Ankara’nın en “İstanbullu” semti hangisi?

Ankara’nın en “İstanbullu” semti hangisi? Yüksek binaları, yoğun trafiği, kafeleri ve iş merkezleriyle Çukurambar bu benzetmede öne çıkıyor.

Ankara’nın en “İstanbullu” semti hangisi?

Ankara denildiğinde geniş bulvarlar, düzenli yerleşim ve daha sakin bir şehir hayatı akla geliyor. Ancak başkentin bazı bölgelerinde manzara değişiyor. Yüksek binalar, yoğun trafik, kalabalık restoranlar ve bitmeyen hareketlilik İstanbul’u hatırlatıyor. Peki Ankara’nın en “İstanbullu” semti neresi?

Ankara ile İstanbul birbirinden oldukça farklı iki şehir.

Birinde deniz, vapur ve yokuşlar; diğerinde geniş bulvarlar, bozkır ve daha düzenli bir şehir planı var. Yine de Ankara’nın içinde dolaşırken zaman zaman “Burası İstanbul’dan bir parça gibi” dedirten bölgelerle karşılaşmak mümkün.

Elbette bunun resmi bir ölçüsü yok. “En İstanbullu semt” tamamen şehir hissi üzerinden yapılan bir benzetme.

Ama yüksek yapılar, iş merkezleri, yoğun trafik, restoran ve kafe çeşitliliği ile günün hemen her saatindeki hareketlilik birlikte düşünüldüğünde Çukurambar güçlü biçimde öne çıkıyor.

ÇUKURAMBAR NEDEN İSTANBUL'U HATIRLATIYOR?

Çukurambar bundan birkaç on yıl önce bugünkü görüntüsünden oldukça uzaktı.

Bölge zaman içinde büyük bir dönüşüm geçirdi. Eski yapıların yerini yüksek apartmanlar, rezidanslar, oteller, restoranlar ve iş merkezleri aldı.

Bugün Çukurambar sokaklarında dolaşırken Ankara’nın klasik mahalle görüntüsünden çok büyükşehir merkezlerinde görmeye alışık olduğumuz bir manzarayla karşılaşılıyor.

Özellikle yüksek yapıların arasında kalan yoğun araç trafiği, vale bekleyen otomobiller ve akşam saatlerinde dolan restoranlar İstanbul’un merkezi iş ve yaşam bölgelerini hatırlatıyor.

ANKARA'NIN MASLAK'I MI?

Çukurambar için yapılabilecek İstanbul benzetmelerinden biri Maslak.

Elbette iki bölgenin ölçeği aynı değil. Ancak ofis binalarının konutlarla iç içe geçmesi, gündüz çalışan nüfusun bölgeyi doldurması ve yüksek yapılaşma benzer bir kent hissi oluşturuyor.

Çukurambar’da sabah saatlerinde ofislere gelenlerle başlayan hareketlilik, öğle saatlerinde restoranlara, akşam ise kafe ve eğlence mekânlarına kayıyor.

Bu nedenle mahalle yalnızca insanların yaşadığı bir yer değil, aynı zamanda Ankara’nın önemli çalışma ve buluşma merkezlerinden biri.

TRAFİK DE İSTANBUL BENZETMESİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Bir bölgenin İstanbul’u hatırlatması için ne yazık ki yalnızca kafeler ve yüksek binalar yetmiyor.

Trafik de devreye giriyor.

Çukurambar’ın Konya Yolu, Eskişehir Yolu ve Söğütözü gibi önemli ulaşım akslarına yakın olması günün belirli saatlerinde ciddi araç yoğunluğu oluşturuyor.

Özellikle iş çıkışında bazı sokaklarda birkaç yüz metrelik mesafeyi geçmek beklenenden uzun sürebiliyor.

Daralan sokaklar, yol kenarında park eden araçlar, taksiler ve vale trafiği birleştiğinde başkentin sakinliği bir anda kaybolabiliyor.

SÖĞÜTÖZÜ İLE BİRLİKTE BÜYÜK BİR İŞ MERKEZİ OLUŞTU

Çukurambar’ı tek başına düşünmemek gerekiyor.

