Ankara Kalesi’nin Altındaki Gizli Şehir: 81 yıllık soğuk savaş dönemi sığınağı neden açılamadı
2. Dünya Savaşı sırasında Ankara Kalesi'nin altına inşa edilen gizli sığınak hiç kullanılmadı. Savaş sırasında jetlerin bombaladığı şehirler yerle bir olurken, milyonlarca Avrupalı siren sesleriyle kendilerini sığınaklara atıyordu.
Dönemin Türk devlet yönetimi durumun önemini gördü ve her türlü olası duruma karşı Ankara Kalesi'nin altına bir sığınak inşa ettirdi. Hükümet ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üst kademelerinin güvenli şekilde çalışmalarını sürdürebilmeleri için tasarlanan kale altı sığınağı Almanlar tarafından projelendirilip inşa edildi.
Yaklaşık 81 yıl önce sağlam kaya kütlesi olan Ankara Kalesi'nin altına yapılan sığınak, zaman zaman restorasyon sonrası müzeye dönüştürülmesi gündeme gelmiş olsa da bu gerçekleşmedi.
2022 yılında İçişleri Bakanlığı, imzalanan protokolle sığınağın müzeye dönüştürülmesi için Altındağ Belediyesi'ne devretti. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da katıldığı imza töreninde, söz konusu Soğuk Savaş dönemi sığınağı AFAD tarafından Altındağ Belediyesi’ne tahsis edildi.
Ancak sığınağın Ankara ve Türkiye için önemli bir turizm potansiyeli oluşturması hedeflense de proje hayata geçirilemedi. Sığınağın Bentderesi Caddesi tarafındaki giriş kısmında ve içerisinde küçük çaplı çalışmalar yapılsa da, proje başladıktan kısa bir süre sonra durdu.
1.200 metrekarelik kapalı alana sahip gizli sığınakta 13 oda, 5 salon, 1 yatakhane, 1 yemekhane, revir ve 2 tuvalet bulunuyor. Girişin üç ayrı kapıdan sağlandığı ve Almanlar tarafından yapılan kale altı sığınağı, 3 bin 600 kişinin uzun süreli kalabileceği şekilde tasarlanarak inşa edildi. Ancak hiç kullanılmadı.
İçerisinde havalandırma, ısıtma, elektrik, jeneratör ve su tesisatı bulunan sığınak, savaş durumunda tüm ihtiyaçları karşılayacak şekilde planlandı. Söz konusu yerde gaz maskeleri, kampet yataklar ile ilk yardım ve acil durum gereçleri muhafaza ediliyor.
Dönemin Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı, sığınağı devraldıktan sonra yaptığı açıklamada buranın dünyaca ünlü bir müzeye dönüştürüleceğini ve başkent turizmine yeni bir soluk getireceğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Aklımızda birkaç düşünce var. En doğru olanı hayata geçirmek için çalışacağız. Dünyadaki diğer örnek projeleri de inceliyoruz. Biz bu sığınağın dünyaca ünlü bir müze olabilmesi ve başkent turizmine yeni bir soluk getirmesi için çalışıyoruz. Şehrimize şimdiden hayırlı olsun. Ankara Kalesi başkent turizmi için adeta bir lokomotif görevi görüyor. Kale eteklerindeki Kayabaşı bölgesinde de tarihi dokuya uygun dönüşüm çalışması gerçekleştiriyoruz. Bu bölgenin hemen bitişiğinde bulunan ve yıllardır kapıları kapalı olan tarihi sığınağı müzeye dönüştürmek için çalışma başlattık.
Ankara’mıza ve Altındağ’ımıza değer katacak. İçerisi 1.200 metrekare kapalı alan. 13 oda, 5 salon, 1 yatakhane, 1 yemekhane, revir ve 2 tuvaletten oluşuyor. Kısa süreli olarak 3 bin 600 kişinin, uzun süreli olarak da bin 200 kişinin kalabileceği şekilde tasarlanmış. Havalandırması, jeneratörü, ısıtma ve soğutma sistemi, içme suyu mekanizmalarıyla o zamanki teknolojiye göre güzel bir şekilde tasarlanmış. Şu anda da biz burayı bir müze hâline dönüştürerek Ankaralıların kullanımına açmayı planlıyoruz.”
Söz konusu gizli kale altı sığınağı, Millî Güvenlik Kurulu’nun 15 Ocak 1964 tarihinde yapılan toplantısında alınan kararla sivil savunma amacıyla kullanılmak üzere Ankara Valiliği’ne devredildi. Kararın altında dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başbakan İsmet İnönü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Kemal Şatır, Maliye Bakanı Ferit Melen ve Çalışma Bakanı Bülent Ecevit’in imzaları yer aldı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Soğuk Savaş dönemi sığınağının muhtelif zamanlarda bakımları yapıldı.