Ankara’da zamanda yolculuk mümkün olsaydı hangi semtte başlardı?
Ankara’da zamanda yolculuk mümkün olsaydı başlangıç noktası neden Ulus olurdu? Roma, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet izlerini aynı semtte derledik.
Ankara’da geçmişe açılan hayalî bir kapı seçilecek olsaydı, başlangıç noktası büyük ihtimalle Ulus olurdu.
Çünkü başkentin çok az bölgesinde tarih bu kadar sıkışık bir alanda üst üste duruyor. Aynı çevrede Frig izleri, Roma yapıları, Selçuklu ve Osmanlı eserleri ile Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının simge binaları görülebiliyor.
Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Ulus ve Altındağ çevresini Roma Hamamı, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu, Ankara Kalesi, Hacı Bayram Veli Camii ile Cumhuriyet dönemi yapılarının bir arada bulunduğu başlıca tarih ve kültür alanlarından biri olarak tanımlıyor.
Bu nedenle Ulus, yalnızca “eski Ankara” değil. Aynı sokakların çevresinde farklı yüzyılların birbirine değdiği bir tarih katmanı.
İLK DURAK ROMA DEĞİL, ONDAN DA ESKİ OLABİLİR
Ulus’un hikâyesi Roma İmparatorluğu ile başlamıyor.
Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kent tarihçesine göre şehir merkezinde yapılan kazılarda Friglerin Ankara’da yaşadığına ilişkin bulgular elde edildi. Ankara daha sonra Lidya, Pers, Helenistik dönemler ve Roma egemenliği altında gelişti.
Yani bugün Ulus’ta yürürken görülen tarihî yapıların altında, gözle görülemeyen daha eski bir Ankara da bulunuyor.
Bu nedenle hayalî zaman makinesinin ilk düğmesine basıldığında gidilecek tarih tek bir dönem değil; binlerce yıl öncesine uzanan bir kent geçmişi olurdu.

ROMA ANKARA’SININ İZLERİ HÂLÂ SOKAKTA
Ulus çevresindeki en güçlü tarih katmanlarından biri Roma dönemi.
Hacı Bayram Veli Camii’nin hemen yanında bulunan Augustus Tapınağı, Roma dönemi Ankara’sının en önemli yapılarından biri. Kültür Portalı, tapınağın Galatya’nın Roma’ya katılmasının ardından İmparator Augustus adına yapıldığını ve duvarlarında Augustus’un icraatlarını anlatan Latince ve Yunanca yazıtların bulunduğunu belirtiyor.
Bir başka önemli nokta Çankırı Caddesi üzerindeki Roma Hamamı.
Buradaki kazılarda Frig, Roma ve Bizans katlarının yanı sıra Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait izlere de rastlandı. Hamamın ise bulunan sikkelere dayanılarak Roma İmparatoru Caracalla döneminde, MS 3. yüzyılın başlarında yapıldığı tahmin ediliyor.
Ulus çevresinde ayrıca Julianus Sütunu da bulunuyor. Kültür Portalı, sütunun Roma İmparatoru Julianus’un Ankara’da bulunması anısına MS 361-363 yılları arasında dikildiğini aktarıyor.
Bir semtte birkaç dakikalık mesafe içinde üç farklı Roma izi görmek, Ulus’un neden “zaman tüneli” benzetmesine en uygun yerlerden biri olduğunu açıklıyor.
BİR DUVARIN YANINDA ROMA, DİĞER YANINDA OSMANLI
Ulus’taki tarih katmanlarının belki de en çarpıcı görüntüsü Hacı Bayram’da ortaya çıkıyor.
Hacı Bayram Veli Camii, Augustus Tapınağı’nın hemen bitişiğinde bulunuyor. Kültür Portalı’na göre caminin doğu cephesi doğrudan tapınak duvarına yaslanıyor.
Yani birkaç adım içinde iki farklı dünya yan yana duruyor.
Bir tarafta Roma İmparatorluğu’nun Ankara’daki en önemli yapılarından biri, diğer tarafta Osmanlı döneminde Ankara’nın en önemli dinî merkezlerinden biri.
Hacı Bayram Camii ve Türbesi çevresinin Augustus Tapınağı ile birlikte tarihî bir bütün oluşturması nedeniyle alan 2016’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne de alındı.
Ankara’da zamanda yolculuk gerçekten mümkün olsaydı belki de en kısa geçiş burada yaşanırdı: Birkaç metre yürüyerek Roma’dan Osmanlı’ya.

