Ankara’nın en kritik sınavı: Türkiye NATO’yu bir arada tutabilecek mi?

Küresel fay hatlarının çatırdadığı, ABD ile Avrupa arasında iplerin koptuğu bir dönemde gözler NATO Ankara Zirvesi’ne çevrildi. Ankara bu kriz ortamında arabulucu olup sınavı geçebilecek mi, yoksa kırılma daha da mı derinleşecek? İşte Türkiye’nin başarı hanesine yazılacak kritik hamleler...

Ankara’nın en kritik sınavı: Türkiye NATO’yu bir arada tutabilecek mi?

Küresel güvenliğin yeniden şekillendiği, ittifak içi dengelerin ve sınır ötesi krizlerin tırmandığı bir dönemde, gözler Türkiye’nin başkentine kilitlendi. Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan ve ittifakın geleceğini belirleyecek kritik NATO Zirvesi için hazırlıklarını en üst düzeyde sürdürüyor. Sadece diplomatik bir buluşma değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel siyasetteki ağırlığını ve arabuluculuk kapasitesini test edecek bir "başarı sınavı" niteliği taşıyan bu zirve öncesinde, kulisler ve hazırlıklar hareketli. 2013-2018 yılları arasında Türkiye'nin NATO Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Emekli Büyükelçi Fatih Ceylan, bu kritik eşiğin şifrelerini, Ankara’nın önündeki tarihi fırsatları ve başarı hanesine yazılması muhtemel stratejik hamleleri Yeni Ankara’ya anlattı.

ABD ve Avrupa arasındaki gerginlik nedeniyle zirvenin çok kritik bir eşikte olduğuna dikkat çeken Fatih Ceylan, bir ayrışmanın ortasında yapılacağını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz bir sene içinde Amerika Birleşik Devletleri'nin daha 2025 yılının başından itibaren yani Trump ikinci kez eve geldikten sonraki süreyi göz önüne alacak olursak ABD ile Avrupa arasında belirgin bir ayrışmanın ortaya çıktığını görüyoruz. Bu hem geçen sene yapılan Münih Güvenlik Konferansı'nda hem bu seneki Davos ve yine Münih Güvenlik Konferansı'nda çok açık bir şekilde ortaya çıktı. E bir de bunun üstüne geçen yıl göreve gelir gelmez Danimarka'dan Grönland'ı istemesi, Kanada'yı ABD'nin bir eyalete dönüştürme yolundaki talebi olunca bu ABD ile Avrupa arasındaki gerilim hattını iyice ortaya çıkardı. Ankara zirvesi böyle bir dönemde yapılıyor.”

“TRUMP’IN NATO’YA BAKIŞI ÇOK PARLAK DEĞİL”

Ankara Zirvesi’ne gergin bir ortamda girileceğine dikkat çeken Fatih Ceylan, ABD ve Avrupa’nın neden gergin olduğuna ilişkin, “Üstelik 28 Şubat tarihinde ABD-İsrail ikilisinin İran'a karşı başlattığı savaşın Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla sonuçlanması ve Trump'ın herhangi bir danışma yapmadan müttefik ülkeler NATO bünyesinden destek istemesi, bunun kabul görmemesi ABD-Avrupa ilişkilerini iyice gerdi. Zaten Trump'ın başından beri ilk döneminden beri NATO'ya bakışı parlak değil. Hatta olumsuz diyebiliriz, çok olumsuz” ifadelerini kullandı.

“ZİRVEDE ÜÇ ANA UNSUR VAR: GERGİNLİĞİN SÜRMESİ NATO İÇİN HAYRA ALAMET DEĞİL”

Emekli Büyükelçi Fatih Ceylan, Ankara Zirvesi’nde üç ana unsurdan bahsetmek gerektiğini söyledi. Birinci unsurun ABD ile Avrupa arasında gerilimin olduğu bu mevcut ortamda nasıl bir ortak payda bulunacağı olduğunu aktaran Ceylan şöyle devam etti:

