Afetlere dirençli Ankara için 5 kritik madde: Doğru müteahhit, doğru usta, doğru malzeme!
"Ankara Kent Konseyi tarafından düzenlenen 'Afetlere Karşı Dirençli Ankara' panelinde, başkentin yapı stoğu ve deprem riski bilimsel verilerle tartışıldı. Uzman isimlerin katıldığı zirvede; kolon kesme tehlikesi, bina kimlik belgesi eksikliği ve mevzuat karmaşası masaya yatırıldı.
Ankara Kent Konseyi’nde düzenlenen “Afetlere Karşı Dirençli Ankara” etkinliğinde, başkentin deprem gerçeği bilimsel veriler, saha gözlemleri ve hukuki değerlendirmeler eşliğinde ele alındı.
Akademisyenler, mühendisler, yerel yöneticiler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı panelde; yapı denetim sisteminden mevzuat karmaşasına, yer bilimci istihdamından bina kimlik belgesine kadar birçok kritik başlık masaya yatırıldı.
“AFETLERE DİRENÇLİ ANKARA İÇİN DENETİM ŞART”
İnşaat Mühendisi Yusuf Aknisan, afetlere karşı dirençli bir Ankara hedefleniyorsa sahadaki gerçeklerin görmezden gelinmemesi gerektiğini belirtti. Bazı iş yerlerinde alan açmak amacıyla kolon içindeki kirişlerin kesildiğini gördüklerini ifade eden Aknisan, bu tür müdahalelerin taşıyıcı sistemi zayıflatarak ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Kontrol mekanizmalarının yeterince etkin işlemediğini vurgulayan Aknisan, kamu binalarında denetimin kamu eliyle yürütüldüğünü; konut ve ticari yapılarda ise ruhsat süreçlerinin ilçe belediyeleri tarafından verildiğini ve denetimlerin yapı denetim firmalarınca yapıldığını hatırlattı.
İnşaat mühendisi Yusuf Aknisan, “Denetimler kâğıt üzerinde kalmamalı. Projelere ve uygulamalara karşı hassasiyet şart. Bağ telinin hesabını yapan müteahhitler var ama asıl önemli olan taşıyıcı sistem güvenliğinin tavizsiz korunmasıdır. Bu kontrol mekanizmasını ciddi şekilde işletmemiz gerekiyor” dedi.
OKDEMİR: “50 BİN CAN, 100 MİLYAR DOLAR KAYIP”
Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Engin Okdemir, küresel deprem verileri üzerinden Türkiye’nin yaşadığı büyük kayba dikkat çekti. Son üç yılda Japonya, Myanmar ve Türkiye’de 7 ve üzeri büyüklükte depremler yaşandığını hatırlatan Okdemir, şöyle konuştu:
“Ne yazık ki en büyük maddi ve insani kayıp ülkemizde oldu. 6 Şubat depremlerinde 50 bine yakın vatandaşımızı kaybettik, 100 milyar doların üzerinde ekonomik zarar oluştu. Bu tabloyu değiştirmek zorundayız.”

SABUNCUOĞLU: “ARTIK ELEŞTİRİ DEĞİL, SOMUT ADIM ZAMANI”
TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından sorumlulukların arttığını vurgulayarak, “Buradan sadece iyi niyet mesajları verip ayrılmak istemiyoruz. Ankara için, hatta tüm şehirler için örnek olacak somut adımlar atılmalı. Ankara Kent Konseyi, Türkiye’deki konseyler arasında bir numara. Bu Ankara için büyük bir şans” dedi.

DR. SÜLEYMAN BASA: “DEPREM UMURSAMAZLIĞI YAŞIYORUZ”
Panelin moderatörlüğünü yapan deprem bilimci Dr. Süleyman Basa, toplumdaki bilinç eksikliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Sismologlar uyarıyor ama hâlâ riskli binalarda yaşıyoruz. Çünkü yeterli bilinç yok. Japonya’da her altı ayda bir okullarda deprem tatbikatı yapılır. Bizim de bu bilinçle yetişmemiz gerekiyor.”
Basa ayrıca uzun süredir gündemde olan “Bina Kimlik Belgesi” uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Süleyman Basa, “Birinci derece deprem bölgelerinden başlayarak binaların sağlamlık karnesi çıkarılmalı. Asansörlerde olduğu gibi bu belgeler görünür olmalı. Çevre Bakanlığı’ndan bu çalışmayı duyduk ancak devamına ilişkin net bir bilgi yok” ifadelerini kullandı. Yer bilimci istihdamına da değinen Basa, deprem verilerinin yabancı uzmanlar tarafından toplanmasının düşündürücü olduğunu belirtti.

TOLGA ER: “SORUMLULUK PAYDA DEĞİL, FAYDA”
Afetle Mücadele Vakfı temsilcisi Tolga Er, sistem eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:
“1999’dan sonra Devlet Planlama Teşkilatı’nın kararlarına bile uymadık. Afetlerde sürdürülebilirlik arıyoruz ama kurumsal hafızayı koruyamadık. En alt kademeden tutuklamalar yapılıyor ama asıl sorumluların yargılandığını görmüyoruz. Dünyada birini öldürmek suçtur. Bizde cezasızlık algısı insanları çaresizliğe sürüklüyor. Artık fay hatlarını değil, yapılan gaf hatalarını konuşmalıyız.”
SERDAR KART: “DOĞRU MÜTEAHHİT, DOĞRU USTA, DOĞRU MALZEME”
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Kart, 6 Şubat depremlerine ilişkin veriler paylaştı. Kart, 2000 sonrası yapı stoğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“İskân alınmış, yapı denetimden geçmiş 155 bin 997 bina vardı. Yıkılan yapı denetimli bina sayısı 182. İki büyük deprem yaşandı. Özellikle ikinci depremde yıkımlar arttı. Biz yıkılan binayı değil, yıkılmayan binayı inceledik. Zemin aynıydı ama bina ayaktaydı. Çünkü doğru müteahhit, doğru usta ve doğru malzeme bir aradaydı.”
MEVZUAT KARMAŞASI VE YER BİLİMCİ EKSİKLİĞİ
Dr. Hakan Çavaş ve Nazmi Şahin ise imar mevzuatındaki alt düzenlemelerin mesleki yetki sınırlarını belirsizleştirdiğini ve multidisipliner çalışmanın önünü tıkadığını ifade etti. Yer bilimci istihdamının yetersiz olduğunu belirten konuşmacılar, teknik uzmanlık alanlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Etkinlik, konuşmacıların sıkça atıfta bulunduğu bir Çin atasözüyle sona erdi:
“Bir insanın bildiğini zannettiği şeyi öğrenmesi çok zordur.”