AK Parti Ankara Milletvekili Alparslan'dan "komisyon raporu" açıklaması!
AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun gerçekleştirdiği 21’inci toplantıda kabul edilen rapora ilişkin değerlendirmede bulundu.
AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026’daki 21’inci toplantısında nitelikli çoğunlukla kabul edilen raporun, Türkiye’nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamayı temsil ettiğini belirterek, sürecin yalnızca güvenlik değil millî birlik, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri temelinde şekillendiğini vurguladı.
Alparslan, raporun Türkiye’nin terörle mücadelesinde yeni bir merhaleye ulaşıldığını ortaya koyduğunu ifade ederek, metnin yalnızca güvenlik merkezli bir yaklaşımı değil; millî birlik, toplumsal bütünleşme, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini aynı istikamette buluşturan kapsamlı bir devlet vizyonunu yansıttığını belirtti.
“SÜREÇ SİLAHLARIN SUSMASIYLA SINIRLI DEĞİL”

Komisyonun ortaya koyduğu çerçevenin, terörü Türkiye’nin gündeminden kalıcı biçimde çıkarmayı hedeflediğini kaydeden Alparslan, sürecin salt silahların susmasına indirgenmediğini dile getirdi.
Alparslan, esas amacın toplumsal rızaya dayanan, kardeşlik hukukunu tahkim eden ve ortak gelecek tasavvurunu güçlendiren bir iç huzur düzeni inşa etmek olduğunu belirterek, “Türkiye Modeli” olarak ifade edilen yaklaşımın güvenlik ile özgürlük arasında sağlam bir denge kurduğunu, devlet otoritesini güçlendirirken demokratik standartları da yükseltmeyi esas aldığını aktardı.
Raporda Türkler ile Kürtlerin ortak tarih ve medeniyet mirasına yapılan vurgunun ayrıştırıcı söylemlere karşı güçlü bir toplumsal hafıza hatırlatması olduğuna işaret eden Alparslan, aynı coğrafyanın sahipleri ve aynı kaderin yol arkadaşları olan millet unsurlarının birlikteliğinin siyasî bir tercih değil tarihî bir hakikat olduğunu ifade etti.
“MİLLÎ DAYANIŞMA EN GÜÇLÜ SAVUNMA HATTIMIZ”

Bölgesel krizlerin derinleştiği, küresel güç mücadelelerinin yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirten Alparslan, vekâlet savaşları ve ayrıştırıcı senaryoların hedef aldığı bir coğrafyada millî dayanışmanın en güçlü savunma hattı olduğunu kaydetti.
İç huzurun güçlenmesinin yalnızca ülke içinde istikrar üretmekle kalmayacağını vurgulayan Alparslan, bunun aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adalet arayışında ağırlık koyan bir aktör olarak konumunu pekiştireceğini bildirdi.
“SİLAH BIRAKMA VE TASFİYE TEYİDİ KRİTİK AŞAMA”

Raporda sürecin en kritik aşamasının, terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin ilgili birimlerince teyit edilmesi olduğunun açıkça ifade edildiğini aktaran Alparslan, bunun sürecin ilkesiz bir müzakere zemini değil, hukuk ve devlet ciddiyeti çerçevesinde yürütüldüğünü gösterdiğini belirtti.
Yapılacak yasal düzenlemelerin cezasızlık veya af algısı oluşturmaması gerektiğine yönelik vurgunun da bu hassasiyetin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Alparslan, silah bırakma sonrasında ortaya çıkacak hukuki çerçevenin yalnızca statü belirlemeye değil, topluma kazandırma ve sağlıklı bütünleşmeye hizmet etmesi gerektiğinin altının çizildiğini kaydetti.
Alparslan, bölgeye yönelik ekonomik ve sosyal programların geliştirilerek sürdürülmesi beklentisinin ise sürecin kalkınma boyutunun da ihmal edilmediğini gösterdiğini ifade etti.
“GENİŞ MUTABAKAT VE GÜÇLÜ İRADE”
Komisyonun benimsediği katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin, siyasetin toplumun farklı kesimlerini ortak bir gelecek dilinde buluşturma sorumluluğunu üstlendiğini ortaya koyduğunu belirten Alparslan, nitelikli çoğunlukla kabul edilen raporun geniş bir mutabakat zemininin oluştuğunu ve sürecin kurumsal meşruiyet kazandığını teyit ettiğini söyledi.

Sürecin olgunlaşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu iradenin belirleyici olduğunu kaydeden Alparslan, Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş ve komisyon üyelerinin yapıcı katkılarının da sürecin sağduyu ve sorumluluk bilinciyle ilerlemesine önemli destek sunduğunu belirtti.
Alparslan, sürece olumlu katkı veren tüm paydaşlara teşekkür ederek, çalışmanın millî irade temelinde yükselen, hukuk devleti çerçevesinde şekillenen ve toplumsal rızaya yaslanan bir bütünleşme stratejisi olduğunu ifade etti.
Terörsüz bir Türkiye idealini somutlaştıran bu adımın, kardeşliği güçlendiren, devleti sağlamlaştıran ve ortak geleceği güvence altına alan tarihî bir iradenin ifadesi olduğunu belirten Alparslan, sürecin Türkiye’nin huzur, istikrar ve kardeşlik temelinde yükselişini kararlılıkla sürdüreceğine olan inancını dile getirdi.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantıda nitelikli çoğunlukla kabul edilen rapor, Türkiye’nin terörle mücadelesinde yeni bir merhaleye ulaşıldığını ortaya koymaktadır. Bu metin, yalnızca güvenlik merkezli… https://t.co/xiwVTF8Rfi
— Murat Alparslan (@Murat_Alparslan) February 20, 2026