Komşusu Söğütözü ile birlikte bölge Ankara’nın en yoğun yeni nesil iş merkezlerinden birini oluşturuyor.

AVM’ler, oteller, ofis kuleleri ve büyük şirketlerin merkezleri bu hatta toplanıyor.

Ankara’nın geleneksel iş merkezi uzun yıllar Kızılay ve Ulus çevresindeyken, kentin batıya doğru büyümesiyle birlikte Söğütözü-Çukurambar aksı yeni bir merkez haline geldi.

Bu görüntü de İstanbul’daki Levent-Maslak gibi modern iş akslarını çağrıştırıyor.

TUNALI İÇİN BENZETME BAŞKA: ANKARA'NIN NİŞANTAŞI'SI

Ancak “İstanbullu” denildiğinde yalnızca yüksek binalardan söz ediyorsak eksik kalır.

Tunalı Hilmi Caddesi ve Kavaklıdere çevresi de başka bir İstanbul hissi veriyor.

Buradaki benzetme Maslak değil, daha çok Nişantaşı veya Kadıköy.

Kafeler, küçük restoranlar, mağazalar, yürüyen kalabalık ve sokak hayatının gün boyu devam etmesi Tunalı’yı Ankara’nın en şehirli bölgelerinden biri yapıyor.

Üstelik Çukurambar’dan farklı olarak Tunalı’da hayat daha fazla sokağa taşıyor.

İnsanların otomobilden inmeden mekâna girdiği bir düzen yerine yürüyerek bir kafeden diğerine geçilen klasik kent merkezi havası var.

BAHÇELİEVLER'İN İSTANBUL KARŞILIĞI KADIKÖY OLABİLİR

Bahçelievler de özellikle 7. Cadde çevresindeki hareketlilik nedeniyle bu tartışmaya dahil edilebilir.

Öğrenciler, kafeler, restoranlar ve akşam saatlerine kadar devam eden yaya trafiği bölgeye genç bir karakter veriyor.

Bu nedenle Bahçelievler’i İstanbul’un iş merkezlerinden çok Kadıköy-Bahariye çevresine benzetmek daha mümkün.

Ancak yapılaşma ve şehir ölçeği düşünüldüğünde Çukurambar kadar “İstanbul metropolü” hissi vermiyor.

ÇAYYOLU İSE İSTANBUL'UN BANLİYÖLERİNİ HATIRLATIYOR

Çayyolu ve Ümitköy için benzetme biraz daha farklı.

Müstakil evlerin, sitelerin, geniş caddelerin ve büyük restoranların yaygın olduğu bu bölgeler İstanbul’un yoğun merkezi mahallelerinden ziyade kentin daha varlıklı dış yerleşimlerini çağrıştırıyor.

Özellikle İstanbul’un Zekeriyaköy veya Göktürk gibi bölgelerinde görülen site-kafe-restoran üçgenine benzer bir yaşam düzeni Çayyolu’nda da bulunuyor.

Bu nedenle Ankara’nın “İstanbullu” bölgelerinden söz edildiğinde Çayyolu da listenin üst sıralarında yer alabilir.

PEKİ ANKARA'NIN EN “İSTANBULLU” SEMTİ HANGİSİ?

Tek bir doğru cevap yok.

Yüksek binalar, iş merkezleri, trafik ve büyükşehir temposu aranıyorsa cevap Çukurambar.

Sokak kültürü ve kafeler açısından bakıldığında Tunalı Hilmi-Kavaklıdere hattı, genç ve hareketli yaşam için Bahçelievler, daha konforlu banliyö hayatı için ise Çayyolu başka İstanbul benzetmelerini hak ediyor.

Ama Ankara’nın klasik sakin ve geniş şehir görüntüsünden en hızlı uzaklaşılan yerlerden biri bugün hâlâ Çukurambar.

Bir Ankaralı için birkaç sokaklık trafik, yüksek rezidanslar, yoğun restoranlar ve sürekli hareketlilik yeterliyse, Çukurambar’da bazen insanın aklına aynı cümle gelebiliyor:

“Ankara’dayız ama burası biraz İstanbul olmuş.”

Ankara İstanbul