Emeklilikte başladı, ustalığa dönüştü: Ankara’nın öncü sepet ustalarından Safiye Kara’nın ilham veren hikâyesi
Sepet Örücülüğü Ustası Safiye Kara, unutulmaya yüz tutan sepetçilik sanatını yaşatmak için yıllardır verdiği emeği anlatarak, “Kısa süreli bir kursla başladım. Ankara’da bu alanda öncülerden biri oldum ve zaman içerisinde eğitimler vermeye başladım.” dedi.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Altınköy Açık Hava Müzesi’nde yerini alan Sepet Örücülüğü Ustası Safiye Kara, emeklilik sonrası başladığı sanat yolculuğuyla unutulmaya yüz tutan geleneksel sepetçilik zanaatını yaşatıyor.

Altınköy Açık Hava Müzesinde sepet örme-Yeni Ankara-Fotoğraf
EMEKLİLİKTE BAŞLADI, USTALIĞA DÖNÜŞTÜ
Kara, bu serüvendeki yolculuğunu şu sözlerle anlattı:
"Emekli bir devlet memuruyum. 10 yılı aşkındır bu sanatı icra ediyorum ve hayatımda emeklilik sonrası en çok mutlu olduğum alanlardan biri oldu. Kısa süreli bir kursla başladığım bu yolculukta birkaç ay içerisinde ilk sergimi açtım. Bunun yanı sıra ipek koza tasarımı da yapıyordum. Ankara’da bu alanda öncülerden biri oldum ve zaman içerisinde eğitimler vermeye başladım. Halk Eğitim bünyesinde de çalışarak birçok kişiye bu sanatı aktardım. Şimdi ise kendi atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum. Unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan biri olan sepetçilik ve hasır örgü, günümüzde yeniden ilgi görmeye başladı. Çok sayıda öğrenci yetiştirdim. İnsanlar artık doğal malzemelerin verdiği huzuru, kullanım kolaylığını ve dekorasyona kattığı estetik değeri daha fazla fark ediyor.”

Altınköy Açık Hava Müzesi- Yeni Ankara-Fotoğraf
"BİR ZAMANLAR TAŞIMAK İÇİN YAPILIYORDU, ŞİMDİ EVLERİ SÜSLÜYOR"
Bu geleneksel sanatın yalnızca günlük ihtiyaçları karşılamakla kalmayıp modern tasarımlarla yeniden hayat bulduğunu belirten Kara, “Sepet örücülüğü ve hasır örgü sanatı, geçmişte insanların korunma, taşıma ve düzen sağlama ihtiyaçlarından doğmuştur. Bu sanat yalnızca sepet yapımıyla sınırlı değildir. Karadeniz’de çay küfeleri, Aydın bölgesinde incir sepetleri gibi farklı yörelerde farklı kullanım alanları oluşmuştur. Günümüzde ise bu sanatı çağa uyarlayarak çanta, küpe, toka, broş, duvar dekorları ve çeşitli ev aksesuarları gibi birçok alanda kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sepet Örücülüğü Ustası Safiye Kara-Yeni Ankara-Fotoğraf
Kara, geleneksel sepetçilik sanatında kullanılan doğal hammaddelerine değinerek, “Bu sanatın hammaddesi doğanın kendisidir. Çam iğnelerinden söğüt dallarına, kestane dallarından kındıra otuna, kamıştan mısır koçanlarına, mısır yapraklarından muz ve palmiye yapraklarına kadar birçok doğal malzeme kullanılabilir. Aslında doğada bulunan pek çok şey bu sanat için değerli bir hammaddeye dönüşebilir.” şeklinde konuştu.

EL EMEĞİ RUHA DA DOKUNUYOR
Sanatın yalnızca üretim değil, aynı zamanda ruhsal bir iyileşme alanı olduğunu vurgulayan Kara, “Bugün İngiltere gibi ülkelerde bu tür el sanatlarının okullarda öğretilmesine rağmen ülkemizde zaman zaman el emeğinin değeri yeterince bilinmeyebiliyor. Ancak sevgiyle yapılan her işte olduğu gibi bu sanatta da emek karşılığını buluyor. Öncelikle çizerek, ölçerek ve tasarlayarak ortaya çıkarmak istediğimiz ürünü belirliyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı.
