Ankara'da dinamitin ortaya çıkardığı doğa harikası: Tulumtaş Mağarası

Ankara'da sıradan bir yol çalışması sırasında patlatılan dinamitlerin, yerin metrelerce altında bir milyon yıldır büyük bir sessizlikle saklanan büyüleyici bir yeraltı sarayını gün yüzüne çıkaracağını kim tahmin edebilirdi?

Ankara'da dinamitin ortaya çıkardığı doğa harikası: Tulumtaş Mağarası

Koruma altındaki 3. derece doğal sit alanı olan Tulumtaş Mağarası, özellikle hafta sonlarında yoğun ziyaretçi ağırlıyor. Kapadokya'ya giden birçok yabancı turist kafilesi de güzergâh üzerindeki bu doğal oluşumu ziyaret ederek Ankara'nın yer altındaki eşsiz güzelliğini keşfediyor. Mağara girişinde hizmet veren kafe ile Ankara'yı simgeleyen turistik figür ve hediyelik eşyaların satıldığı bölümler ziyaretçilere hem mola hem de sevdiklerine hediye alma imkânı sunuyor.

Doğanın milyonlarca yılda şekillendirdiği Tulumtaş Mağarası, keşif hikâyesi, eşsiz jeolojik yapısı ve her geçen gün artan yerli ve yabancı turist ilgisiyle Ankara'nın önemli ziyaret rotalarından birisi oldu. Gölbaşı Belediyesi tarafından turizme kazandırılan Tulumtaş Mağarası yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle geziliyor. Kapadokya'ya yabancı turist kafileleri götüren tur şirketleri, Ankara çıkışı güzergâh üzerinde bulunan Tulumtaş Mağarası'nı programlarına dâhil ediyorlar.

ÇEVRE YOLU İÇİN DİNAMİT PATLATILDI, MAĞARA KEŞFEDİLDİ

Ankara'nın Gölbaşı ilçesine bağlı Tulumtaş Mahallesi'nde bulunan Tulumtaş Mağarası'nın hikâyesi, tamamen tesadüflerle başlayan sıra dışı bir keşfe dayanıyor. Yüz binlerce, hatta bilimsel araştırmalara göre yaklaşık bir milyon yıl boyunca yerin metrelerce altında gizli kalan doğal oluşum, 1992 yılında Ankara Çevre Yolu'nun yapımı sırasında gerçekleştirilen yol çalışmaları sayesinde gün yüzüne çıktı. O yıllarda çevre yolu Karayatak mevkiinde çalışmalar devam ederken kaya kütlelerinin parçalanması için yüksek miktarda dinamit patlatıldı.

Çalışmaların sürdüğü günlerden birinde meydana gelen şiddetli patlamanın ardından kayalık kütlenin içinde beklenmedik büyüklükte boşluklar oluştu. Çalışanlar, kayaların arasında daha önce bilinmeyen geniş bir yer altı galerisiyle karşılaştı. İlk anda bunun sıradan bir kaya boşluğu olduğu düşünülse de yapılan incelemelerde, içeride binlerce yılda oluşmuş sarkıtlar, dikitler, sütunlar ve akma taşların bulunduğu dev bir doğal mağaranın keşfedildiği anlaşıldı. Böylece milyonlarca yıldır insan ayağı basmamış, doğal girişi bulunmayan Tulumtaş Mağarası ilk kez gün ışığıyla buluştu.

DİNAMİTLER MAĞARANIN BAZI BÖLÜMLERİNDE TAHRİBAT OLUŞTURDU

Ancak mağaranın ortaya çıkmasını sağlayan dinamit patlatmaları, aynı zamanda mağaranın bazı bölümlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara da yol açtı. Giriş kısmındaki kaya blokları çökerken, binlerce yılda oluşan bazı damlataşlar kırıldı ve galerilerin bir bölümü zarar gördü. Bunun üzerine bölge; jeologlar, mağara bilimciler ve ilgili kurumlar tarafından ayrıntılı şekilde incelenmeye başlandı. Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda mağaranın "fosil mağara" niteliği taşıdığı belirlendi. Doğal bir girişe sahip olmayan mağaranın, geçmişte yer altı sularının kireçtaşlarını eritmesiyle oluştuğu, daha sonra suyun çekilmesiyle bugünkü görünümüne kavuştuğu tespit edildi.

549 metre uzunluğundaki mağaranın içerisinde onlarca salon ve yan galeri bulunurken, yer yer 30-40 metreyi bulan tavan yüksekliği dikkat çekiyor. Mağarada iç sıcaklık yaz-kış 10-11 derece arasında oluyor. Keşfin ardından Tulumtaş Mağarası'nın bilimsel ve doğal değeri ortaya konularak alan 3. derece doğal sit ilan edildi ve koruma altına alındı. Uzun yıllar yalnızca bilim insanlarının araştırmalarına konu olan mağara için yürüyüş platformları, aydınlatma sistemi, güvenlik önlemleri ve ziyaretçi alanları oluşturuldu.