“Eğer bir bağlantı kurulabilirse o zaman bu Ankara'nın başarı hanesine yazılır. Bu birinci faturamız. Avrupa, Türkiye de dahil iki ana sınamayla karşı karşıya. Bir tanesi Ukrayna'da devam eden savaş. Bunun nasıl sonuçlanacağı belli değil. Sonuçlansa dahi bunun etkilerinin nasıl tezahür edeceğini şimdiden öngörmek de pek mümkün değil. Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren bir husus. Diğer bir konu Ortadoğu'da cereyan etmekte olan gelişmeler. Bu hem Türkiye'yi hem Avrupa güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. Bir diğer üçüncü husus ise ABD ile Avrupa arasında olan gerilim. Ukrayna'nın Avrupa güvenliği için ortaya çıkardığı tablo olumsuz. Orta Doğu'daki 28 Şubat'tan bu yana daha da ağırlaşan gelişmelerin hem Türkiye'nin hem Avrupa'nın güvenliğine etkileri, bir taraftan da Amerika'yla Avrupa arasındaki gerilen ilişkilerin olabildiğince tamir edilmesine çalışılması. Şimdi ideal olan üçünde bir ortak faydaları tesis etmek. Eğer edilebilirse büyük başarı olur. Ama edilemezse tabii o zaman farklı bir tablo ortaya çıkar. Yani ABD Avrupa arasındaki gerilimin sürmesi NATO'nun geleceği açısından hiç de hayra alamet olmaz.”

“NATO ESKİ NATO OLMAYACAK”

Ankara Zirvesi’nde alınan kararların ardından NATO'nun yeniden yapılanacağını dile getiren Fatih Ceylan, “Yani NATO eski NATO olmayacak. Bu yüzden Ankara Zirvesi çok kritik bir eşik. Gerçekten hassas ve NATO'nun geleceği açısından da hayati derecede önemli sonuçların ortaya çıkacağı bir zirvedir bu. Bu zirve vesilesiyle Türkiye'nin bu alandaki katkıları ne olabilir, yönlendirmeleri ne olabilir onları da göreceğiz” dedi.

“KÖRFEZ ÜLKELERİ ANKARA’NIN BAŞARI HANESİNE YAZILIR”

NATO’nun 20024 yılındaki İstanbul Zirvesi'nde hayata geçirilen İstanbul İşbirliği Girişimi’ndeki Körfez ülkelerinin, Suudi Arabistan’ın zirveye katılım durumları henüz bilinmiyor. Fatih Ceylan, bu ülkelerin katılması durumunda Körfez ile NATO arasındaki ilişkilerin daha sağlıklı bir hal alacağına ve Ankara’nın başarı hanesine yazılacağına dikkat çekti. Öte yandan ABD Başaknı Trump’ın Lahey’de yapılan zirvede; Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda’yı kapsayan Uzak Doğu ortaklarını istemediğini hatırlatan Ceylan, Ankara için belirsizliğin sürdüğünü dile getirdi.

AVANTAJ MI YOKSA DEZAVANTAJ MI? ZİRVEDEN SONRA BELLİ OLACAK

NATO Zirvesi’nde Avrupa müttefik ülkeleri arasında Avrupa savunma sanayini destekleyecek ortak üretim programları, ortak tedarik programları geliştirilmesi, tedarik zincirlerinin sağlamlaştırılması başlıklarının görüşüleceğini kaydeden Emekli Büyükelçi Ceylan, “Bu durum Türkiye açısından yeni fırsatlar ortaya çıkarabilir. Fırsat mı olacak, avantaj mı, dezavantaj mı olacak? Zirveden sonra belli olacak” şeklinde konuştu.

BEŞTEPE DE BAŞARI YA DA BAŞARISIZLIĞIN ADRESİ OLACAK

Ceylan son olarak zirve vesilesiyle Beştepe'de yapılacak savunma sanayi forumuna değindi. Bu forumun da Ankara için kritik bir öneme sahip olduğunun altını çizen Fatih Ceylan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Forumda alınacak kararlar arasında kuvvetle muhtemeldir ki savunma sanayileri arasındaki işbirliğinin ve ortaklıkların ilerletilmesine dönük bir ortak irade ortaya çıkacaktır. Bu Türkiye açısından yeni fırsatlar doğurabilir. Türkiye, Avrupa savunması için mühimmat üretiminde, füze teknolojisinde, insansız hava ve deniz araçlarının üretiminde ciddi mesafe katetti. Hızlı ve ölçekli üretimden bahsediyoruz. Bu Türk savunma sanayisi için yeni fırsatlar çıkarabilir. Dolayısıyla zirve o açıdan da önemli. İşte bütün bu faktörler bir arada Ankara Zirvesi'nin başarısını veya başarısızlığını gösterecek.”
NATO Ankara Türkiye ABD Trump Suudi Arabistan