Ankara’da orman yangını çıkma riski en yüksek ilçeler hangileri?
Ankara’da orman yangını riski bazı ilçelerde daha yüksek. Geniş orman alanları ve geçmiş yangınlar, özellikle bu bölgeleri öne çıkarıyor.
Ankara’da orman yangını riski, ilçelerin sahip olduğu orman varlığı, kuraklık, sıcaklık, rüzgâr, arazi yapısı ve insan yoğunluğu gibi birçok faktöre göre değişiklik gösteriyor. Özellikle geniş ormanlık alanların bulunduğu Kızılcahamam, Nallıhan, Beypazarı ve Çamlıdere başta olmak üzere bazı ilçeler, yangın açısından daha yakından takip edilmesi gereken bölgeler arasında bulunuyor.
Ancak ilçeleri kesin bir “yangın riski sıralaması” şeklinde değerlendirmek doğru değil. Risk, meteorolojik koşullara göre günlük olarak değişebiliyor. Bu nedenle geniş orman alanına sahip olmak tek başına yüksek yangın riski anlamına gelmiyor.
ANKARA’DA YANGIN RİSKİ NEDEN İLÇEDEN İLÇEYE DEĞİŞİYOR?
Orman yangını ihtimalinin ortaya çıkmasında yalnızca orman miktarı değil, ormanların çevresindeki doğal ve beşeri koşullar da etkili oluyor.
Yüksek sıcaklık, düşük nem, uzun süreli kuraklık ve kuvvetli rüzgâr yangının çıkma ve hızla yayılma ihtimalini artırırken; piknik alanları, tarım arazileri, yerleşim yerleri ve yoğun kullanılan ormanlık alanlar da insan kaynaklı yangın riskini beraberinde getiriyor.
Bu nedenle Ankara’nın özellikle ormanlık kuzey ve kuzeybatı kesimleri yaz aylarında daha fazla önem kazanıyor.

KIZILCAHAMAM ANKARA’DA İLK SIRALARDA
Ankara’da orman yangını riski açısından en fazla öne çıkan ilçelerin başında Kızılcahamam geliyor.
İlçenin geniş orman alanları bulunmasının yanı sıra Soğuksu Milli Parkı, Şahinler Tabiat Parkı ve Kızılcahamam Şehir Ormanı gibi vatandaşların yoğun olarak kullandığı doğal alanlar da bulunuyor.
Kızılcahamam'da geçmiş yıllara ait yangın kayıtları da dikkat çekiyor. 2005-2014 dönemindeki verilere göre ilçede 74 orman yangını meydana gelirken, yıllık ortalama yangın sayısı 7,4 olarak kaydedilmişti.
Geniş orman dokusu ile ziyaretçi yoğunluğunun bir araya gelmesi, sıcak ve kurak dönemlerde ilçeyi daha hassas bölgelerden biri haline getiriyor.
NALLIHAN’DA GENİŞ ORMAN ALANLARI BULUNUYOR
Ankara’nın batısındaki Nallıhan, sahip olduğu geniş orman varlığı nedeniyle yangın açısından dikkat edilmesi gereken ilçeler arasında yer alıyor.
Nallıhan Orman İşletme Müdürlüğü sahasında yaklaşık 122 bin 433 hektarlık orman alanı bulunuyor. Geniş bir alana yayılan ormanlar, yangın meydana gelmesi halinde müdahale ve kontrol açısından da önemli bir alan oluşturuyor.
2005-2014 yılları arasındaki eski istatistiklerde Nallıhan’da 43 orman yangını kaydedilmişti. Bu dönemde yıllık ortalama yangın sayısı yaklaşık 4,3 olarak hesaplandı.
BEYPAZARI DA RİSKLİ BÖLGELER ARASINDA
Beypazarı, hem geniş orman alanları hem de geçmiş yıllardaki yangın kayıtları nedeniyle Ankara’da dikkat edilmesi gereken ilçelerden biri.
İlçede yaklaşık 88 bin 504 hektarlık orman alanı bulunuyor. Bunun yaklaşık 44 bin hektarlık bölümünü normal kapalı ormanlar oluşturuyor.
Beypazarı’nda 2005-2014 döneminde 50 orman yangını meydana geldiği belirtiliyor. İlçenin Tekkedağı ve Eğriova gibi doğal alanları da yangın riskinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.
Özellikle sıcaklığın yükseldiği, nemin düştüğü ve rüzgârın etkisini artırdığı dönemlerde ormanlık alanlardaki risk daha da önem kazanıyor.
ÇAMLIDERE’DE ORMAN KUŞAĞI DİKKAT ÇEKİYOR
Ankara’nın kuzeyindeki Çamlıdere, önemli ormanlık alanlara sahip ilçeler arasında bulunuyor.
İlçedeki orman varlığı yaklaşık 44 bin 210 hektar seviyesinde. Çamkoru ve Aluçdağı Tabiat Parkları da ilçenin doğal alanları arasında yer alıyor.
Geçmiş dönem verilerine göre 2005-2014 yılları arasında Çamlıdere’de 45 orman yangını kaydedildi. Bu dönemde yıllık ortalama yangın sayısı 4,5 oldu.
Özellikle yaz aylarında kuruyan ot ve çalıların ormanlık alanlarda birikmesi, olası bir ateşin daha hızlı büyümesine zemin hazırlayabiliyor.

