Ankara'da "Cinnet" değil pusulu cinayet: Silahı bir gün önce binaya saklamış!

Ankara’da boşanma aşamasındaki eşini katleden Hüseyin Ünal’ın yargılandığı davada tanıklar konuştu. Bir ev ve bir araba uğruna işlenen cinayette maktulün kızının mahkeme başkanına sorduğu "Ona baba demesem olur mu?" sorusu salonda yankılandı.

Ankara'da "Cinnet" değil pusulu cinayet: Silahı bir gün önce binaya saklamış!

Boşanma aşamasında olduğu eşi M.Ü.’yü ateşli silahla öldüren sanık H.Ü.’nün yargılanmasına devam edildi. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Dayanışma Komitesi tarafından yakından takip edilen duruşmada, cinayetin ekonomik şiddetle başlayan süreci ve planlı işlendiğine dair iddialar damga vurdu.

"ERKEKLİK" SAVUNMASI MI, PLANLI PUSU MU?

Sanık Hüseyin Ünal, eşinin kendisine "Yaşlısın, sevgilim daha genç" diyerek hakaret ettiğini ve bu nedenle cinnet geçirdiğini öne sürdü. Ancak dosyadaki deliller cinayetin önceden planlandığına işaret ediyor. Sanığın tüfeği 15 gün önceden getirdiği, olaydan bir gün önce binaya sakladığı ve internette silah fiyatlarını araştırdığı mahkeme kayıtlarına geçti.

DAVAYI ÖNCE ÇOCUKLAR VE KADINLAR DERNEĞİ ÜSTLENDİ

Davanın hukuk mücadelesini Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına avukat Çisel Demirkan Sakallı üstlendi. Duruşmada söz alan Sakallı, cinayetin işleniş biçimine ve kadın cinayetlerindeki ortak örüntüye dikkat çekerek şunları söyledi:

"Yılın başından beri öldürülen bütün kadınlar hep aynı sebepten öldürüldü; kendine bakmaya, giyimine kuşamına dikkat etmeye başladığı için. Müesser’in ailesi hala üzerinde et parçaları olan o ayakkabılarla yaşıyor. Bir insan konuşmaya silahla mı gider? Türkiye’de kadınlar ateşli silahlarla öldürülüyor. Bu silahlar bakkalda, markette mi satılıyor? En ağır cezayı talep ediyoruz."

MAKTULÜN KIZINDAN YÜREK BURKAN İFADE: "BABA DEMESEM OLUR MU?"

Duruşmanın en sarsıcı anları, çiftin 15 yaşındaki kızı Ö.Ü.’nün tanıklığı sırasında yaşandı. Mahkeme başkanına "Sanığa baba demesem olur mu?" diye soran Ö.Ü., babasının annesini sürekli tehdit ettiğini belirtti. Ö.Ü., "Annemin gelmesini bekliyordum, silah sesi duydum. Kapıyı açtığımda o adama bağırdım, bana 'kapıyı kapat' diye bağırdı. Uzaklaştırması olmasına rağmen eve geliyordu. Anneme 'O evi sana vermeyeceğim, seni deşerim' diyordu" şeklinde konuştu.

EKONOMİK ŞİDDET VE TAKİP İDDİALARI

Maktulün yakınları, M.Ü.’nün evlilik süresince ağır ekonomik şiddete maruz kaldığını ifade etti. Maktulün babası N.B., "Kızım öldükten sonra öğrendim ki temizliğe gidiyormuş. O kadar malı mülkü varken maddi zorluk çekmiş. Mal mülk için öldürüldü" dedi. Maktulün kardeşi O.Y. ise ablasının sürekli takip edildiğini, sanığın uzaklaştırma kararı varken eve gizlice girip çocuklara baskı yaptığını beyan etti.

BAROLARDAN VE PLATFORMLARDAN MÜDAHİLLİK TALEBİ

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Dayanışma Komitesi temsilcilerinin de takip ettiği davada, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi davaya müdahillik talebinde bulundu fakat bu talep red edildi. Avukatlar, sanığın "cinnet" veya "aldatılma" iddialarının haksız tahrik indirimi almaya yönelik olduğunu savunarak, 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmasını ve sanığın hiçbir indirim almadan cezalandırılmasını talep etti.

HTS KAYITLARI İNCELENECEK

Mahkeme heyeti, sanık H.Ü.’nün tutukluluk halinin devamına hükmetti. Dosyadaki eksiklerin giderilmesi için sanık ve maktulün HTS kayıtlarının istenmesine ve analiz raporlarının hazırlanmasına karar verildi. Ayrıca savunmalarda adı geçen Ü.S. ve A.Ü.’nün bir sonraki celseye zorla getirilmesine karar verilerek duruşma 8 Nisan’a ertelendi.

Kadına Şiddet Kadın