51 ülkeye ihraç, başkentte alarm! Balda iki farklı Türkiye
Türkiye’nin bal ihracatı 2025’te yüzde 4 artıp 51 ülkeye ulaştı. Bu gelişmeyle beraber Ankara'daki taklit ve tağşiş vakaları ise yeniden gündeme geldi.
Türkiye’nin stratejik tarım ürünleri arasında yer alan bal, 2025 yılında ihracatta önemli bir başarıya imza attı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, Türk balı dünya genelinde 51 ülke, özerk bölge ve serbest pazarda alıcı bulurken, ihracat geliri 33 milyon 524 bin 594 dolara yükseldi.
BAL İHRACATINDA YÜZDE 4’LÜK ARTIŞ

2024 yılında 32 milyon 312 bin 78 dolar olarak kayıtlara geçen bal ihracatı, 2025’te yaklaşık yüzde 4 oranında artış gösterdi. Bu artış, Türkiye’nin arıcılıkta hem üretim kapasitesi hem de ürün çeşitliliği açısından küresel pazardaki konumunu güçlendirdi.
EN FAZLA İHRACAT ABD’YE YAPILDI
2025 yılında Türk balının en fazla ihraç edildiği ülkelerin başında Amerika Birleşik Devletleri geldi. ABD’ye yapılan bal ihracatı 11 milyon 332 bin 448 dolara ulaştı. ABD’yi 5 milyon 437 bin 428 dolarla Almanya, 2 milyon 980 bin 897 dolarla Birleşik Krallık takip etti.
YENİ PAZARLARA AÇILIM DİKKAT ÇEKTİ
Önceki yıllara kıyasla Türk balı, 2025 yılında yeni pazarlara açılarak ihracat haritasını genişletti. Cibuti, Polonya, Norveç, Danimarka, Kongo, Suriye, Yemen, İrlanda, İzlanda ve Moldova, bu yıl ilk kez Türk balı ithal eden ülkeler arasına girdi.
“TÜRK BALI DÜNYADA DAHA FAZLA TERCİH EDİLİYOR”
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, bal ihracatındaki yükselişi değerlendirdi. Türkiye’nin arıcılıkta dünya çapında güçlü bir üretici olduğuna dikkat çeken Kalyoncu, ihracat rakamlarının bu potansiyelin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Kalyoncu, “Bal ihracatını 2025 yılında yüzde 4’lük artışla kapattık. Bunun yanı sıra yeni ülkelere ihracat yapma imkânı bulduk. Bu durum, Türk balının uluslararası pazarlarda daha fazla tanındığını ve tercih edildiğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
KATMA DEĞERLİ VE SERTİFİKALI ÜRÜNLER
İhracatta sürdürülebilir büyümeyi hedeflediklerini vurgulayan Kalyoncu, katma değeri yüksek ürünlere odaklandıklarını belirtti. Coğrafi işaretli ve organik sertifikalı bal çeşitleriyle farklı pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek istediklerini söyleyen Kalyoncu, üreticilerle iş birliği içinde kalite standartlarını yükseltmeye devam edeceklerini kaydetti.
ANKARA’DA SAHTE BAL ALARMI
Öte yandan, bal ihracatındaki bu olumlu tabloya rağmen iç piyasada gıda güvenliğiyle ilgili endişe verici gelişmeler de yaşanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 25 Aralık’ta güncellediği “Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar” listesinde Ankara’nın Akyurt ilçesinde üretim yapan bazı firmalara ait süzme bal ürünleri yer aldı.

Baldağ Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin Lokman 1984 Süzme Çiçek Balı, Yaylım Süzme Çiçek Balı ve markasız süzme bal ürünlerinde; Hastürk Gıda Otomotiv İnşaat Emlak San. ve Tic. A.Ş.’nin Otantik ve Aslanpetek markalı bal ürünlerinde; Petek Global Arıcılık Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’nin Aslanpetek Süzme Yonca Çiçek Balı ürününde taklit veya mevzuata aykırı içerik tespit edildi.
ENDİŞE LİSTESİ: TADI BAL, SAÇTIĞI ZEHİR
3 Ekim 2025 tarihinde açıklanan bir diğer denetim listesinde ise Yenimahalle’de faaliyet gösteren bazı firmaların süzme çiçek balı ürünlerinde taklit ve tağşiş belirlendi.
İHRACATTA BAŞARI, İÇ PİYASADA DENETİM VURGUSU
Uzmanlar, Türk balının uluslararası pazarlardaki başarısının korunabilmesi için iç piyasada denetimlerin sıkılaştırılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Kaliteli ve güvenilir üretimin hem tüketici sağlığı hem de Türkiye’nin ihracat itibarı açısından kritik olduğu vurgulanıyor.