19 Mayıs coşkusu Ankara DOB sahnesindeydi: "Bağımsızlık Yolunda" müzikali ayakta alkışlandı

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkusu, Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin (DOB) tarihi temsiliyle taçlandı. "Bağımsızlık Yolunda" müzikali ayakta alkışlandı.

19 Mayıs coşkusu Ankara DOB sahnesindeydi: "Bağımsızlık Yolunda" müzikali ayakta alkışlandı

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkarak bağımsızlık ateşini yaktığı 19 Mayıs 1919'un yıl dönümünde, Ankara'da sanat ve tarih dolu bir gece geride kaldı. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o zorlu ve şanlı yılları, Bağımsızlık Yolunda "Milli Mücadele Kahramanları" adlı müzikal anlatımla sahneye taşıdı. Etkinlik, izleyicilerden büyük beğeni topladı.

KURTULUŞUN MİMARLARINA SAYGI DURUŞU

Eserde, 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan başlayan ve 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışıyla taçlanan Milli Mücadele dönemi işlendi. Atatürk'ün üstün gayreti ve Anadolu halkının emsalsiz fedakarlığıyla "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" ilkesinin nasıl hayata geçirildiği, etkileyici bir sahne performansıyla seyirciye aktarıldı.

Sahnelenen eserde, "Bu milli mücadelede Anadolu halkının zafere olan katkısı başka milletlerde görülemeyecek kadar önemli ve sonucu değiştirecek kadar kıymetlidir" mesajı vurgulanarak, vatan için canını ortaya koyan halk kahramanları saygı ve minnetle anıldı.

DESTAN YAZAN KAHRAMANLAR SAHNEDE HAYAT BULDU

Müzikal; binlerce isimsiz kahramanın arasından sıyrılarak tarihe adını altın harflerle yazdıran direniş sembollerini Başkentlilerle buluşturdu. İzleyiciler bu özel gecede; Yörük Ali Efe, Çete Ayşe, Telgrafçı Ahmet Hamdi Bey, Şerife Bacı, Halime Çavuş, Şahin Bey, Rıfat Börekçi ve Kara Fatma'nın sarsıcı ve ilham verici hikayelerine bir kez daha tanıklık etme fırsatı buldu.

Milli Mücadele'nin bu efsanevi isimleri, Anadolu'nun dört bir yanında vatan savunması için canlarını ortaya koyan, direnişin sivil ve askeri sembolleridir. İşte o kahramanların kısa hikayeleri:

Yörük Ali Efe

Aydın ve çevresinde Yunan işgaline karşı direnişi başlatan en önemli Kuvâ-yi Milliye liderlerinden biridir. 1919'da emrindeki zeybeklerle birlikte Malgaç Baskını'nı düzenleyerek Yunan kuvvetlerine ağır bir darbe indirmiş ve Ege'de halkın umudunu yeşertmiştir. Düzenli ordu kurulana kadar bölgesindeki direnişi organize eden Yörük Ali Efe, İstiklal Madalyası sahibidir.

Çete Ayşe (Emire Ayşe Aliye)

Aydın'ın İmamköy'ünden olan Çete Ayşe, kocasının şehit düşmesinin ardından Yunan işgaline karşı silahlanarak dağa çıkmış ve Yörük Ali Efe'nin birliğine katılmıştır. "Kadın halimle vatanı savunmaya gidiyorum" diyerek yöre halkına cesaret vermiş, erkek kıyafetleri giyerek Aydın'ın kurtuluşunda bizzat cephede savaşmış efsanevi bir kadın kahramandır.

Telgrafçı Ahmet Hamdi Bey (Manastırlı Hamdi Bey)

16 Mart 1920'de İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edildiği gün, telgraf başında kalarak kendi hayatını hiçe sayıp yaşanan tüm gelişmeleri anbean Ankara'ya, Mustafa Kemal Paşa'ya bildiren kahraman telgrafçıdır. Onun cesareti sayesinde Ankara yönetimi işgalden anında haberdar olmuş ve gerekli tarihi önlemleri alabilmiştir.

Şerife Bacı

Milli Mücadele'de Türk kadınının fedakarlığının en dokunaklı sembollerinden biridir. 1921 kışında, İnebolu'dan Ankara'ya kağnısıyla cephane taşırken Kastamonu kışlası yakınlarında donarak şehit düşmüştür. Cephaneler ıslanmasın diye kazağını mermilerin üzerine örtmüş, kendisi ise bebeğine sarılarak dondurucu soğukta can vermiştir.

Halime Çavuş (Kocabıyık)

Kastamonulu Halime Hanım, ailesinin itirazlarına rağmen saçlarını kazıtıp erkek kılığına girerek "Halim" adıyla orduya katılmıştır. İnebolu'dan Ankara ve Sakarya'ya cephane taşıma görevlerinde bulunmuştur. Bir denetim sırasında Mustafa Kemal Paşa ile karşılaşmış, Paşa onun kadın olduğunu fark edince kendisine "Çavuş" rütbesini vermiştir. Savaşta yaralanarak gazi olmuştur.

Şahin Bey (Mehmet Sait)

Antep'in Fransızlar tarafından işgaline karşı şehrin direnişini organize eden efsanevi komutandır. Kilis-Antep yolunu kapatarak Fransız takviye birliklerinin şehre girmesini günlerce engellemiştir. "Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez!" sözüyle tarihe geçmiş ve 1920 yılında köprü başında Fransız kuvvetleriyle çarpışırken şehit edilmiştir.

Rıfat Börekçi (Mehmet Rıfat Börekçi)

Milli Mücadele'nin en kritik dini ve siyasi figürlerinden biridir. Ankara Müftüsü olduğu dönemde, İstanbul Hükümeti'nin Şeyhülislamı tarafından Mustafa Kemal ve arkadaşları için çıkarılan "katli vaciptir" fetvasına karşı çıkmıştır. Anadolu'daki 153 müftünün imzasını toplayarak "Ankara Fetvası"nı yayımlamış ve Milli Mücadele'nin haklılığını ilan ederek halkın Kuvâ-yi Milliye'ye katılımında büyük rol oynamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı'dır.

Kara Fatma (Fatma Seher Erden)

Erzurumlu Fatma Seher Hanım, Sivas Kongresi sırasında Mustafa Kemal ile bizzat görüşerek cephede savaşmak için izin istemiş ve "Kara Fatma" lakabını bizzat ondan almıştır. Emrindeki yüzlerce kadın ve erkekten oluşan milis kuvvetiyle İzmit, Bursa ve İzmir cephelerinde savaşmış, defalarca yaralanmış ve hatta esir düşüp kaçmayı başarmıştır. Üsteğmen rütbesiyle emekli olmuş, ancak bağlanan emekli maaşını Kızılay'a bağışlamıştır.

Ankara DOB Kültür Sanat Opera Tiyatro Ankara