Gelin-görümce el ele verdi, Altınköy’de sanat rüzgârı estirdi: Hem üretiyorlar hem öğretiyorlar
Gelin-görümce olarak çıktıkları üretim yolculuğunu Altınköy Açık Hava Müzesi'nde ziyaretçilerle buluşturan Emine Baştuğ ve Nur Özturan, el emeği mum ve taş tozu tasarımlarını ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.
Altındağ'da bulunan Altınköy Açık Hava Müzesi'nde ziyaretçiler, geleneksel el sanatlarının yanı sıra modern tasarımlarla da buluşuyor. Müzede gelin-görümce olarak stant açan Emine Baştuğ ile Nur Özturan, el emeği mum ve taş tozu tasarımlarının yanı sıra düzenledikleri workshop etkinlikleriyle ziyaretçilere hem üretmenin hem de kendi tasarımlarını oluşturmanın keyfini yaşatıyor.
Nur Özturan mum ustası-Yeni Ankara-Fotoğraf
EVİN BİR ODASINDA BAŞLADI, HAYALİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜ
Emine Baştuğ, destekçisi olduğu Nur Özturan’ın yolculuğunu şu sözlerle anlattı:
“Nur bu işe çok uzun zaman önce başlamadı. İlk çalışmalarına evinin bir odasında başladı. Önceleri tamamen hobi olarak ilgileniyordu ancak elindeki yeteneğe ve becerisine güvenince bu alanda ilerlemek istedi. Mum yapımı da onun için böyle başladı. Küçük kalıplar alarak denemeler yaptı, yapabileceğine inandı ve attığı küçük adımlarla bu işi daha ileri noktalara taşımayı hedefledi. Nur bu çalışmalarla ilgilenirken, ‘Bu kadar güzel işler yapıyorsak neden kendimizi göstermiyoruz?’ diye düşündük. İnsanların daha basit ürünleri yüksek fiyatlarla pazarladığı bir dönemde, biz de kendi emeğimizi insanlarla buluşturmak ve daha ulaşılabilir hale getirmek istedik. Bu nedenle gelin görümce olarak Altın Köy Açık Hava Müzesi’nde stant açmak için başvuru yaptık ve kabul edildik. Biz bu işe tamamen Nur’un ‘Ben bunu yapabilirim’ diyerek başladığı bir hobi yolculuğunu insanlarla paylaşma isteğiyle adım attık. Birbirimizi tamamlayan bir ekibiz. Onun hamaratlığı ile benim iletişim gücüm birleşince güzel bir uyum yakaladık.”
“WORKSHOPLARDA KURAL YOK, HAYAL GÜCÜ VAR"
Kendi tasarımını üretmek isteyenlerin ilgi gösterdiği workshop etkinliklerinin ziyaretçilerden tam not aldığını söyleyen Baştuğ, şöyle konuştu:
“Özellikle workshop anlamında bizim ilk deneyimimiz oldu. Burada çok olumlu geri dönüşler aldık. İnsanlara tasarımlarda sınır koymuyoruz. Genellikle belirli sayıda desen veya renk seçeneği sunulurken biz, ‘Sizin hayal gücünüz ne istiyorsa onu yapabilirsiniz’ diyoruz. Katılımcılarımız da en çok bu özgürlükten mutlu oluyor. Workshopların en güzel tarafı, insanların kendi hayal güçlerini kullanarak bir ürün ortaya çıkarmasıdır. Katılımcılar burada kendi tasarımlarını oluşturup, ‘Bunu ben yaptım, benim emeğim’ diyerek ürünlerini yanlarında götürdüklerinde büyük bir mutluluk yaşıyor. Bu etkinliklerin amacı yalnızca bir ürün ortaya çıkarmak değil, aynı zamanda insanlara keyifli ve yaratıcı bir zaman geçirme fırsatı sunmak. Aslında workshopların en önemli noktası da bu duyguyu yaşatabilmek. Biz bu çalışmaları insanlara eğlenceli ve keyifli bir deneyim yaşatmak amacıyla yapıyoruz. Özellikle çiftlerimiz geldiğinde birlikte çok güzel vakit geçiriyor ve ortaya birbirinden farklı tasarımlar çıkarıyorlar. Çocuklarımızın hayal güçleri ise bizi her zaman şaşırtıyor. Bazen bizim daha önce üretip sergilemediğimiz ürünleri kendi fikirleriyle birleştirerek çok özgün tasarımlar oluşturuyorlar. Onların yaratıcılığı sayesinde ortaya çıkan bu farklı çalışmalar bizleri de oldukça mutlu ediyor.”
Baştuğ, ilgi gören bal kabağı modellerinin yapım sürecini ve tasarımlarda dikkat ettikleri detayları şu sözlerle anlattı:
“Bal kabağı modellerimizi taş tozundan döküyoruz. Taş tozu, alçıya göre daha dayanıklı ve çatlama yapmayan, daha sağlıklı bir malzeme. Ürünlerimizi hazırlarken üç kat boya uyguluyor, isteyen müşterilerimiz için altın varak detayları ekliyoruz. Daha sonra iki kat vernik atarak son aşamaya getiriyoruz. Bu ürünleri hem dekoratif obje olarak hem de mumluk olarak kullanıma sunuyoruz. Bazı müşterilerimiz yalnızca obje olarak tercih ederken, bazıları içerisine mum dökülmesini istiyor. Mum kullanıldıktan sonra kapağı kapatılarak tekrar dekoratif bir ürün olarak değerlendirilebiliyor. Tercihlerine göre hemen mum dökümü yaparak kişiye özel hale getiriyoruz. Bu uygulama da ziyaretçilerimiz tarafından oldukça ilgi görüyor.”
Altınköy Açık Hava Müzesinde mum sanatı-Yeni Ankara-Foroğraf
İLK ADIMI ATTILAR, GÖRDÜKLERİ İLGİ CESARETLERİNİ ARTIRDI
Gelin görümce olarak çıktıkları bu yolculukta ilk adımlarının kendileri için önemli bir başlangıç olduğuna vurgu yapan Baştuğ, şunları söyledi:
“Biz gelin görümce olarak ilk adımımızı attık ve bu son olmayacak. Bu süreçte insanlar bize büyük destek verdi. Ürünlerimizi beğendiklerini, çalışmalarımızı başarılı bulduklarını ve güler yüzümüzden memnun kaldıklarını söylediler. İnsanlarla güzel iletişim kurmak, onların olumlu yorumlarını almak bizim için çok değerli. Güler yüzün bu süreçte çok önemli olduğuna inanıyorum ve aldığımız güzel geri dönüşler bize büyük motivasyon sağladı. İlk deneyimimizde gördüğümüz bu ilgi, yolumuza devam etmek için bize cesaret verdi. Bu nedenle burada olmaktan çok mutluyuz.”
KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA SIRADAN ÜRÜNLERİ SANATA DÖNÜŞTÜRÜYOR
Mum tasarım yolculuğunu başlatan Nur Özturan da ürünlerini hazırlarken kullandığı malzemelerden tasarım detaylarına kadar büyük bir özen gösterdiklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
“Her ürünün kendine özgü bir kullanım alanı bulunuyor. Bu nedenle kullandığım malzemelere, boyaların kalitesine ve mumlardaki çözünürlüğe özellikle dikkat ediyoruz. Esans seçimlerimde de özenli davranıyor, ürünler için özel olarak üretilmiş kaliteli malzemeler kullanmaya çalışıyorum. Tasarımlarda birbiriyle uyumlu modelleri bir araya getirmeye önem veriyorum. Örneğin istiridye modelinde deniz kızı figürü, yosun detayları ve ışıltılı dokunuşlar kullanarak uyumlu tasarımlar oluşturuyor. Küçük ayrıntılarda kendimi sınırlandırmıyorum. ‘Bu rengin üzerine sim zor olur’ gibi düşüncelerle geri durmak yerine farklı dokunuşlarla ürünleri zenginleştirmeye çalışıyorum. Bazen küçük bir sim detayı, altın varak uygulaması ya da farklı bir süsleme ile bir tasarımı daha geniş bir kitleye hitap edecek hale getirebiliyorum.”

Son dönemde bu ürünlere ilginin arttığını söyleyen Özturan, “Yurt dışında bu alanda çok farklı ve çeşitli tasarımlar gördüm. Bunları görünce ‘Ben neden yapmayayım?’ diye düşündüm ve denemeye başladım. Farklı kalıplar edinerek kendi tasarımlarımı oluşturdum ve ortaya güzel mum çalışmaları çıktı. Son dönemde bu ürünlere ilginin arttığını söyleyebilirim; birçok kişi bu alana yöneliyor. Özellikle kadınlar, evlerinde kendi emekleriyle üretebilecekleri işlere daha fazla ilgi gösteriyor. Mumlar hem hediye olarak tercih ediliyor hem çocuklar için özel ürünler hazırlanabiliyor hem de ev dekorasyonunda kullanılabiliyor. Bu nedenle daha geniş bir kitleye ulaştığını düşünüyorum.” dedi.


