveriş caddesi yerine dere boyunca uzanan yeşil alanları ve bağları düşünmesi gerekiyor.

1934-1950 yılları arasında Kavaklıdere suyunun bahçelerde kullanıldığı ve üzüm hasadında elde edilen ürünlerin Kavaklıdere Şarap Fabrikası'na satıldığı aktarılıyor. Bu ayrıntı, bölgenin yalnızca yeşil bir alan olmadığını; bağcılık ve bahçeciliğin de Kavaklıdere'nin gündelik yaşamında önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.

TUNALI HİLMİ CADDESİ GERÇEKTEN OTLAK MIYDI?

Tunalı Hilmi Caddesi'nin tamamının eskiden otlak olduğu iddiası tarihsel tabloyu tam olarak yansıtmıyor. Eski Ankara'ya ilişkin anlatımlarda Tunalı ve Kavaklıdere çevresi bağlık-bahçelik olarak tarif edilirken, daha geniş çevrede hayvanların otlatıldığı açık arazilerin bulunduğuna ilişkin bilgiler de yer alıyor.

Bu nedenle bölgeyi yalnızca “eski bir mera” olarak tanımlamak yerine, bağların, bahçelerin, dere yatağının, bağ evlerinin ve açık kırsal arazilerin bir arada bulunduğu bir alan olarak değerlendirmek daha doğru. Özellikle Kavaklıdere'nin doğal yapısı, bugünkü Tunalı'nın geçmişini anlamada temel unsur olarak öne çıkıyor.

1930 HARİTASINDA ÇANKAYA SINIRI NEDEN TARTIŞILIYOR?

1930 tarihli Ankara haritasını bugünkü Çankaya sınırlarıyla birebir karşılaştırmak doğru değil; çünkü Çankaya o tarihte bugünkü anlamıyla ilçe değildi. Çankaya, 9 Haziran 1936'da kabul edilen 330 sayılı yasayla ilçe statüsüne kavuştu. Bu nedenle 1930'lu yıllardaki idari çizgileri bugünkü belediye veya ilçe sınırları gibi okumak tarihsel açıdan yanıltıcı.

Ankara'nın güney yönündeki gelişimini anlamak açısından asıl önemli dönüm noktalarından biri 1932'de onaylanan Jansen Ankara İmar Planı oldu. Plan, genç başkentin gelişiminde yeni bir şehircilik yaklaşımı ortaya koyarken Kavaklıdere de Ankara'nın giderek güneye doğru genişlemesiyle kentleşme baskısıyla karşılaşmaya başladı.

Jansen Ankara İmar Planı

Jansen Ankara İmar Planı

1930'LARDA TUNALI İÇİN ARAZİ ANLAŞMAZLIĞI YAŞANDI MI?

Tunalı Hilmi Caddesi'ndeki belirli bir arazi anlaşmazlığının Çankaya sınırını değiştirdiğini doğrulayan güvenilir bir kayıt bulunmuyor. Bu nedenle “1930 haritasındaki sınır değişikliğinin nedeni Tunalı'daki arazi anlaşmazlığıydı” şeklindeki bir anlatının kesin tarihsel gerçek olarak kullanılması doğru değil.

Eldeki tarihsel veriler, tek bir anlaşmazlıktan çok daha geniş bir dönüşüme işaret ediyor: Ankara'nın güneye doğru büyümesi, Jansen Planı'nın uygulanması, Kavaklıdere'nin kentleşme süreci ve 1936'da Çankaya'nın ilçe haline gelmesi. Dolayısıyla Tunalı'nın idari ve imari geçmişini tek bir arazi anlaşmazlığı üzerinden açıklamak yerine, başkentin büyüme süreci içinde değerlendirmek gerekiyor.

TUNALI HİLMİ BEY'İN BAĞLARI KAVAKLIDERE'Yİ NASIL DEĞİŞTİRDİ?

Tunalı Hilmi Bey'in Ankara'da satın aldığı bağlarla bağlantılı araziler, bölgenin sonraki tarihinin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Bugünkü Karum ve Sheraton çevresindeki arazilerin Tunalı Hilmi Bey'in satın aldığı bağlarla bağlantılı olduğu aktarılırken, bu arazilerin daha sonra kızı Sevda Tunalı And ve eşi Cenap And döneminde Kavaklıdere'nin şarapçılık tarihine bağlandığı görülüyor.

Kavaklıdere Şarapları'nın tarihçesine göre Sevda ve Cenap And çifti, 1929'da Kavaklıdere'deki bağ ve araziler üzerinde şarap üretimine başladı. Böylece bugün Ankara'nın merkezinde bulunan Kavaklıdere adı, bir dönem bölgenin temel ekonomik unsurlarından biri olan üzüm bağlarıyla doğrudan ilişkilendi.

KAVAKLIDERE’NİN KENTLEŞME SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLADI?

