Ankara Ayakkabı ve Çanta Müzesi 400 eserle geçmişi sergiliyor
Ankara Ayakkabı ve Çanta Müzesi, 45 yıllık birikimle toplanan 400'e yakın tarihi eseri başkentte sergiliyor. Müzenin en eski parçası ne?
Ankara Ayakkabı ve Çanta Müzesi, başkentte kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel üretim kültürünü somut belgelerle geleceğe taşıyor. Ankara Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından kurulan Ankara Ayakkabı ve Çanta Müzesi, ayakkabıcılık zanaatının insanlık tarihi içindeki evrimini gözler önüne seriyor. Odadan yapılan resmi açıklamaya göre koleksiyon, hem yerel esnafın katkılarıyla hem de Anadolu'nun farklı bölgelerinden toplanan materyallerle her geçen gün genişliyor.

ANKARA AYAKKABI VE ÇANTA MÜZESİ İÇİNDE KAÇ ESER BULUNUYOR?
Ankara Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası bünyesindeki kültür alanında, 45 yıllık bir araştırmanın ürünü olan yaklaşık 400 adet nadide eser sergileniyor. Envanterde tarihi erkek ve kadın ayakkabıları, köseleden yapılmış posta çantaları, körüklü çizmeler ve zanaatkarların kullandığı geleneksel el aletleri yer alıyor.
Sergilenen parçalar arasında özellikle 1700'lü yıllardan günümüze ulaşan nalçalı (altına aşınmayı önlemek için demir çakılmış) ve kabaralı ayakkabılar ile 150 yıllık çarıklar, ziyaretçiler ve araştırmacılar tarafından en çok ilgi gören eserler arasında bulunuyor.

MÜZEDE HANGİ GELENEKSEL ZANAAT ALETLERİ SERGİLENİYOR?
Geleneksel ayakkabı ve çanta üretiminde kullanılan ancak günümüz endüstriyel imalatında yer almayan onlarca el aleti, odanın sergi salonunda ziyaretçilere tanıtılıyor. Koleksiyonda filo bıçağı (deri kesmeye yarayan özel usta bıçağı), tahta çiviler, parmaklık, ıstaka, katoki, masat ve üç ayaklı örs gibi tarihi üretim araçları korunuyor.
Ziyaretçiler ayrıca çarık, yemeni, takunya, soğuk kuyu ve cızlavet gibi geleneksel ayakkabı modellerini, dönemin orijinal imalat tezgahları ve dolgu mumlarıyla birlikte inceleyebiliyor.
ODA BAŞKANI HÜSEYİN UZUN’UN MÜZE HAKKINDAKİ HEDEFİ NEDİR?
Ankara Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Uzun, mevcut sergi alanını büyülterek bağımsız ve müstakil bir yapıya dönüştürmeyi amaçladıklarını belirtti. Hüseyin Uzun, usta-çırak geleneğiyle günümüze ulaşan zanaatın somut eserlerle belgelenmesi ve mesleki hafızanın korunması gerektiğini ifade etti.

Başkan Uzun ayrıca, elinde mesleğin geçmişine ışık tutacak tarihi ayakkabı, çanta veya el aleti bulunan tüm meslektaşlarına çağrı yaparak, müzeye bağışlanacak her eserin sektörün tarihsel gelişimine katkı sağlayacağını aktardı. Oda Başkanı Uzun, esnafa yaptığı dayanışma çağrısında şu ifadeleri kullandı:
"Bu miras hepimizin ortak değeridir. Müzemize kazandırılacak her eser, sektörümüzün hafızasını daha da güçlendirecek ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacaktır."