Ankara’da el emeği şenliği başladı: Örgü tutkunları Ahalteke’de buluştu

El emeğinin ve dayanışmanın buluştuğu Ankara Örgü Etkinlik Grubu’nun geleneksel örgü şenliği, Ahalteke Binicilik Tesisleri’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Ankara’da el emeği şenliği başladı: Örgü tutkunları Ahalteke’de buluştu

Ankara Örgü Etkinlik Grubu tarafından geleneksel olarak düzenlenen örgü şenliği, Alparslan Türkeş Caddesi üzerindeki Ahalteke Binicilik Tesisleri’nde başladı. Birbirinden farklı el emeği ürünlerin sergilendiği etkinlik, örgü tutkunlarını aynı çatı altında buluşturdu. Usta öğreticiler eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmaları, katılımcılara hem yeni teknikler öğrenme hem de açık havada keyifli vakit geçirme fırsatı sundu.

EL EMEĞİ GÖZ NURU ÜRÜNLER GÖRÜCÜYE ÇIKTI

Şenlik alanında çanta, çorap, eldiven, başörtüsü oyaları ve dekoratif aksesuarlar başta olmak üzere 100’den fazla farklı el işi ürün ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Rengârenk iplerle hazırlanan çalışmalar, katılımcıların hayal gücüyle birleşerek özgün tasarımlara dönüştü. Dikiş makinelerinin de yer aldığı etkinlikte ziyaretçiler, istedikleri ürünlerin yapım aşamalarını yakından inceleme imkanı buldu.

Öte yandan şenlikte, sokak hayvanlarına destek amacıyla bir araya gelindi. Etkinlikten elde edilen gelirin patili dostların ihtiyaçları için kullanılacağı belirtildi.

Örgüyle uzun yıllardır ilgilenen Ayşe Murat ise etkinlikle ilgili duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Bu işe ilk başladığımda ne yapacağımızı tam bilmiyorduk. Zamanla kendime göre farklı modeller geliştirdim. Özellikle emekli olduktan sonra örgüye daha fazla zaman ayırmaya başladım. Burası stres atmak için harika bir ortam. Tüm kadınlarımıza üretmelerini tavsiye ediyorum. Evde sadece oturmak yerine kendilerini geliştirecek hobiler edinmeleri çok önemli.”

Yazar Pelin Uzunoğlu, bu tür organizasyonların toplumsal bilinç açısından büyük önem taşıdığını söyleyerek, “Etkinlik benim için çok kıymetli. Bu etkinliğin amacı, geliriyle sokak hayvanlarına destek sağlamak. Barınaktaki hayvanlar için düzenlenen bu organizasyonda yer almaktan mutluluk duyuyorum. Burada bulunma sebeplerimden biri de kitabımla birlikte meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmak ve bu konuda bilgilendirici paylaşımlar yapmak. Kitabım, benim kendimi ve kanser sürecimi anlattığım bir yaşam öyküsü” ifadelerini kullandı.

“ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”

Meme kanseriyle mücadelesini paylaşan Uzunoğlu, erken teşhisin tedavide belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, sözlerini şu şekilde devam ettirdi:

“2024 yılının Haziran ayında meme kanseri tanısı aldım. Eylül 2025 itibarıyla tedavi sürecimi tamamladım. Şu anda kontrollerim ve günlük kullandığım ilaçlarla hayatıma devam ediyorum. Meme kanseriyle ilgili her gittiğim yerde aynı mesajı veriyorum: Erken tanı hayat kurtarır. Ancak hastalığın geç fark edilmesi her şeyin bittiği anlamına gelmez. Tedavi süreci devam eder ve doğru tedaviyle başarılı sonuçlar almak mümkündür. Erken tanıdan kastımız, kemoterapi sürecini yaşamadan tedaviyi tamamlayabilme ihtimalidir. Bence bu sürecin en yoğun ve en yıpratıcı kısmı kemoterapidir. Bu nedenle erken tanı çok kıymetlidir. Tüm kadınlarımızın düzenli kontrollerini yaptırmalarını tavsiye ediyorum.”

Uzunoğlu, kitabı hakkında da şu bilgileri verdi:

“Kitabımda kendi yaşadığım süreci anlatırken aynı zamanda bir kanser hastasına nasıl yaklaşılması gerektiğine de değiniyorum. Günümüzde kanser vakaları giderek artıyor. Ancak çoğu zaman hastalarla nasıl iletişim kuracağımızı, onlara nasıl destek olabileceğimizi bilemiyoruz. Benim babam da kolon kanseriydi ve bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Aynı zamanda hem kanser hastası oldum hem de hasta yakını olarak bu süreci yaşadım. Bunun yanında hemşireyim. Bu nedenle konuya üç farklı açıdan bakabiliyorum ve çok hassas yaklaşıyorum. Elimden geldiği kadar insanlara faydalı olmaya çalışıyorum. Her zaman söylediğim gibi; erken tanı hayat kurtarır.”
Kültür Sanat Ankara Yerel Haberleri