Başkentteki 26 katlı bina faciasında yeni perde: Kritik rapor bekleniyor!
Ankara yangın davası oturumunda duygusal anlar! 3,5 aylık bebeğini yitiren babanın isyanı ve bilirkişi raporundaki son durum haberimizde...
Ankara'nın Çankaya ilçesinde geçtiğimiz yıl 12 Temmuz'da meydana gelen ve biri bebek üç kişinin ölümüyle sonuçlanan 26 katlı bina faciasıyla ilgili yargılama sürüyor. Ankara yangın davası kapsamında görülen son duruşmada, davanın seyrini değiştirecek bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu verileri için mahkemeden ek süre kararı çıktı. İhmaller zincirinin sorgulandığı oturumda, hayatını kaybedenlerin yakınları sanıkların savunmalarına sert tepki gösterdi. Mahkeme heyeti, süreci uzatan eksik evrakların tamamlanması için ek süre tanıdı.
ANKARA YANGIN DAVASI İÇİN KRİTİK RAPOR BEKLENİYOR
Başkentte geçtiğimiz yıl 12 Temmuz'da Alacaatlı Mahallesi'ndeki bir sitede meydana gelen ve biri bebek üç kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin yargılama Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. Dört tutuklu sanığın da aralarında bulunduğu toplam 13 kişinin yargılandığı davada, taraf avukatları ve mağdur aileler hazır bulundu. Mahkeme başkanı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan talep edilen müzekkereye henüz yanıt gelmediğini belirterek dosyaya giren son evrakları okudu.

Cumhuriyet Savcısı ise mütalaasında, eksikliklerin giderilmesinin ardından dosyanın uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesini ve mevcut sanıkların adli kontrol şartlarının sürdürülmesini talep etti.
"SORUMLULUKLARI YOKMUŞ GİBİ KONUŞUYORLAR"
Olayda eşini ve 3,5 aylık bebeğini yitiren müşteki Mustafa Şahin, yargılamanın bir yılı geride bıraktığına dikkat çekerek sanıkların gerçeğe aykırı beyanlarla süreci uzattığını öne sürdü. Adalet arayışını mahkemede dile getiren Şahin, "3,5 aylık çocuğumu ve eşimi kaybettim. Yaşanan ihmalleri ve yapılan hataları tesadüf gibi göstermeye çalışıyorlar. Hiçbir şeyi düzgün yapmamışlar, sonra da 'biz bilmiyorduk, görmedik' diyorlar. Binanın oturma ruhsatı olmadan iskana açıldığı, elektrik bağlandığı açıkça ortada. Ruhsatı olmayan bir binanın kullanıma açıldığı belli. Adaletin yerini bulmasını istiyorum." ifadelerini kullandı.

ANKARA YANGIN DAVASI DURUŞMASINDA ADLİ KONTROL TALEBİ
Duruşmada söz alan tutuksuz sanıklar, haklarındaki iddiaları reddederek adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi. Tadilat işlemlerini yürüttüğü belirtilen sanıklardan Fikret Artan, dokuzuncu kattaki dairede inceleme yapılmasını talep ederek, "Yangın günü Iğdır'daydım, pasaportum yanımdaydı ve hakkımda yakalama kararı yoktu. Kaçma imkanım vardı ama kaçmadım." dedi.
Müteahhit Bedri Yaşar, yaşı ve geçmişine vurgu yaparak yalan beyanda bulunmadığını savunurken; diğer sanıklar Kadir Dursun, Yavuz Selim Karaman ve İbrahim Konca da sağlık sorunları ile ekonomik gerekçeleri öne sürerek adli kontrol yükümlülüklerinin hafifletilmesini mahkeme heyetinden talep etti.
Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesine ve dairelerin elektrik kullanım verilerinin Enerjisa'dan istenmesine karar vererek duruşmayı 3 Temmuz tarihine erteledi.
26 KATLI BİNADAKİ FACİA NASIL BAŞLAMIŞTI?
İddianameye yansıyan tespitlere göre, söz konusu yangın binanın şaft boşluğundaki elektrik iletim hattında meydana gelen yapısal eksikliklerden kaynaklandı. Onuncu kat seviyesinde deforme olan hattın aşırı ısınması ve bağlantı gevşekliği nedeniyle oluşan şase patlaması, alevlerin hızla yayılmasına sebep olmuştu. Yüklenici firma yetkilileri, site yöneticisi ve yapı denetim uzmanlarının da aralarında bulunduğu sanıkların "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.