BALA’DA BEYNAM ORMANI ÖNE ÇIKIYOR
Ankara’nın güneyindeki Bala ilçesinde ise özellikle Beynam çevresi dikkat çekiyor.
Beynam Ormanı, ilçenin önemli doğal alanlarından biri olurken bölgede mesire alanlarının bulunması da insan kaynaklı yangın ihtimalinin göz önünde bulundurulmasını gerektiriyor.
Kurak hava, yüksek sıcaklık ve rüzgârın aynı anda etkili olduğu günlerde özellikle orman ile tarım arazilerinin kesiştiği alanlarda daha dikkatli olunması gerekiyor.
ÇUBUK’TA KARAGÖL ÇEVRESİNE DİKKAT
Çubuk da Ankara’da orman yangını açısından takip edilmesi gereken ilçeler arasında gösterilebilir.
İlçenin özellikle kuzey ve kuzeydoğu kesimlerinde ormanlık alanlar bulunuyor. Karagöl Tabiat Parkı ise doğal güzelliği nedeniyle ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği bölgelerden biri.
Bu nedenle piknik, kamp ve diğer açık hava faaliyetlerinin arttığı dönemlerde kontrolsüz ateş kullanımı, sigara izmariti ve benzeri insan kaynaklı nedenler önem taşıyor.
ELMADAĞ, GÜDÜL, AYAŞ VE KALECİK DE UNUTULMAMALI
Ankara’da yangın riski yalnızca büyük orman alanlarına sahip ilçelerle sınırlı değil.
Elmadağ, Güdül, Ayaş ve Kalecik ilçelerinde de orman ve kırsal alanların bulunduğu bölgelerde yangın riski ortaya çıkabiliyor.
Güdül’de bulunan Sorgun Tabiat Parkı, doğal alanlar açısından öne çıkan bölgelerden biri. Elmadağ’da ise ormanlık alanların yanı sıra arazi eğimi ve kırsal alanların yapısı yangın riskinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.
YANGIN RİSKİNİ ARTIRAN 6 TEMEL FAKTÖR
Ankara’daki orman yangını riskini değerlendirirken şu unsurlar birlikte ele alınıyor:
- Orman alanının genişliği
- Hava sıcaklığının yükselmesi
- Düşük nem oranı
- Kuraklık ve bitki örtüsünün kuruması
- Rüzgârın şiddeti
- İnsan kaynaklı faaliyetlerin yoğunluğu
Bunlara ek olarak tarım arazileriyle ormanların birbirine yakın olması da önemli bir risk faktörü oluşturuyor.
Anız yakılması, tarla çalışmaları sırasında çıkan kıvılcımlar, piknik ateşleri, çoban ateşleri, bahçe ve arazi temizliği sırasında yakılan ateşler ile sigara izmaritleri orman yangınlarının insan kaynaklı nedenleri arasında bulunuyor.

ANKARA’DA 2026 YAZINDA YANGIN TEDBİRLERİ ARTIRILDI
Ankara Valiliği, 1 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasındaki dönem için orman yangınlarının önlenmesine yönelik çeşitli tedbirler aldı.
Kararlarda özellikle sıcak ve kurak hava koşullarının yanı sıra ormanlık ve mesire alanlarında artan insan ve araç hareketliliğine dikkat çekildi.
Bu nedenle yangın riski yalnızca orman alanlarının bulunduğu ilçelerde değil, ormanla yerleşim ve tarım alanlarının birbirine yaklaştığı bölgelerde de önem taşıyor.