Ankara Adliyesi'nde adli destek krizi: Uzmanların talepleri neler?

BES, Ankara Adliyesi’nde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının yaşadığı dramatik koşulları açıkladı. Çocuklarla koridorlarda görüşen uzmanlar; çocukların üstün yararı ve kendi güvenlikleri için acil düzenleme talep ediyor. İşte adliyedeki o çarpıcı raporun detayları...

Ankara Adliyesi'nde adli destek krizi: Uzmanların talepleri neler?

Büro Emekçileri Sendikası (BES), Ankara Adliyesi’nde görev yapan psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve pedagogların yaşadıkları sorunları ve nitelikli adli destek hizmeti için taleplerini kamuoyuyla paylaşmak üzere basın toplantısı düzenledi.

Ankara Adliyesi Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’nde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının yaşadığı sorunlar kamuoyuna açıklandı. Basın açıklamasını BES Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa Çınar okudu. Açıklamaya Türk Psikologlar Derneği’nden Nazan Tekin ile Genel Merkez Yöneticisi İsmet Temel de katıldı.

Çınar, adli destek görevlilerinin yürüttüğü hizmetin yargı sürecinin en kritik alanlarından biri olduğunu vurgulayarak mevcut çalışma koşullarının hem çalışanları hem de çocukların geleceğini olumsuz etkilediğini belirtti.

“ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ ETKİLEYEN BİR KAMU HİZMETİ YÜRÜTÜYORUZ”

Basın açıklamasını okuyan Mustafa Çınar, adli destek görevlilerinin yargı sürecinde hayati bir rol üstlendiğini vurgulayarak, “Adli destek görevlileri; savcılık soruşturmalarında, hukuk ve ceza mahkemelerinde sosyal inceleme yapmakta; velayet ve kişisel ilişki değerlendirmeleri hazırlamakta; suça sürüklenen çocuklar ile mağdur ve tanıklar hakkında mesleki kanaat sunmaktadır. Bu görev, soruşturma ve kovuşturmanın seyrini doğrudan etkilemektedir” dedi.

Çınar, uzmanların 2023 yılından bu yana hafta sonları, resmî tatiller ve bayramlarda da çocuk teslim merkezlerinde zorunlu olarak çalıştırıldığını belirtti.

“8-14 KİŞİLİK ODALARDA RAPOR YAZIYORUZ”

Ankara Adliyesi’ndeki fiziki koşullara dikkat çeken Çınar, mevcut durumun hizmetin niteliğini düşürdüğünü ifade ederek, “Her iki uzmana bir oda, her dört uzmana bir görüşme odası tahsis edilmesi gerekirken bugün 8-14 kişilik odalarda rapor yazmaya çalışıyoruz. Sadece beş görüşme odası var ve her ay internet üzerinden açılan rezervasyon sisteminde saniyeler içinde oda saati kapmak için yarışmak zorunda bırakılıyoruz” diye konuştu.

Görüşme odalarının yetersizliği nedeniyle ebeveyn ve çocuklarla yapılan görüşmelerin bir saate sığdırılmak zorunda kaldığını belirten Çınar, bunun sağlıklı değerlendirme yapmayı zorlaştırdığını söyledi.

“ÇOCUKLARLA KORİDORDA GÖRÜŞME YAPMAK ZORUNDA KALIYORUZ”

Mustafa Çınar, mağdur çocuklarla ve duruşma öncesi beyanı alınacak çocuklarla zaman zaman adliye koridorlarında ya da merdiven boşluklarında görüşme yapmak zorunda kaldıklarını ifade ederek, “Geçmişte emzirme odasının ya da güvenliğin soyunma odasının kullanımı önerildi. Bu, gerçek bir çözüm değildir. Çocukların üstün yararı bu şekilde korunamaz” dedi.

Suça sürüklenen çocuklar için uzun süre özel bir görüşme odası bulunmadığını, şu an ise yalnızca bir odanın tahsis edildiğini belirtti.

Çocuk teslim merkezlerinde ciddi güvenlik açıkları bulunduğunu dile getiren Çınar, “X-ray cihazı yok. Taraflar aranmadan merkeze girebiliyor. Gizlilik kararı bulunan ya da elektronik kelepçeli taraflar aynı alanda bulunabiliyor. Bu durum hem çocuklar hem de çalışanlar açısından ciddi risk oluşturmaktadır” dedi.

Teslim odalarında kamera bulunmamasının da güvenlik sorunu yarattığını ve uzmanların asılsız şikâyetlerle karşı karşıya kalabildiğini söyledi.

“KENDİ TELEFONLARIMIZI KULLANMAK ZORUNDA KALIYORUZ”

Taraflara ulaşmak için adliye santralinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle uzmanların kişisel telefonlarını kullanmak zorunda kaldığını belirten Çınar, “Kişisel numaralarımızın taraflarda bulunması güvenlik kaygısı yaratmaktadır. Çocuk teslim işlemleri için verilen telefonlar yetersizdir. Bazı arkadaşlarımız kendi hatlarını almak zorunda kalmaktadır” dedi.

“BU SORUNLAR ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ İLGİLENDİRİYOR”

Açıklamanın sonunda Mustafa Çınar, yaşananların yalnızca bir çalışma koşulu meselesi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bu sorunlar; çocukların velayetinin kime verileceği, suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılıp kazandırılamayacağı, çatışmalı aile ortamlarında büyüyen çocukların sağlıklı bireyler olup olamayacağı gibi hayati sonuçlar doğuran bir kamu hizmetine ilişkindir.”

Çınar, nitelikli adli destek ve mağdur hizmetleri için şu talepleri dile getirdi:

  • Uzman personele yönelik mobbinge son verilmesi
  • Her uzman için ayrı oda tahsis edilmesi
  • Her dört uzmana bir görüşme odası sağlanması
  • Çocuk teslim merkezlerinin güvenli hâle getirilmesi ve X-ray cihazı kurulması
  • Dış uzman havuzunun etkin kullanılması
  • Yol masrafları ve harcırahların ödenmesi
  • Ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi
  • Mahrem bilgilerin güvenli şekilde korunması

Basın toplantısına katılan Türk Psikologlar Derneği temsilcisi Nazan Tekin de uzmanların taleplerinin çocuk hakları ve mesleki etik açısından önem taşıdığını belirtti.

Toplantı salonunda “Artık Yeter! Çocuklar ve aileler için nitelikli adli destek ve mağdur hizmetleri için çalışma koşulları düzeltilebilsin!” yazılı pankart dikkat çekti.

Basın açıklamasıyla birlikte “Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Sunumunda Yaşanan Sorunlar ile Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı ve Pedagogların Sorun ve Talepleri Raporu” da kamuoyuna sunuldu.