ANKARA KALESİ’NDE YÜZYILLAR BİRBİRİNİN ÜZERİNE KURULMUŞ
Ulus’un biraz yukarısında Ankara Kalesi bulunuyor.
Kalenin kesin yapım tarihi bilinmiyor. Kültür Portalı, yapının Galatlar döneminde var olduğunu, Roma döneminde onarıldığını, Bizans döneminde yeniden inşa ve tahkim edildiğini, Selçukluların da kaleyi onarıp genişlettiğini belirtiyor.
Kaleiçi’nde bugün görülen geleneksel Ankara evleri ise daha sonraki dönemlerin izlerini taşıyor.
Bu nedenle Ankara Kalesi tek bir medeniyetin eseri olarak okunamıyor. Aynı yapı farklı dönemlerde onarılmış, değiştirilmiş ve yeniden kullanılmış durumda.
Ulus’un tarihini ilginç yapan noktalardan biri de bu: Eski dönem tamamen ortadan kalkmıyor; sonraki dönem onun üzerine ekleniyor.
OSMANLI ANKARA’SININ TİCARET MERKEZİ DE BURADA
Ulus ve Kale çevresi yalnızca dinî ve askerî yapılarla sınırlı değil.
Bugünkü Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin bulunduğu Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han, Osmanlı Ankara’sının ticari geçmişinin önemli parçaları.
Kültür Portalı, Mahmut Paşa Bedesteni’nin 15. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığını; Kurşunlu Han’ın da Osmanlı dönemine ait olduğunu belirtiyor. İki yapı daha sonra restore edilerek Anadolu Medeniyetleri Müzesine dönüştürüldü.
Böylece Ankara’nın eski ticaret merkezlerinden biri, bugün Anadolu’nun çok daha eski dönemlerine ait eserlerin sergilendiği bir müzeye dönüşmüş durumda.

SONRA TARİH BİRDEN 1920’YE SIÇRIYOR
Ulus’ta zaman çizgisinin en büyük kırılmalarından biri Cumhuriyet Caddesi’nde yaşanıyor.
Bugünkü Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak kullanılan I. TBMM Binası, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı yer.
TBMM kayıtlarına göre bina 1920-1924 yılları arasında Meclis olarak kullanıldı. Millî Mücadele döneminin temel kararlarının yanı sıra İstiklal Marşı’nın kabulü, Saltanatın kaldırılması, Ankara’nın başkent oluşu ve Cumhuriyet’in ilanı gibi tarihî gelişmeler bu Meclis döneminde gerçekleşti.
Üstelik ikinci Meclis binası da birkaç yüz metre ötede.
Mimar Vedat Tek tarafından tasarlanan yapı 1924’ten 1960’a kadar TBMM olarak kullanıldı ve bugün Cumhuriyet Müzesi olarak hizmet veriyor.
Roma tapınağından yürümeye başlayan biri, çok uzun bir mesafe katetmeden Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının merkezine ulaşabiliyor.
AYNI SEMTTE KAÇ FARKLI DÖNEM VAR?
Ulus’u Ankara’nın “zaman yolculuğu merkezi” yapan tarih katmanları kabaca şöyle sıralanabilir:
| Dönem | Ulus ve çevresindeki iz |
|---|---|
| Frig dönemi | Kent merkezindeki kazılarda ortaya çıkan yerleşim izleri |
| Roma dönemi | Augustus Tapınağı, Roma Hamamı, Julianus Sütunu |
| Bizans dönemi | Ankara Kalesi ve Roma Hamamı çevresindeki katmanlar |
| Selçuklu dönemi | Ankara Kalesi’nin onarımları ve çevredeki Selçuklu eserleri |
| Osmanlı dönemi | Hacı Bayram Veli Camii, hanlar, bedestenler ve eski Ankara dokusu |
| Millî Mücadele | I. TBMM Binası |
| Erken Cumhuriyet | II. TBMM Binası ve Ulus çevresindeki Cumhuriyet dönemi yapıları |
Bu tablo bir “en eski semtler sıralaması” değil. Ulus’un farkı, farklı tarih dönemlerinin aynı bölgede fiziksel olarak hâlâ okunabilmesi.

HAMAMÖNÜ NEDEN DEĞİL?
Ankara’da zamanda yolculuk denildiğinde güçlü adaylardan biri de Hamamönü.
Geleneksel Ankara evleri, tarihî camiler ve restore edilmiş sokak dokusu bölgeyi eski Ankara atmosferinin en görünür alanlarından biri haline getiriyor. Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Hamamönü’nü tarih ve kültür turizminin önemli merkezleri arasında gösteriyor.
Ancak Ulus’un farkı kronolojik çeşitlilik.
Hamamönü daha çok Osmanlı ve geleneksel Ankara dokusunu hissettirirken Ulus’ta Roma’dan Cumhuriyet’e uzanan çok daha geniş bir tarih çizgisi aynı alanda görülebiliyor.
BİRKAÇ KİLOMETREDE İKİ BİN YILI AŞAN HİKÂYE
Ulus’ta yürürken bir noktada Roma İmparatorluğu’nun izlerine, birkaç dakika sonra Osmanlı dönemine, biraz ileride ise Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına ulaşmak mümkün.
Bu nedenle “Ankara’da zamanda yolculuk mümkün olsaydı nereden başlardı?” sorusunun en güçlü cevabı Ulus.
Çünkü burada geçmiş, müzelerde birbirinden ayrılmış bölümler halinde durmuyor.
Roma tapınağı ile Osmanlı camisi yan yana, Cumhuriyet’in ilk Meclisi birkaç sokak ötede, Ankara Kalesi ise bütün bu tarih katmanlarına yukarıdan bakıyor.
Başkentte zaman makinesine ihtiyaç yok.
Bazen yalnızca Ulus’ta yürümek yeterli.