Ankara'nın en eski ve en yeni ilçeleri

Ankara'nın en eski ve en yeni ilçeleri hangileri? Osmanlı'dan miras kalan tarihi kazalardan, 2008 yılında kurulan Pursaklar'a uzanan idari gelişim rehberi.

Ankara'nın en eski ve en yeni ilçeleri

Tarihi İpek Yolu üzerindeki stratejik konumundan modern Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olma sürecine kadar geniş bir zaman diliminde evrilen Ankara, idari sınırlarında da radikal dönüşümler yaşadı. Başkentin günümüzdeki 25 ilçelik idari haritası, hem yüzlerce yıllık Osmanlı mirasını hem de modern kentleşmenin yarattığı yeni metropol merkezlerini bir arada barındırıyor.

OSMANLI'DAN MİRAS KALAN KADİM MERKEZLER: ANKARA'NIN EN ESKİ İLÇELERİ

Ankara'nın en eski ilçeleri, Cumhuriyet'in ilanından çok önce Osmanlı İmparatorluğu döneminde "kaza" statüsüne sahip olan köklü yerleşimlerden oluşmaktadır. 1864 ve 1871 tarihli Vilayet Nizamnameleri ile şekillenen idari yapıda, Ankara geniş bir vilayetin merkezi konumundaydı. Tarihsel arşivler ve 1831 nüfus sayımı incelendiğinde; Ayaş, Beypazarı, Nallıhan, Haymana, Balâ, Çubuk, Kalecik ve Yabanabad (Kızılcahamam) kentin en eski idari birimleri olarak öne çıkmaktadır.

Özellikle tarihi İpek Yolu güzergâhında bulunan Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan, erken dönemlerden itibaren ticari ve idari birer merkez olmuşlardır. Orhan Bey döneminde Osmanlı topraklarına katılan Beypazarı, 1868 yılından itibaren kaza olarak önemini pekiştirmiştir. Güney ekseninde yer alan Haymana ve Balâ geniş tarım havzalarını yönetirken, Ankara Savaşı'na tanıklık eden Çubuk ve bağcılığıyla ünlü Kalecik de köklü idari geçmişleriyle başkentin tarihi omurgasını oluşturmaktadır.

En Eski İlçeler İdari Kökeni Coğrafi ve Ekonomik Temeli
Ayaş Osmanlı Kazası Tarihi İpek Yolu ticaret güzergâhı, tarımsal üretim
Beypazarı Osmanlı Kazası 1868'den itibaren kaza, zanaat ve tarihi ticaret merkezi
Nallıhan Osmanlı Kazası Batı Anadolu bağlantı yolu, tarım
Haymana Osmanlı Kazası 16. yüzyıldan itibaren kaza (Haymanateyn), hayvancılık
Çubuk Osmanlı Kazası Tarihi yerleşim (Çubukabad) ve geniş tarım havzası

METROPOLÜN GENİŞLEMESİ VE 1980 SONRASI KURULAN YENİ İLÇELER

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Altındağ (1953) ve Yenimahalle (1957) gibi kentsel ilçelerle büyüyen Ankara, 1980'lere gelindiğinde devasa bir göç dalgasıyla karşılaştı.

Nüfusun iki milyona dayanması ve Lörcher ile Jansen planlarının sınırlarının aşılmasıyla, tek bir merkez ilçe ile yönetim imkânsız hale geldi. 1983 yılında çıkarılan 2963 sayılı kanunla Keçiören, Mamak, Sincan ve Gölbaşı müstakil ilçeler haline getirildi. Bu organik büyümeyi 1987'de Kahramankazan, 1990 yılında ise Etimesgut, Akyurt ve Evren'in ilçe yapılması izledi. Ulaşım koridorları ve sanayileşme, bu yeni ilçelerin cazibe merkezi olmasında başrol oynadı.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÜRÜNÜ: ANKARA'NIN EN YENİ İLÇESİ PURSAKLAR

Ankara'nın kronolojik olarak en yeni kurulan ilçesi ise Pursaklar'dır. 1463 yılındaki Osmanlı Tahrir Defterlerinde 40 hanelik bir tarım köyü olarak geçen ve 1965 yılında dahi sadece 559 kişilik bir nüfusa sahip olan Pursaklar (eski adıyla Busaklar), Esenboğa Havalimanı yolunun (Protokol Yolu) bölgeden geçmesiyle kaderini değiştirdi.

Önce 1987 yılında belde belediyesi olan yerleşim, bilhassa 2004'te başlayan "Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi" ile devasa bir cazibe merkezine dönüştü. Yaşanan bu büyük demografik patlama sonucunda, 22 Mart 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5747 sayılı Kanun ile Altınova, Sarayköy ve Sirkeli bölgelerinin de katılımıyla "Pursaklar" müstakil bir ilçe olarak kuruldu. İdari haritaya yasa ile eklenen bu son ilçe, başkentin metropoliten gelişiminin en somut ve en yeni laboratuvarı olarak kayıtlara geçti.

Kızılcahamam Pursaklar Ayaş Balâ Nallıhan Evren Çubuk Altındağ Yenimahalle Kalecik Haymana Kahramankazan Etimesgut Akyurt