Ankara'da bakırcılık alarmı: Usta var ama çırak yok

Ankara'da 50 yıldır bakırcılık yapan Aytekin Küçük, bakıra talebin artmasıyla mesleğin altın çağını yaşadığını ancak çırak yetişmediği için zanaatın bitme noktasına geldiğini belirtti.

Ankara'da bakırcılık alarmı: Usta var ama çırak yok

Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı tarihi Kale Mahallesi’nde, yarım asırdır bakır ve kalay ustalığı yapan Aytekin Küçük, baba mesleğini büyük bir titizlikle sürdürüyor. Sağlıklı yaşam bilincinin artmasıyla mutfaklarda bakır kullanımına olan ilginin zirve yaptığını ifade eden Küçük, zanaatın "altın çağını" yaşamasına rağmen ciddi bir insan kaynağı kriziyle karşı karşıya kalındığını vurguladı. Talep patlamasına rağmen arkadan gelecek çırak bulunmamasının, bu kadim mesleği yok olma tehlikesiyle baş başa bıraktığı kaydedildi.

"HAFTANIN ÜÇ GÜNÜ SOPAYLA DÖVEN USTANIN YANINDA YETİŞTİM"

Çocukluk yıllarında amcalarının yönlendirmesiyle kalaycılık zanaatına adım atan Aytekin Küçük, mesleğin inceliklerini "Kıvırcık Dursun" lakaplı disiplinli bir ustadan öğrendiğini aktardı.

Eski dönemlerdeki usta-çırak ilişkisinin zorluklarına ve öğreticiliğine değinen Küçük, "Amcam beni o ustanın yanına verdi ve orada çalışmaya başladım. Çok sinirliydi, yanında çalışılmıyor, bağırıyor ve haftanın üç günü sopayla dövüyordu. Ama onun yanında çalıştığım için gurur duyuyorum. Ondan dürüst işçilik, bakırcılık, kalaycılık, nikelaj ve parlatma öğrendim. Onun sayesinde el becerim çok gelişti. Ölçü kullanmadan bakır yapacak kadar ustaydı." diyerek geçmişteki eğitim disiplininin önemini dile getirdi.

"KOCA ANKARA’DA BU MESLEĞİ YAPAN ÜÇ DÖRT KİŞİ KALDIK"

Günümüzde mesleğin ekonomik olarak en parlak dönemlerinden birini geçirdiğini ancak teknik işçilik yapabilecek kapasitede personel bulunamadığını savunan Küçük, gelecek kaygısını paylaştı.

Başkent genelinde zanaatı icra edenlerin sayısının parmakla gösterilecek kadar azaldığını belirten usta, "Şu an bu meslek altın çağını yaşıyor. Koca Ankara’da üç dört kişi kaldık, beşincisi yok. Öğrenmiş olsalar meslek altın bilezik, her zaman kazanır. Ama biri heveslenerek geliyor, ‘kaç para veriyorsun, kaçta başlayıp kaçta çıkacağım, tatil mi’ diye soruyor. Çıraklığımda gece yarılarına kadar çalıştığım zamanlar oldu." ifadeleriyle yeni neslin yaklaşımdaki eksikliklere dikkat çekti.

MUTFAKTA BAKIR KULLANIMI: SAĞLIK VE LEZZET SIRRI

Bakır ve kalayın toprak altından çıkan doğal madenler olması sebebiyle sağlık açısından benzersiz faydalar sunduğunu ifade eden Küçük, lezzet farkının birçok profesyonel işletme tarafından yeniden keşfedildiğini bildirdi.

Modern mutfak gereçlerinin aksine bakırın doğal yapısını koruduğunu kaydeden Küçük, "Çoğu lokantalar bile bakıra döndü. Niye? Lezzet farkını yakaladılar. Eski adamlar mesela 100 yaşına kadar yaşıyorlar çünkü yediğimiz doğal bir şey yok. Bu bakırı bulaşık makinesine koy, kendini karartır ama kesinlikle kalayını çıkaramaz. Sağlıklı olduğu için çoğu lokanta bakır kullanmaya başladı" sözleriyle bakırın mutfaklardaki vazgeçilmez yerini vurguladı.

Yaşam Kültür Sanat Ankara Yerel Haberleri Altındağ