Ankara Kalesi'nde bir devir kapanıyor: "Biz bu işin son temsilcileriyiz"
Ankara Kalesi’nde yıllardır kilim ustalığını sürdüren Satılmış Sütçüoğlu, gençlerin el sanatlarına ilgi göstermediğini belirterek, “Kilim bir kültür meselesidir; ancak maalesef bu kilim işi giderek ölüyor. Bizden sonra bu işi sürdürecek, yetişen kimse yok” dedi.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan tarihi Ankara Kalesi’nde uzun yıllardır kilim ürünleri satarak esnaflık yapan Satılmış Sütçüoğlu, geleneksel el sanatlarının geleceğine ilişkin Yeni Ankara’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“KİLİM SADECE ÜRÜN DEĞİL”
Sütçüoğlu, ürettikleri ürünlerin yalnızca ticari değil, kültürel bir değer taşıdığını söyleyerek, "1999 yılından bu zamana kadar buradayım. Eski kilimleri keserek kendimiz çantalar yapıyoruz. Dışarıdan da kilim alıp çanta gibi ürünler üreterek satıyoruz. Bu kilimler kültürümüzü yaşatan önemli değerlerdir. Motifleri seçerken özellikle gençlerin bu işi özenle yapmasını isterim. Boyasına ve kullanılan malzemenin kalitesine çok dikkat edilmelidir” dedi.

Son yıllarda ürünlere özellikle yabancı turistlerin ilgi gösterdiğini belirten Sütçüoğlu, “Bu çantalara son zamanlarda biraz yönelim oldu ancak eskisi gibi çok fazla yabancı turist gelmiyor. Şimdi Yunanistan’dan, İran’dan, Azerbaycan’dan gelenler var. Alman, Amerikalı ve Japon turistler ise eskisi kadar gelmiyor. Gelen turistler çantaları beğeniyor ve satın alıyor. Aslında insanlar bu eski ürünleri biraz da nostalji yaşamak için tercih ediyor” şeklinde konuştu.
“BİZ BU İŞİN SON TEMSİLCİLERİYİZ”
Sütçüoğlu, yıllardır bilgisini yeni kuşaklara aktarmaya çalıştığını söyleyerek, şöyle devam etti:
“Bir gün Gazi Üniversitesinden halıcılık ve el sanatları üzerine öğrenciler geldi. Ben de bildiklerimi onlara anlattım. İçlerinden en az bir kişinin gelip bu işi öğrenmesini ve ona yardımcı olabileceğimi söyledim. Okuldan sonraki zamanlarda ve Pazar günlerinde gel, sana kilimler ve bu meslek hakkında bilgiler vereyim, dedim. Ancak maalesef kimse gelmedi. Dolmuş paranızı da ben vereyim dedim ama kimse gelmedi. Kilim bir kültür meselesidir; ancak maalesef bu kilim işi giderek ölüyor. Ben 67 yaşındayım ve biz bu işin son temsilcileriyiz. Bizden sonra bu işi sürdürecek, yetişen kimse yok."

Melike Hatun Camii yanındaki Kilim Müzesi’nin geleneksel dokumacılığın tanıtılması açısından önemli bir adım olduğuna değinen Sütçüoğlu, “Kültür ve Turizm Bakanlığına teşekkür etmek istiyorum. Bakanlığın desteğiyle burada, hanın camlı bölümünün arkasında bir Kilim Müzesi açıldı. Ancak o müzedeki çalışmaların yapılmasında biz de emek verdik. Benim bir arkadaşım oranın işini üstlendi, fakat kilimlerin hazırlanmasında ve düzenlenmesinde biz de çalıştık” ifadelerini kullandı.