Ankara'da tıpatıp aynı isme sahip mahalleler!
Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde birbirinden farklı ilçelerde tıpatıp aynı isme sahip mahalleler kargo, tebligat ve acil durumlarda kafa karışıklığı yaratıyor. İşte başkentin mükerrer mahalleler gerçeği.
Türkiye’nin başkenti Ankara, tarihi dokusu, modern bulvarları ve genişleyen idari sınırlarıyla devasa bir metropol. Ancak merkezden en uç dış ilçelere kadar uzanan bu geniş coğrafyada, kargo göndermeye çalışanları, tebligat ulaştıranları ve hatta acil sağlık ekiplerini şaşırtan ilginç bir detay var: Başkentte "tıpatıp aynı isme sahip" onlarca mahalle bulunuyor. Peki, on farklı ilçede aynı mahalle adının yer almasının arkasında hangi tarihsel ve idari nedenler yatıyor?
CUMHURİYET'TEN GAZİ'YE: İSİMLER NEDEN TEKRARLANIYOR?
Yer isimlendirme bilimi olan toponimi, bir kentin hafızasını ve politik tercihlerini gözler önüne serer. Ankara'nın resmi envanterleri incelendiğinde, ulus-devlet inşası sürecinde rejim sembollerini ve kurucu liderlerin hatıralarını yaşatmak için kullanılan isimlerin il genelinde defalarca tekrarlandığı görülüyor.

Örneğin başkentte idari ve coğrafi olarak birbirinden tamamen kopuk en az dört farklı Cumhuriyet Mahallesi bulunuyor. Bu mahalleler Çubuk, Polatlı, Sincan ve Yenimahalle ilçelerinde aynı anda varlık gösteriyor. Benzer şekilde, kurucu liderin unvanını taşıyan Gazi Mahallesi Polatlı, Sincan ve Yenimahalle'de; Osmanlı mirasını simgeleyen Fatih Mahallesi ise Polatlı ve Sincan sınırlarında yer alıyor. Coğrafi ve topoğrafik nitelikleri niteleyen Esentepe veya yeni yerleşimleri ifade eden Yeni Mahalle gibi isimler de kentin farklı noktalarında mükerrer olarak yer alıyor. Tarih bilimciler, bu durumun ilçelerin geçmişte kendi bağımsız yerel meclisleriyle karar almasından ve benzer "milli reflekslerle" en prestijli mahallelerine aynı isimleri vermesinden kaynaklandığını belirtiyor.
6360 SAYILI YASA KARGAŞAYI NASIL BÜYÜTTÜ?
Mahalle isimlerindeki bu benzerliklerin kentsel yaşamda daha görünür hale gelmesinin en büyük dönüm noktası ise 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 Sayılı Büyükşehir Yasası oldu. Bu yasa ile büyükşehir belediyelerinin idari sınırları il mülki sınırlarıyla eşitlendi. Yüzlerce yıldır kendi köy tüzel kişiliğine sahip olan kırsal yerleşimler, tek bir kanun maddesiyle bağlı bulundukları ilçe belediyelerinin "mahallesi" statüsüne geçirildi.

Eski köylerin sonundaki "köyü" ibaresi silinip "mahallesi" eklenince; merkez ilçelerde halihazırda var olan Esentepe, Cumhuriyet veya Fatih gibi isimler, taşra ilçelerindeki eski köylerin adlarıyla çakıştı. Böylece kâğıt üzerinde hepsi Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde eşit statüde olan ancak birbirinden yüzlerce kilometre uzakta bulunan çok sayıda aynı isimli mahalle ortaya çıktı.
KARGO VE AMBULANSLAR NASIL BULUYOR?
Aynı isimli mahallelerin varlığı; kargo taşımacılığından e-devlet işlemlerine, tebligat gönderiminden acil sağlık (ambulans) hizmetlerine kadar pek çok alanda potansiyel kriz kapısı aralıyor. Bir adrese kargo veya fatura gönderilirken sadece ilçe ve mahalle adının yazılması, "Hangi Esentepe? Polatlı'daki mi, Evren'deki mi?" sorusunu akıllara getiriyor.

Ancak devlet mekanizmaları bu devasa lojistik kaosu Ulusal Adres Veri Tabanı (UAVT) ve Adres Kayıt Sistemi (AKS) ile aşıyor. 5490 sayılı kanun gereği, Türkiye'deki her bir bağımsız konut veya iş yerine özel, tamamen benzersiz 10 haneli bir adres kodu atanıyor. Sokak adı değişse veya Ankara'da yüzlerce "Cumhuriyet Mahallesi" olsa dahi, binaya atanan bu 10 haneli dijital parmak izi hiç değişmiyor. DASK poliçelerinden tapu işlemlerine, kargolardan resmi yazışmalara kadar her alanda zorunlu hale gelen bu sistem, mükerrer mahalle isimlerinin yarattığı idari engelleri tamamen ortadan kaldırarak dijital bir güvence sunuyor.