Kavaklıdere'nin yoğun konut alanına dönüşümü özellikle 1940'lı ve 1950'li yıllarda hızlandı. Ankara'nın şehir merkezinin Ulus'tan güneye doğru genişlemesi, Atatürk Bulvarı çevresindeki gelişmeler, elçiliklerin yerleşmesi ve Çankaya yönünün önem kazanması Kavaklıdere'nin kent içindeki konumunu değiştirdi.

Bir zamanlar şehir dışındaki bağ ve sayfiye alanları olarak görülen Kavaklıdere, giderek Ankara'nın prestijli konut bölgelerinden biri haline geldi. Bağ evlerinin ve açık arazilerin bulunduğu çevrede apartmanlaşma başladı; Tunalı Hilmi Caddesi de zamanla konutların yanı sıra ticari işlevlerin yoğunlaştığı bir merkez haline geldi.

TUNALI HİLMİ CADDESİ NE ZAMAN APARTMANLARLA DOLDU?

Tunalı Hilmi Caddesi çevresindeki apartmanlaşma 1950'lerde belirginleşti. Bu dönüşümün somut örneklerinden biri, ruhsatı 1954 tarihli olan Üniversite Apartmanı. Yapı, Kavaklıdere'nin bağ ve bahçe karakterinden daha yoğun şehir dokusuna geçişinin izlenebildiği örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

1957 tarihli Yücel-Uybadin Planı da Kavaklıdere'nin konut dokusunun gelişmesinde etkili oldu. Böylece düşük yoğunluklu bağ ve sayfiye alanlarının yerini giderek apartmanlar almaya başladı; bölgenin Ankara içindeki ticari ve sosyal önemi de arttı.

KUĞULU PARK'IN BULUNDUĞU YER ESKİDEN NASILDI?

Kuğulu Park'ın bulunduğu alan da geçmişte bugünkü görünümünden oldukça farklıydı. Kavaklıdere'nin aktığı bölgede kavak ağaçları ve küçük bir su birikintisi bulunuyor, alan doğal bir karakter taşıyordu. Parkın düzenlenmesine 1958'de başlandı ve bölge sonraki yıllarda Ankara'nın en bilinen kamusal alanlarından birine dönüştü.

Kuğulu Park çevresindeki arazi değişimleri de Ankara'nın hızlı kentleşme sürecini gösteriyor. Polonya Sefareti'nin arazisinin bir bölümü 1957'de Atatürk Bulvarı'nın genişletilmesi amacıyla alınırken, 1964'te tazminat kapsamında başka arazilerle birlikte Kuğulu Park'ın bir bölümünün elçilik tarafına verilmesi gibi mülkiyet düzenlemeleri yaşandı.

TUNALI HİLMİ CADDESİ'NİN ESKİ ADI NEYDİ?

Tunalı Hilmi Caddesi'nin önceki adı Özdemir Caddesi olarak geçiyor. Dörtyol ile Kuğulu Park arasındaki güzergâhın ilk dönemleri, bugünkü yoğun ticaret caddesi görüntüsünden uzaktı. Cadde ve çevresindeki şehirleşme hızlandıkça güzergâh Ankara'nın sosyal ve ticari hayatının önemli merkezlerinden birine dönüştü.

Bugün Tunalı adıyla bilinen bölgenin geçmişinde ise yalnızca yol ve yapılaşma değil, Kavaklıdere'nin doğal peyzajı da önemli yer tutuyor. Dere, bağlar, bahçeler ve kavaklıklar zamanla büyük ölçüde ortadan kalkarken yerlerini yoğun yapılaşmaya bıraktı.

Kuğulu Park

Kuğulu Park

TUNALI HİLMİ CADDESİ'NİN GEÇMİŞİ ANKARA'NIN DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATIYOR!

Tunalı Hilmi Caddesi'nin geçmişi, Ankara'nın başkent olduktan sonra kırsal çeperden modern şehir merkezine dönüşmesinin somut örneklerinden biri. 1920'lerin sonunda bağcılık ve şarap üretiminin görüldüğü Kavaklıdere, 1930'larda hâlâ açık ve yeşil alanlarıyla dikkat çekiyordu. 1932 Jansen Planı, Ankara'nın gelişiminde yeni bir dönemi başlattı; 1936'da Çankaya ilçe oldu.

1940'larda güneye doğru şehirleşme hızlandı, 1950'lerde apartmanlaşma belirginleşti ve 1957 planıyla yeni yapılaşma düzeni güç kazandı. 1958'de Kuğulu Park'ın düzenlenmesiyle bölgenin kamusal görünümü de değişti. Böylece bağların, bahçelerin ve Kavaklıdere'nin bulunduğu alan, birkaç on yıl içinde Ankara'nın en bilinen şehir merkezlerinden Tunalı Hilmi Caddesi'ne dönüştü.

Ankara Tarih